Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Salih Müslim 'Haşdi Şabi' iddiası için önce 'Barrack istedi, reddettik' dedi, sonra yalanladı

PYD Eşbaşkanlık Konseyi Üyesi Salih Müslim, ABD’nin SDG’ye “Haşdi Şabi’ye yönelik operasyona katılım” karşılığında Kobane ve Rojava'ya yönelik saldırıların durdurulmasını teklif ettiği iddialarını "şöyle söylentiler var" diyerek anlattı, Barrack'ın bunu istediğini doğruladı. Ancak daha sonra Haşdi Şabi konusuna hiç değinmediğini öne sürdü.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 25.01.2026 , 12:12 Güncelleme Tarihi: 25.01.2026 , 17:50

Suriye'de HTŞ'yle SDG arasındaki ateşkes 15 gün uzatılırken, PYD Eşbaşkanlık Konseyi Üyesi Salih Müslim, bölgede yaşananlara dair açıklamalarda bulundu.

Mezopotamya Ajansı’ndan Mehmet Aslan’ın sorularını yanıtlayan Müslim, saldırıların uluslararası bir planın parçası olduğunu ifade etti. Müslim'in ayrıca kendilerine Iraklı Şii grup Haşdi Şabi'ye operasyon yapmaları karşılığında operasyonların durdurulmasının teklif edildiğine dair iddiaları doğrulaması dikkat çekti.

'Paris'te mutabakat sağlandı, saatler sonra saldırı başladı'

Rojava'ya yönelik saldırıların arkasında önceden hazırlanmış bir plan olduğunu belirten Müslim, Paris’te yapılan görüşmelere dikkat çekti:

Bu saldırıların gizli biçimde planlandığı Paris toplantısıyla açığa çıktı. Paris’te mutabakata varılmasından yalnızca birkaç saat sonra Halep’teki Kürt mahallelerine saldırı başlatıldı. 40 bin kişilik bir gücün, tankların ve ağır silahların bu kadar kısa sürede hazırlanması mümkün değil. 10 Mart ve 1 Nisan’da imzalanan güvenlik anlaşmalarına rağmen saldırıların gerçekleşmesi bunun bir komplo olduğunu gösteriyor.

'Uluslararası roller önceden paylaşılmış'

Saldırıların arkasındaki güçlere ilişkin Müslim şunları söyledi:

Paris’teki toplantıda İsrail, Türkiye, Fransa, İngiltere ve ABD vardı. Bu tablo, saldırıların uluslararası bir plan dahilinde yürütüldüğünü gösteriyor. Türkiye lojistik destek sağladı, bazı ülkeler ise doğrudan planlayıcı ve uygulayıcı rol üstlendi. Körfez ülkeleri de medya üzerinden özel savaş yöntemleriyle sürece dahil oldu. Roller önceden paylaşılmış durumda.

'Haşdi Şabi operasyonu teklifini reddettik'

ABD’nin, Iraklı Şii grup Haşdi Şabi’ye yönelik bir operasyona katılım karşılığında SDG’ye yönelik saldırıları durdurmayı teklif ettiği iddialarını da değerlendiren Müslim, konuyu tam açıklığıyla bilmediğini ifade edip "Ancak şöyle söylentiler var" diyerek bunları aktardı.

MA'daki söyleşiye göre Salih Müslim konuyla ilgili soruya yanıtında şu ifadeleri kullandı:

Bunun kaynağı Şam’daki toplantıdır. Şam’daki toplantıda tam olarak neler konuşulduğunu da bilmiyorum. Mazlum Ebdi ile görüşemedim. Ancak tam anlamıyla o bilir. Ancak şöyle söylentiler var; Tom Barrack, ‘Haşdi Şabi’ye yönelik saldırılara destek verirseniz, size yönelik saldırıları durdurabilirim’ diyor. Bizimkiler de bunu kabul etmiyor. Bizimkiler, ‘Biz özgürlük için savaşan insanlarız, hiçbir zaman kimsenin çetesi olmadık. Kimsenin paralı askeri olmadık. Suriye’de ve dışında bize saldırmayan bir güç ile savaşmayız. Saldırıları durdurmazsanız da biz kendimizi savunuruz’ diyor. Bu yanıt sonrası saldırılar daha da kızıştı.

Salih Müslim "ABD’nin bunu Kürtlerden istediğini net bir şekilde söyleyebiliyor muyuz?" sorusuna da "Tom Barrack’ın istediğini diyebiliriz. Tam olarak Amerika’nın istediğini en azından bu aşamada söyleyemeyebiliriz. Çünkü Amerika’nın birçok kurumu var" diye yanıt verdi.

'Entegrasyon değil, asimilasyon dayatılıyor'

10 Mart mutabakatının yalnızca bir çerçeve anlaşma olduğunu hatırlatan Müslim, temel anlaşmazlığın entegrasyon meselesi olduğunu ifade etti:

Biz askeri entegrasyonu kabul ettik ama halkı savunmasız bırakacak bir modeli reddettik. Türkiye entegrasyonu ‘asimilasyon’ olarak dayatıyor. Biz ise kimlikleri korunarak birlikte var olunmasını savunuyoruz. Şam yönetimi görüşmelerde sürekli oyalayıcı bir tutum sergiliyor; bunun Ankara baskısından mı yoksa kendi tercihlerinden mi kaynaklandığı belirsiz.

'Teslim olun ya da yok edilin mesajı veriliyor'

Saldırıları gerçekleştiren güçlerin Şam’a bağlı göründüğünü, ancak teçhizatın Türkiye’den sağlandığını söyleyen Müslim, Türkiye’deki "çözüm" süreci tartışmalarına da değindi:

Türkiye’de barışı savunanlar var ama buna şiddetle karşı çıkan güçlü bir kesim de mevcut. Savunma Bakanı ve Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları ‘ya teslim olun ya da yok edilirsiniz’ anlamı taşıyor. En üst düzeyden bu dil kullanılıyorsa, yaşananları ikiyüzlü bir politikanın parçası olarak değerlendirmek gerekir.

Müslim'den 'Haşdi Şabi' açıklamalarına yalanlama

Öte yandan Salih Müslim daha sonra yaptığı açıklamayla bu kez "Haşdi Şabi" iddialarını yalanladı.

Rûdaw'ın aktardığına göre Salih Müslim, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Erbil görüşmesinin içeriğine dair bana atfedilenler doğru değildir. Görüşmede Heşdi Şabi konusunun geçtiğine hiçbir şekilde değinmedim. Bu konuda söylenen her şey yanlıştır ve benim görüşlerimi veya açıklamalarımı yansıtmamaktadır" ifadelerini kullandı.

Kendisine dayandırılarak yayımlanan haberlerin kendi görüşlerini temsil etmediğini kaydeden Müslim, medya kuruluşlarını haber yaparken titiz davranmaya ve bilgileri doğrulatma konusunda hassasiyet göstermeye çağırdı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.