Sayfa yolu
Salgında açlıkla yüz yüze gelen emekçiler, nasıl geçindiklerini anlattı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 21.12.2020 , 14:27
Boyun Eğme Dergisi'nin 243. sayısı, salgınla birlikte işsizlik ve geçim sorunu yaşayan, kafelerde, barlarda çalışan emekçilerin, müzisyenlerin sıkıntılarını, sorunlarını sayfalarına taşıdı.
Patronların Ensesindeyiz Haberleşme, Dayanışma ve Mücadele Ağı “Emekçilerin Geçinebilmesi İçin de Önlem Alacak Mısınız?” başlığı ile bir açıklama yaparak işyeri kapanan, işsiz kalan, açlıkla yüzleşen emekçilerin sesi oldu.
Sokağa çıkma yasakları ve işyerlerinin kapanması işçileri deyim yerindeyse açlıkla yüz yüze getirdi. Kimi geçinebilmek için enstrümanını satıp kimi evini kapatıp memleketine dönerken, iktidar patronlara kaynak aktarmaya devam etti. Patronların Ensesindeyiz Haberleşme, Dayanışma ve Mücadele Ağı “Emekçilerin Geçinebilmesi İçin de Önlem Alacak Mısınız?” başlığı ile bir açıklama yaptı. Kafelerde, barlarda çalışan emekçiler, müzisyenler, AVM emekçileri nasıl geçindiklerini anlattı.
'Bizler bu pandemi sürecinde yüzde 30 büyüyen dünyaca ünlü bir mağazanın destek elemanlarıyız'
“Destek” tanımlaması kafanızı karıştırmasın; kadrolu çalışanlar ile çoğu zaman aynı saatlerde ve yoğunlukta çalışıyoruz. Destek elemanları, pandemi sürecinde işçi alımı yapan mağazalar için istediği zaman çalıştırıp istediği zaman işten çıkartabileceği işçiler anlamına geliyordu. Bu durum bizleri bütünüyle güvencesiz çalıştırmanın “yasal” haliydi. Kimimiz eğitim masraflarımızı karşılamak için, kimimiz ailemizi geçindirmek için çalıştığı iş yerlerinde ücretsiz izne dahi çıkartılmaya gerek görülmeden isimlerimizin yanında ‘’off’’ yazısını gördük. Bu işsiz kaldığımız anlamına geliyordu. İşe tekrar ne zaman geri çağrılacağımızı sorduğumuzda yanıt alamıyoruz. AVM’lerde koca mağazaların bütün yükü birkaç tam zamanlı çalışanın sırtına yüklenirken bizler işsiz ve gelirsiz şekilde işe geri çağrılmayı bekliyoruz.
Patronun kâr etmesi için bütün önlemler alınmış. Ücretsiz izne ayırdığı kadrolu çalışanlar ve ücretsiz izne çıkarmaya gerek bile duymadığı destek elemanları geçim sıkıntısı ile burun buruna gelirken dahi kendileri kâr etmeye devam ediyorlar. Memlekette ne olursa olsun kazanmanın yolu patronlar için siyasi iktidar sayesinde açılıyor. Bizler de açlıkla mücadele etmek zorunda bırakıldığımız bu günlerde mücadelenin yolunu sendikamızla açıyoruz. Birlik Sendikası ile mücadele ediyor, iş arkadaşlarımızı patrona karşı birliğin gücünü arkamıza almaya çağırıyoruz.
'Enstrümanlarımı satıp hayatta kalmaya çalıştım'
Pandemi öncesi konserlerimiz oluyordu, bar programlarımız oluyordu. Bir yandan da öğretmenlik yapıyordum, hala yapıyorum azalmış da olsa... Pandemi ilan edildiğinde batmakta olan gemiden atılan en gereksiz eşyalar gibi ilk bizim gözden çıkarılmamıza çok içerledim. Enstrümanımı, ekipmanlarımı, ekmek teknem dediğim ne varsa satıp hayatta kalmaya çalıştım.
Aylık 1000 TL yardım yapacaklarmış. Benim evimin kirası 2000 lira zaten. 8 ayda 16 bin liralık borca giren insanlar için 1000 TL yardım yapacaklarmış. Yandaşlarına çalışmadığı halde çalışıyor gibi gösterip devletten maaş bağlayanların, ülkeyi gözümüzün önünde satanların, ülkenin aydın yüzü olan ve bunca rezilliğe rağmen üretim yapmayı sürdüren sanatçılara bu muameleyi göstermesi tamamen politiktir. Çok arkadaşım, meslektaşım, mekân sahibi ve sahne teknisyeni arkadaşlar da aynı karamsarlıkta maalesef. Ama iyi ki birbirimize tutunuyoruz. İyi ki bir dayanışma ağı kurabildik ve iyi ki yalnız değiliz diyoruz.
'Baristaların çoğu ücretsiz izinde'
Pandemi sürecinde Espresso Lab’ın çalışanlarına değer vermediğini çok net bir şekilde gördük. Mart ayında başladı bizim dramımız. Başlangıçta hükümet işçi çıkarma yasağı koymadan birkaç gün önce bunu duyurduğu için zaten çok arkadaşımız işini kaybetti. Kalanlar devlet ödeneği aldı. Sayım yapmak, temizlik yapmak gibi boş bahanelerle elverişsiz ve kötü koşullarda iş yerlerimizde bulunmak zorunda kaldık. Normalleşme denilen süreçte hem işçi sayısı azaldı hem iş yükü arttı. Ödenek almaya devam eden arkadaşlar işe çağrıldı. Çoğuna sigorta yapılmadı, yasal sınır maksimum 30 saat iken 54 saat çalıştırıldık. Şu anki durumda ise değişen hiçbir şey yok; yine ücretsiz izinler başladı, bu sefer çoğu arkadaşımız ödenekten bile faydalanamıyor. Süreç zor ve şartlar kötü durumdayken virüsü bile düşünecek halimiz olmuyor. Asgari ücretle 10 saat çalışıyoruz. Baristaların yarısından çoğu ücretsiz izinde, herhangi gelirleri olmadan evde boş boş oturmak zorunda kalıyorlar.
1000 TL ile ne yapmalarını bekliyorlar
Pandemi döneminde kafe-barlar ilk kapanan işletmeler oldu. Haliyle binlerce kişi açlığa terk edildi: Garson, komi, aşçı, aşçı yardımcısı... Müzisyenler, kasiyerler, şefler, müdürler daha sayamadığım onlarcası... Pandemi döneminde işsiz kalan emekçilere ortalama ayda 1000 TL gibi bir para veriliyor. Bu parayla ne yapmalarını bekliyorlar? Devlet patronlardan düşük vergi alırken bu dönemde işsiz kalmış emekçilerin suyunu, elektriğini kesiyor, faturalara binlerce lira alıyor.
Boyun Eğme dergisini mahallenizdeki semt evlerinden, TKP bürolarından, NHKM’lerden ve kitabevlerinden edinebilirsiniz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

