Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Silah şirketlerimiz artık hem yerli ve milli hem de 'centilmen' olacak!

Yargı Paketine usturuplu şekilde sıkıştırılan ayrıntı, silah şirketlerinde çalışan nitelikli personelin yurtdışında çalışmasını ve iş değiştirme olanaklarının kısıtlanmasının amaçlandığını gösteriyor.

Ogün Eratalay

Yayın Tarihi: 05.01.2023 , 14:52 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:12

Adalet Bakanlığı tarafından çalışmalarda sona gelindiği belirtilen 7. Yargı Paketi’nin kısa bir süre içinde Meclis'e sunulması bekleniyor. Haciz uygulamalarından uyuşturucuyla mücadeleye kadar çok farklı alanlarda düzenleme getiren paketin savunma sanayiine ilişkin düzenlemeleri de dikkat çekiyor. 

Ulusal basında çıkan haberlere göre yüzlerce sayfalık değişiklik arasında tek maddeyle 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu da bu kapsamda düzenleniyor. Buna göre "savunma" sanayii alanında faaliyet gösteren Aselsan, Havelsan, Roketsan gibi firmalarda çalışan mühendislerin yurt içinde veya yurt dışında aynı alanda faaliyet gösteren başka kurumlarda çalışması engelleniyor. Bu kişilerin aynı alanda faaliyet göstermek üzere kendi şirketlerini kurmaları da zorlaştırılıyor. 

Kanun değişikliğinde “kanun kapsamında “çok gizli” ve “gizli” gizlilik dereceli bilgi, belge ve malzeme üzerinde veya projelerde çalışacak kişilerle yapılacak hizmet sözleşmelerinde işveren, ceza koşulu koyabileceği gibi sözleşmenin sona ermesinden itibaren beş yıl süreyle aynı alanda faaliyet gösteren yerli veya yabancı bir kurum veya kuruluşta çalışma ve işletme açma yasağı getirilebilir.” deniliyor. Ayrıca ilgili makam ya da Savunma Sanayii Başkanlığı’nın ceza koşulunu kısmen veya tamamen kaldırmaya, değişiklikte yer verilen beş yıllık süreyi kısaltmaya yetkili olduğu belirtiliyor.

Değişikliğin gerekçesinin karşılığı yok

Yürürlükte olan kanun 26 Haziran 2004 tarihinde kabul edilmiş ve genel olarak tesis güvenliği, fiziki güvenlik, gizli belgelere erişim sistematiğini inceleyen bir içeriğe sahip. Gündeme getirilmiş olan bu ve benzeri maddeler de yürürlükteki kanunun içinde yer almıyor. Bu kanun tasarısına dair yapılan bazı yorumlarda bu sayede önde gelen kurumların faaliyetine yönelik rekabetin önünün alınacağı belirtilse de ülkede sektörün yapısı düşünüldüğünde kanuna gerekçe yapılan bu tür bir durumun söz konusu olmadığı görülüyor.

'Centilmenlik' anlaşmalarıyla işçinin hakları baskılanıyor

Sektörde işleyişe bakıldığında zaten oldukça entegre şekilde çalışan silah şirketlerinin genel bir güvenlik soruşturması sonrasında işe alım yaptığı biliniyor. Ancak deklare edilmeyen bir kara listenin de mevcut olduğu biliniyor. Kurum üst yönetimleri arasında da birbirlerinden işgücü transferi konusunda "centilmenlik" anlaşmaları yapılmış olduğu biliniyor. Bu "centilmenlik" anlaşması maaş ve zam oranlarının belirlenmesi gibi konularda da meyvelerini veriyor.

Çoğu zaten dünyada önde gelen silah şirketleri arasında yer alan bu firmalardan "adam çalmak" yurt içinde zaten benzer projelerde ortaklık içinde olan şirketler için mümkün ve tercih edilebilir bir durum değil. Ancak çeşitli sebeplerle iş değiştirme gündemi olan nitelikli işgücünün bu kurumlardan ayrılarak yurt içindeki yerli veya yabancı özel firmalara gidebildiği de biliniyor. Buna rağmen bu kurumlar arasında "yasal" şekilde yer değiştirmek sıralı amirlerin onayını gerektiriyor ve gerçekleşmesi olanaksıza yakın.

Çalışanlar üzerinde baskıları arttıracak

Kanun değişikliğine gerekçe olarak kurum için hayati öneme sahip "gizli" ve "çok gizli" projelerin sürdürülebilirliği ve kurumsal hafızanın korunması gibi sebepler dile getirebilse de kapitalist üretim zaten geldiği seviye itibarıyla aşırı departmanlaşarak ve ileri seviye veri kontrol uygulamalarıyla bunu sağlıyor. Dolayısıyla burada asıl amaç çalışanlara fiilen yurtdışına çıkışı zorlaştırma girişimi olarak göze çarpıyor.

Öngörülen bu değişiklikle, iş değiştirme olanağı elinden alınmış nitelikli işçiye bulunduğu kurum içinde hangi baskıların ve ilave sömürü mekanizmalarının uygulanabileceğini hayal etmek ise güç olmasa gerek.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.