Sayfa yolu
'Şato villalar' davasında yeni gelişme: 885'er yıl hapis istemi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 02.05.2025 , 18:03 Güncelleme Tarihi: 02.05.2025 , 18:06
Bolu'nun Mudurnu ilçesinde "Kendi şatonuzu alın" sloganıyla satışa çıkarılan "Burj Al Babas" isimli villa projesinin sahibi ve yöneticilerine "nitelikli dolandırıcılık" davası açıldı. 13 sanığın 885 yıla kadar hapsi istendi.
Savcıya göre projede amaç baştan beri dolandırıcılıktı.
Finansman yabancı sermayeye dayanıyordu
Hürriyet'in aktardığı iddianameye göre Mudurnu ilçesindeki 732 lüks villayı içeren "Burj Al Babas", zengin yabancılara satılacak "şato" tipi konutlar ve termal tatil köyü olarak tasarlanmıştı. Finansmanı ise yabancı sermaye girişine dayanıyordu.
2014 yılında lansmanı yapılan proje, Türkiye’nin en büyük ve "ultra lüks" tatil köylerinden biri olarak tanıtıldı. “Kendi şatonuzu alın” sloganıyla duyurulan ancak yıllardır atıl halde bekleyen projede güzellik merkezlerine, at binme parkurlarına, açık-kapalı spor salonlarına, sinemalara, eğlence merkezlerine, konferans salonlarına ve hamamlara yer verileceği belirtiliyordu.
Savcıya göre her biri 325 metrekare olan villalar mavi kuleleri, spiral merdivenleri ve lüks iç dekorasyonuyla, alıcılarına "peri masalı bir yaşam tarzı" olarak sunuldu. Projenin ismi de özellikle Arapça "Burj" (Kule) olarak seçilmişti çünkü Körfez sermayesini çekmek amaçlanıyordu.
İddianamedeki MASAK raporuna göre, projenin başladığı 2014’ten 2018’e kadar projeyi yürüten şirketlere 1041 ayrı işlemde toplam 67 milyon 180 bin dolarlık para girişi oldu. Projeye para yatıranların tamamı Kuveytli’ydi ve aralarında ülkenin önde gelen patronları da vardı.
Satış var, teslimat yok
Ancak proje bir türlü tamamlanamadı ve teslimat yapılmadı. 59 müştekinin "dolandırıcılık" iddiasıyla şikâyetçi olmasının ardından soruşturma başlatıldı.
Savcıya göre, tanıtımdaki cazip vaatlerin hiçbiri gerçeğe dönüşmedi. Projeyi yapan Sarot Grup’un üç şirketi 2018’de konkordato talep etti ve şirketlerin iflasına karar verildi. Sonra iflas kararı kaldırılıp projeye devam izni verilse de inşaatlar durdu ve yine konkordato sürecine girildi.
Mağdurlara, teslim tarihi ve diğer konularda gerçeğe aykırı güvenceler verildiği ve projenin bitirilemeyeceğinin anlaşılmasına rağmen satışların devam ettiği aktarıldı. Konkordato ve iflas süreçlerini kapsayan 2018’den sonra bile satış yapıldı, hatta 2024’te de "Satışlar devam ediyor, yakında proje tamamlanacak" şeklinde açıklamalara devam edildi.
Savcılığa göre toplanan paralar proje için değil, proje sahiplerinin şahsi menfaatleri için kullanıldı ve baştan beri dolandırıcılık kastıyla hareket edildi.
Kayyım atandı
Savcılık, projenin son durumuna dair Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) bağlı İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı’na bir rapor hazırlattı.
6 Mart 2025 tarihli bu rapora göre, kayyım yönetiminde olan projenin tamamlanma maliyeti 162 milyon dolar ila 188 milyon dolar olarak saptandı.
Evrakta yapılan incelemelere göre ise ödeme planları ve belgeleri yok, muhasebe kayıtlarındaki veriler yetersiz, hangi villanın kime satıldığı, bedelin ne olduğu ve ne tutarda ödeme yapıldığı da belli değil. Muhasebe kayıtları ile banka ve şirket kayıtlarındaki ödeme miktarları arasında büyük farklar var.
885 yıla kadar hapis ve mal varlıklarına el koyulması talep edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçu Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, 13 sanığın her biri için 59 mağdura karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 885’er yıl hapsi istendi.
Sanıklar arasında projeyi yürüten Sarot Grup yöneticileri Mehmet Emin Yerdelen, Adem Tekgöz ve Mezher Yerdelen de var.
Savcılık şüphelilere ait bütün taşınmazlara ve şirket paylarına da el koyulmasını talep etti.
| Öğrencileri Avrupa'ya götürme yalanıyla dolandırdı, 76 bin avroyla yurtdışına kaçtı |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.