Sayfa yolu
Sabahattin Ali: Yol ve Ötesi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Fatma Cansu
Yayın Tarihi: 26.12.2024 , 00:12 Güncelleme Tarihi: 26.12.2024 , 01:06
Yazar, yönetmen Erkan Çelikol’un oyunu "Sabahattin Ali: Yol ve Ötesi" 20 Aralık Cuma Akşamı Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde seyirciyle buluştu.
Oyunda, Sabahattin Ali'yi Cansu Fırıncı, Ali Ertekin'i Orhan Aydın, İstihbaratçı komiseri Mehmet Okuroğlu, Maria karakterini Pınar Demiral ve İşkenceci polisi Onur Coşkun canlandırıyor.
Sahnenin ortasında duran ve oyunun büyük bölümünün içinde geçtiği dönemin ruhunu yansıtan yeşil kamyon, kasasına koyulan domates kasalarına kadar her ayrıntı düşünülmüş. Oyuncuların dönemle ve sahnenin ambiyansıyla uyumlu kostümleri ve oyuna canlı performansıyla eşlik eden piyanist Dengin Ceyhan oyunun etkisini daha da arttırıyor.
Bulgaristan yolunda...
Oyun 1948 yılının Türkiye’sinde geçmekte. Sabahattin Ali’nin faili meçhul cinayetine giden süreci ve son 24 saatini konu edinir. Sabahattin Ali, çıkardığı gazete ve dergilerindeki yazıları nedeniyle açılan davalar, hapis istemi gibi çeşitli baskı unsurlarıyla mücadele ederken, bunlara ölüm tehditleri de eklenince çareyi, çok sevdiği ülkesini ve sevdiklerini geride bırakma pahasına Bulgaristan’a gitmekte bulur.
Siyasetten bihaber kendi halinde bir köylü olan Ali Ertekin, kiraladığı bir kamyonla her hafta Edirne’den ucuz sebze getirip pazarda dağıtır. Sabahattin Ali’nin yolu bir şekilde Ali Ertekin ile kesişir ve kendisini Bulgaristan sınırına götürmesi için anlaşır. Ancak bu plandan istihbaratın da haberi olur ve Ali Ertekin istihbaratçıların gözdağı ve işkencelerine maruz kaldığında Sabahattin Ali’nin ülkesi için tehlikeli biri olduğuna ve yok edilmesi gerektiğine ikna edilir.
Sözleştikleri gün ve saatte buluşup yola koyulurlar. Ölümüne doğru yol aldığını bilmeyen Sabahattin Ali, bir yandan sevdiklerinden ve memleketinden ayrılmanın hüznünü yaşarken, bir yandan da aydın sorumluluğuyla, kamyon şoförüyle tanışmaya, eşitlikten, özgürlükten, sömürüldüğü gerçeğinden bahsederek bilinçlendirmeye çalışır. Ali Ertekin'in duydukları karşısında, hissettiği korku ile hak verme arasındaki çizgide salınırken yaşadığı çırpınışları sırasında seyircileri yer yer güldüren diyaloglar yaşanır.
Yazar, böylesine trajik bir olayı yer yer mizah unsurlarıyla süsleyip hafifleterek, oyunu polisiye bir merak olmaktan çıkarıp, politik bir düzleme oturtmayı başarmış ve seyircisini doğru soruları sormaya yönlendirmiş.
Sabahattin Ali neden öldürüldü?
Sabahattin Ali'nin sosyalist kimliğine dikkat çekerek, Sovyetler Birliği'nin kuruluşu ve güçlenmesinin ardından sosyalizm düşüncesinin, kapitalist ülkeler için tehdit oluşturduğunu ve bu cinayetin rastgele bir cinayet olmadığını "Bir Sabahattin Ali ölür, Bin Sabahattin Ali gelir" repliğiyle ifade ederek, sosyalist düşünceyi savunan aydınların hedef alındığı mesajını verilmiş.
Oyunu izleyecekler için dönemin siyasi atmosferine değinmeden geçmek, Sabahattin Ali'yi ve cinayetini de anlamak açısından eksik kalacak.
1 Eylül 1939’da Almanya’nın Polonya’ya saldırmasıyla birlikte 2. Dünya Savaşı resmen başladı ve 1944’e kadar devam etti. 1917 yılında kurulmuş olan Sovyetler Birliği, Stalin önderliğinde Nazi Almanya’sını ve müttefiklerini durdurmayı başardı. 2. Dünya Savaşı döneminde, İsmet İnönü hükümeti tarafından yönetilen Türkiye, ABD’ye yakın bir siyasi tutum içerisindeydi. Önce Türkiye'ye Truman doktrini sonucunda Marshall yardımları ardından Kore’ye asker gönderilmesi ve nihayetinde NATO’ya girişi…
Savaşın sonuna doğru Türkiye’de hükümet değişti ve CHP iktidarı yerini Celal Bayar liderliğindeki Demokrat Parti’ye bıraktı.
Cumhuriyetin kurucu kadrolarının da yer aldığı tek parti döneminde, Türkiye’nin ideolojik ve siyasi konumlanışı nedeniyle yanıbaşında kurulan Sovyet iktidarı bir tehdit olarak algılandı, komünizmle mücadele dernekleri kuruldu. Dönemin sosyalist aydınları, komünizmi yaymakla suçlanarak sonu gelmeyen soruşturma, hapis ve sürgün gibi uygulamalarla sindirilmeye çalışıldı.
Sabahattin Ali'nin yolu önümüzü aydınlatıyor
Bu oyun her ne kadar bizlere 1940'ları anlatıyor olsa da, bugün yaşadığımız sorunların, ülkemizin başına çöreklenmiş antikomünist aklın sonuçları olduğunu biliyoruz.
Oyunun içindeki bazı diyalogları izlerken 75 yıl önce yaşamış insanların sorunlarını değil, günümüzdeki yoksulluğun, sömürünün, savaşların başımıza açtığı dertlerin önizlemesini görüyoruz.
Eşitsizliğin çığ gibi büyüdüğü, bir avuç sömürücünün milyonlarca işçinin sırtından zenginleştiği bugünlerde Sabahattin Ali'nin kamyon yolculuğunda anlattığı her şey daha da anlamlı hale geliyor.
Oyunun Künyesi:
- Yazan ve Yöneten: Erkan Çelikol
- Genel Sanat Yönetmeni: Bekir Erdem Öz
- Oyun Türü: Dram,
- Müzik:Dengin Ceyhan
- Dekor Tasarım: Erkan Çelikol
- Teknik Tasarım: Şevket Çemç
- Genel Koordinatör:Gökhan Erkurt
Oyuncular
- Orhan Aydın
- Cansu Fırıncı
- Pınar Demiral
- Onur Coşkun
- Mehmet Okuroğlu
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

