Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sındırgı tehlikede: 'Zemin sıvılaşması var, afet bölgesi ilan edilsin'

Balıkesir'in 34 bin nüfuslu Sındırgı ilçesi Ağustos'tan bu yana depremlerle sarsılıyor. Uzmanların ilçe için yaptığı uyarılar korkutucu. Merkezdeki zeminin toprak yapısının sıvılaştığı konuşulurken Belediye Başkanı durumu soL'a anlattı, afet bölgesi ilan edilsin dedi: "İller Bankası ödenekleri yüzde 41 kesintili yattı, en azından borçlar ertelensin."

Fotoğraf: AA

Aslı İnanmışık

Yayın Tarihi: 12.11.2025 , 15:26 Güncelleme Tarihi: 12.11.2025 , 15:56

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos'ta meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından ilçe merkezinde bir bina yıkıldı. 81 yaşındaki bir yurttaşın yaşamını yitirdiği depremde 29 kişi de yaralandı.

Depremin ardından çok sayıda bina hasar aldı. Devlet hastanesinin hasar aldığı iddiası var. Yıkım kararı alınan binalarda işlemler başlatıldı.

Ancak bölgede sarsıntılar sürüyor.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 10 Ağustos'taki ilk büyük depremin ardından bölgede 16 bin 216 sarsıntı kaydedildi. 27 Ekim'de 6,1 büyüklüğünde bir depremin daha gerçekleştiği ilçede, 10 Ağustos'tan 11 Kasım'a kadar 4 ve üzeri büyüklükte 74 sarsıntı ölçüldü.

Sındırgı'da son 3 ayda 16 bini aşkın deprem meydana geldi. Bunlardan 74'ü 4 ve üzeri büyüklükte. Görsel: Anadolu Ajansı

'Sındırgı'daki yapıların mühendislik yapısı yok'

Süren sarsıntılar sonrası Sındırgı için uzmanlardan da uyarılar gelmeye başladı.

soL TV'ye konuşan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, "6,1'lik bir depremin Sındırgı'da yıkım yapmış olması, o ülkenin iyi yönetilmediğini, halkçı ve toplumcu bir yönetim olmadığını, ayrıca halkın çok dar gelirli ve geçim sıkıntısı içinde olduğunu, ülkenin ekonomik sıkıntısı içinde olduğunu gösteren belirgin işaretlerdir. Türkiye'de yaklaşık 55 yıldır depremle uğraşıyorum. Göçük altından sadece yoksulların çıktığını biliyorum. Dolayısıyla deprem varlıklı insanların sorunu değildir. Varlıklı insanlar sağlam yerde zaten otururlar" dedi.

Sındırgı'nın bulunduğu yerdeki yapıların mühendislik yapısı olmadığını vurgulayan Ercan, bataklık zemine dikkat çekti:

Çoğu mühendislik hizmeti almamıştır. Derme çatmadır. Zaten yıkılan yapılara baktığınız zaman onları görürsünüz. Sındırgı buraya yerleşeceği zaman bir jeofizik araştırma yapılmamıştır. Özellikle Balıkesir yolu ile Akhisar yolunun bulunduğu kesimler eski bataklık ve göl alanlarıdır. Buraları kurutularak Sındırgı da yapılaşmaya açılmıştır.

Bölgedeki yapılaşma aslında çok yüksek değil. Ancak son yıllarda yüksek katlı inşaatlar da yapılmış. Fotoğraflar: Anadolu Ajansı

'Düvertepe'ye taşınması gerekiyor'

"Deprem dalgaları bu gibi kesimlerde üçte dört kat büyütülerek üst yapıya yansır. Dolayısıyla yapıların normal sallanması yerine çalkalanma olayları gördüğü için yapı yıpranmaları ve göçükleri daha fazla olur" diyen Ercan, Sındırgı'nın kuzey doğuda Düvertepe diye anılan tepelik kısma taşınması gerektiğini ifade etti. Ercan şunları söyledi:

Diğer yapıların da tamamının yıkılarak orasının yeşil alan, park alanına dönüştürülmesi gerekiyor ve Sındırgı'nın bir afet alanı ilan edilmesi gerekiyor. Kaldı ki Sındırgı çevresindeki sıcak su çıkışları, travertenler bu bölgenin çok geçmişten beri bir deprem bölgesi olduğunu gösteriyor. Nitekim Sındırgı'nın Türkçesi çok kırıklı yer demek. Bundan ders çıkartmak gerekiyor.

Bir ülkenin depremden kurtulması için eğitim düzeyini yükselteceksin, kaderciliği bitireceksin ve aynı zamanda ekonomik düzeyini arttıracaksın. İnsanlar geçim sıkıntısı çekmeyecekler. Bunlar yapılamadıkça depremlerin adı sürekli olarak felaketle anılır.

Hasarlı yapıların yıkım işlemleri sürüyor. Büyükdağdere Mahallesi'ndeki çalışmalar kapsamında yıkım kararı verilen yaklaşık 100 binadan 24'ünün yıkımı gerçekleştirildi.

'Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi' ilan edildi

Bu sırada Sındırgı 5 Kasım'da "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilan edildi.

Kararın 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'a istinaden AFAD Başkanlığı tarafından 1 Kasım'da alındığı bildirildi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur da sosyal medya hesabından 22 bin 616 binada 33 bin 813 bağımsız bölümün tespitini tamamladıklarını belirtti. Uygur, "Bu karar, devletimizin süreci ciddiyetle yürüttüğünün ve sahadaki tüm çalışmaların kurumsal düzeyde takip edildiğinin en açık göstergesidir" değerlendirmesini yaptı. 

Ancak "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilanı sanıldığı gibi ilçede vatandaşların tümünü etkileyen bir karar değil.

DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir de, Sındırgı ve çevresindeki faylarda yürüttükleri çalışmayla stresin ne kadar toplandığını ve hangi faya doğru stres aktarımı olacağını ortaya çıkarmayı amaçladıklarını bildirdi. Sözbilir, Sındırgı ve çevresinde deprem aktivitesi açısından anormal bir durumun yaşandığını, bölgede birden fazla fayın etkileşimde olduğunu belirtti.

Sındırgı Belediye Başkanı: 'Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi' ilanı vatandaşları etkilemiyor

İlçe için yapıların uyarıların ardından CHP'li Belediye Başkanı Serkan Sak ile görüştük.

Sak öncelikle "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" konusuna açıklık getirdi. Kararın "AFAD'ın çalışabilmesi, hafriyat kaldırabilmesi, konteyner koyup yıkıp yapabilmesi için İçişleri Bakanlığı'nın bir yönetmeliğinin kararına dayanarak alındığını" söyledi.

"Çiftçiyi, esnafı, vatandaşları ilgilendiren bir karar değil" diyen Sak, durumun AFAD'ın çalışmalarını kolaylaştıran rutin bir uygulama olduğunu ifade etti.

'Yapılaşma kayalık zemine kaydırılacak'

Sındırgı'nın yaklaşık 20-30 yıl önce bir ova üzerine kurulduğunu belirten Belediye Başkanı Sak, bataklık alanların kurutulduğunu ve imara açılarak evler yapıldığını anlattı.

Övgün Ahmet Ercan'ın görüşlerini değerlendiren ve haklı bulan Sak, ilçede bundan sonra daha dağlık, kayalık zemini olan alanlarda yapılaşma olacağını kaydetti öte yandan topluca bölgede bir taşınmanın söz konusu olmadığını dile getirdi:

Büyükşehirle birlikte bu konuda çalışmalarımızı başlatıyoruz. Mevcut durumdaysa yenileme yapacağız. Kat eksiltmelere gidiliyor. Zaten Sındırgı'da binalara en yüksek 1+3 kat izni veriliyor. Yıkımlar ve hasarlar genellikle yüksek katlı yerlerde meydana geldi. 

1500'e yakın bina yıkımı olacak. Yaklaşık 150'ye yakın esnafın işyerinde de yıkım yapıldı. Sındırgı'nın iki ana caddesi var, bu iki cadde de şu anda epey bir harabe durumda.

İlçede çadırlarda ve konteynerlerde devam eden hayatlar da var.

'Önümüzdeki yıl memur sıkıntısı çekebiliriz, afet bölgesi ilan edilsin'

Belediye Başkanı Serkan Sak bu durumun toparlanması için devletin bir önce "afet bölgesi" ilan etmesi gerektiğini söyledi. "Vatandaşların ekonomik olarak güvence altına alınması lazım" diyen ve 6 Şubat depremlerinde 11 ilde afet bölgesi ilan edildiğini hatırlatan Sak şöyle devam etti:

Göçün önlenmesi adına devletin afet bölgesi ilanı önemli. Bir de şu anda ilçedeki memurlar bölgede kalmak istemiyor. Konaklamak için kirada yeterince ev yok. Belki bu nedenle önümüzdeki sene öğretmen, memur sıkıntısı yaşamak zorunda kalacağız. Bununla ilgili de bir çalışmaya ihtiyaç var.

İlçenin durumuna rağmen İller Bankası kesintisi yapıldı: 'Maaşları zor ödeyebilecek bir noktaya geldik'

İlçedeki bütün ihtiyaçları Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'a ilettiklerini ifade eden Belediye Başkanı Sak, kendisiyle yüz yüze de görüştüklerini bir adım atılmasını beklediklerini kaydetti.

Serkan Sak belediyenin borçlarına da dikkat çekti ve ilçede yaşananlara rağmen kesintilerin durdurulmadığını belirtti:

Bugün İller Bankası ödenekleri yattı. Yüzde 41 kesintili. Biz maaşları zor ödeyebilecek bir noktaya geliyoruz bu şekilde olduğu zaman. Bizden önceki belediye AKP'liydi, borçlu bir belediye devraldık. Hâlâ geçmiş dönemden kalan borçlar var.

Şehirlerin aydınlatma giderlerini biliyorsunuz belediyeler karşılıyor. Bu ödemelerin, vergi borçlarının ertelenmesi, sigorta borçlarının ertelenmesi sağlanırsa en azından bir nebze olsun kaynak oluşturmuş olabileceğiz. Herhalde Türkiye Cumhuriyeti 34 bin nüfusu olan bir ilçeye de böyle bir imtiyaz tanıyabilir.

Köylerde de hasar var.

'İlçe merkezinde zemin sıvılaşması var'

CHP'li Belediye Başkanı Sak bilim insanlarıyla depremle ilgili görüşmeler yapıldığını da anlattı:

Sındırgı'da faylardan kaynaklı bir deprem gerçekleşmedi. Burada bir magmatik sokulum var. 10 milyon kadar yıl önce bölgede 22 yanardağ bulunuyormuş. Manto ince olduğu için Sındırgı'da magma sokulumuyla ilgili depremler meydana geliyor. Depremlerin yüzde 85'i bu şekilde. Yüzde 15'i ise fay hatlarından kaynaklı. Sındırgı'dan geçen bir fay da var. Onun güneyinde çok fazla depremin etkisi oluyor. Fayın kuzey tarafı depremi az hissediyor. Ancak ilçe merkezi zemin sıvılaşmasına daha çok müsait olduğu için buradaki yapılar daha çok etkileniyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.