Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Savaş var, kaynak yok' bahane: Emekliye asgari ücret için patronlardan 1 aylık vergi yeter

AKP emekliye daha fazla zam yapmamak için bu defa savaş bahanesine sarıldı, "İsterdik ama ekonomik koşullar uygun değil" dedi. Halbuki aranan "koşullar" çok uzaklarda değil. AKP patronlardan sadece 1 ay vergi alarak milyonlarca emeklinin aylığını asgari ücrete eşitleyebilir.

Emre Alım

Yayın Tarihi: 17.07.2026 , 13:20

Ölmeden emekli olabilmek yeni kuşaklar için artık neredeyse hayal. Öyle ki, devlet bile bu hayali satmaktan vazgeçti, emekliliği özelleştirmenin yeni yollarını arıyor.

Bir şekilde emekli olabilmeyi başaranların durumuysa pek farklı değil. Tam 11 yıldır bir emekliye ödenmesi gereken minimum tutar, bir işçiye ödenmesi gereken minimum tutardan düşük.

En düşük emekli aylığı ile asgari ücret arasındaki bu makas giderek açılıyor. Gelinen noktada emekli aylığı market-manav alışverişine dahi yetmiyor.

AKP’ye göre bu bile fazla. Nitekim emeklinin alım gücünü biraz olsun artırabilecek bir fırsat daha sessizlikle geçiştirildi.

Yine aynı bahaneye sarıldılar: Kapıda savaş, içeride kriz var

En düşük emekli aylığına zam yapabilmek için gerekli kanuni düzenleme önceki gece Meclis’te ilgili komisyona getirildi. AKP, zaten şaibeli olan enflasyondan bir puan fazlasını vermedi. Milyonlarca emekliye reva görülen zam 3 bin 552 lira oldu. Tutarın küsuratı bile yukarı yuvarlanmadı.

Mikroskobik zammın kendisi kadar tepki çeken bir başka nokta bunun gerekçesi oldu. 

Komisyonda bulunan AKP’li Yaşar Kırkpınar neden daha fazla zam yapılmadığını şöyle açıkladı:

Tabii ki bizler de emeklilerimizin bu artıştan daha fazla artışlarla refah seviyelerini yükseltilmesini istiyoruz, arzu ediyoruz ama buradaki gerek bölgenin gerekse dünyanın gerekse ülkemizin ekonomik şartları ve koşulları göz önünde bulundurularak bu değerlendirmeyi yaptık."

Zorunluluk mu, tercih mi?

AKP’li Kırkpınar giderek ölçek küçülttüğü açıklamasında önce dünyanın, sonra bölgenin ve nihayetinde Türkiye’nin ekonomik halinin emeklilere zam yapmaya uygun olmadığını savunuyor.

Dünya ve bölge ile kastedilenin Hürmüz krizinin tetiklediği petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye ile kastedilenin ise AKP’nin 5 yıldır çözümü için sabır istediği yüksek enflasyon olduğu anlaşılıyor.

Öncelikle petrol fiyatlarının hâlâ dalgalanmakla birlikte savaş öncesi seviyelere gerilediğini hatta yer yer savaş öncesinden de ucuz olduğunu hatırlatalım. 

Türkiye’de kronikleşen enflasyon ise savaştan farklı olarak iktidarın tercihlerinin bir sonucu. Bu sonucun kazananı da patronlar. Çünkü enflasyon teknik bir arıza değil, toplumda üretilen pastanın kimin elinde kalacağına dair verilen örtülü bir sınıf kavgası. Patronlar kendi ürünlerine ve varlıklarına anında zam yaparak kârlarını koruma gücüne sahipken, işçinin ve emeklinin maaşı sabit kaldığı ya da fiyat artışlarının gerisinde kaldığı için emeğin alım gücü eriyor. Ve bu kayıp, sermaye sahibinin hanesine artı olarak yazılıyor. AKP ilk günden beri bunu istiyor ve yapıyor.

AKP'nin 'yok' dediği kaynağı bulduk

Peki, AKP’yi bunca bahane ve çarpıtmaya iten ne? Yani en düşük emekli aylığını asgari ücrete eşitlemek için kaç para lazım?

En düşük emekli aylığını alan kişi sayısı 5 milyon. En düşük aylığı almayan ama asgari ücretin altında kalan emekli sayısının da 5 milyon olduğu tahmin ediliyor. İkinci gruptaki emeklilerin aylık düzeyi SGK tarafından paylaşılmadığı için onların da en düşük aylık tutarını aldığını varsayalım.

Bu durumda 10 milyon emeklinin aylığını 6 ay boyunca asgari ücrete eşitlemenin bütçeye yükü 270 milyar lira olacaktır. Bu tutarın bol keseden hesaplandığını unutmayalım.

Şimdi hesabı daha iyi anlayabilmek için iki örnekle somutlayalım:

  • Emekliye yapılmayan zam, hükümetin bu yılki bütçe giderlerinin yüzde 1,4’üne denk düşüyor. Bu da gösteriyor ki emekliye ek zam yapmak hükümeti krize sokmuyor.
     
  • İktidarın daha yılın başında patronlardan almaktan vazgeçtiği vergi tutarı en az 3,2 trilyon lira. Yani AKP patronlardan sadece 1 aylığına vergi almaya karar verirse, buradan elde ettiği kaynakla emeklilere ek zam yapabilir.

Özetle, ortada iddia edildiği ekonomik bir zorunluluk yok, açıkça sınıfsal bir saldırı var.

Kaynaklar, emeklinin mutfağına girmek yerine sermayenin büyümesine ve bütçe disiplini adı altında kemer sıkma politikalarına kurban ediliyor. Emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkum eden "kaynak yok" masalı, bizzat iktidarın kendi verileriyle çökmüş bulunuyor.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.