Sayfa yolu
Rusya Ukrayna ile meşgulken Erdoğan'ın Orta Asya mesaisi
Yayın Tarihi: 15.11.2022 , 12:50 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Türkiye sermayesinin SSCB'nin çözülüşünden hemen sonra gündem edindiği Orta Asya'daki Türk devletleri mesaisi yaklaşık 30 yıldır patronların iştahını kabartıyor. Her fırsatta kapitalist Rusya'nın bölgedeki hegemonyasının dağılan noktalarına mevzilenen Türkiye burjuvazisi "Türklük" vurgusunu arttırarak bu sahadaki arayışlarına devam ediyor.
Türkiye'nin temas kurduğu ülkelerde Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Tacikistan dikkat çekerken Tacikistan'ın dil yapısının Türkçe ile aynı kökende olmaması arayışın kültürel değil ekonomik veçhelerden belirlendiğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
AKP ve Cemaat Ortaklığı ile gelişen süreç
1990'lı yıllarda SSCB'nin dağılması ile birlikte başlayan bu süreçte Türkiye burjuvazisi umduğunu bulamamıştı. Hem bu konudaki hazırlıklarını tamamlayamamış olması hem de eski Sovyet ülkelerinin yönetim tarzları bu sürecin sekteye uğramasındaki nedenler olarak görüldü.
Türkiye'nin Orta Asya'daki Türki ülkelerle ekonomik manada işleri yoluna koyması, 2000'li yıllardaki AKP-Cemaat ortaklığı dönemine denk geliyor. Aynı zamanda Türk patronları için ufukların ötesinde yeni pazarlar ve ticaret kaynakları vaadeden bu süreçte, Fethullah Gülen cemaati birçok yere okullar açıyor, THY yeni uçuş rotaları oluşturuyor, patronlar özellikle inşaat alanında yatırımlar yapıyor, TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) aracılığıyla yeni arayışlar şekilleniyordu. Kısacası AKP, Türkiye burjuvazisine "Biz bu işi yaparız" mesajını vermekten geri durmuyordu.
İkili askeri anlaşmalar, teknoloji ve silah transferleri, istihbarat paylaşımları ve Çin ve Rusya'ya alternatif olası doğalgaz rotaları oluşturma planları bu dönemin öne çıkan gündemleri olmuştu.
Son Orta Asya zirvesindeki adımlar ve yankıları
Geçtiğimiz günlerde Özbekistan'ın Semerkant şehrinde düzenlenen Türki Devletler Teşkilatı (OTS) zirvesinde konuşan Erdoğan, zirveye katılan ülkelerin önündeki fırsatlara dikkat çekti.
Son iki ay içerisinde üçüncü kez bölgeye ziyarette bulunan Erdoğan'ın bu mesaisi uluslararası basında "Rusya Ukrayna ile meşgulken Türkiye Orta Asya'ya atak yapıyor" şeklinde yorumlandı. "Bu dönemde aramızdaki işbirliği, dayanışma ve uyumu güçlendirmenin bizim için her zamankinden daha kritik olduğunu görüyoruz." diyen Erdoğan'ın Orta Asya mesaisi Kremlin'in Ukrayna ile olan mesaisinden doğan boşluklardan faydalanma çabası olarak okunuyor. Rusya'nın Ukrayna'ya olan askeri müdahalesi aynı zamanda Orta Asya'daki devletleri, Rusya dışında da partnerler aramaya itiyor. Bu haliyle tek bir seçenekten ziyade birden fazla seçenek ile devam etmek isteyen Orta Asya devletleri, Türkiye ile temasların artmasından memnun görünüyor
Kuzey Kıbrıs tartışması
Zirve sürecinde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Türki Devletler Teşkilatı'na gözlemci olarak katılacağını söylemesi tartışmalara neden olmuştu. Erdoğan toplantıda, zirveye katılan ülkelere Kuzey Kıbrıs'ı gözlemci olarak tanımalarından dolayı teşekkür ederken Özbekistan ve Kazakistan'dan onaylayıcı mesaj gelmemişti.
Özbekistan Dışişleri Bakanı Vladimir Norov "Kuzey Kıbrıs konusunda bir karara varmadıklarını" ifade ederken yine aynı toplantılara katılan Kazakistan bilgi ve iletişim bakanlığı temsilcisi Ruslan Zheldibay sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "teklifin kendilerine sunulduğunu ancak Kazakistan'ın Birleşmiş Milletler hukukunun dışında bir adım atmayacağını belirtmişti.

Kuzey Kıbrıs'ın Türki Devletler Teşkilatı'na gözlemci statüsünde yer alması aynı zamanda Avrupa Birliği tarafından "Üzüntü verici bir gelişme" olarak nitelendirildi.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler Ofisi tarafından yapılan açıklamada "Üye ülkelerin parlamentolarından geçmeyi bekleyen bu karar üzüntü verici ve organizasyonun bazı üyelerinin toprak bütünlüğü ilkesi ve Birleşmiş Milletler sözleşmesine olan bağlılıklarına verdikleri güçlü destekle çelişiyor," ifadelerine yer verildi.
Türkiye'nin bu adımını Kıbrıs Türk kesiminin uluslararası tanınırlığı konusunda bir tür dayatma olarak okuyan AB sözcüsü Peter Stanok bu tür faaliyetlerin ilgili ülkelerin müzakerelerine de zarar vereceğini belirtti ve sözlerine "AB'nin BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun olarak meşru yönetim olarak Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıdığını" ekledi.
"Savaşların nimetlerinden yararlanan devletler topluluğu"
Türki Devletler Teşkilatı'nın özellikle son iki yıl içerisinde geçmişe kıyasla daha çok somut hale gelmesi ve hedeflerinin şekillenmesi Azerbaycan-Ermenistan savaşının akabinde hız kazandı. Rusya-Ukrayna savaşı ile yükselişe geçen bu dönem aynı zamanda Türkiye burjuvazisinin Orta Asya'daki ülkelerde kimi "kalıcı" adımlar attığının da göstergelerinden birisi olarak okunabilir. Tüm bu görüşmelerin yanı sıra Şangay İşbirliği Teşkilatı için de olumsuz konuşmaktan kaçınan Erdoğan pazarlıklar konusunda elini güçlü kılmak istiyor.
Erdoğan'ın süreci hızlandırmak için önerdiği "Türk Yatırım Fonu" da aynı zamanda bölgedeki ticaret yolları için bazı lojistik yatırımları hızlandıracağı yönünde yorumlanıyor
Türkiye'nin bölgedeki nüfuz arayışının arttığı bu iki savaş ertesindeki manevraları aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası alandaki gerilimlerden yararlanma kapasitesini de gösteriyor. İlerleyen aylarda tarihi henüz belli olmayan bir seçim için elindeki tüm kozları kullanmak isteyen AKP'nin hem Ukrayna-Rusya savaşı'ndaki pozisyonunu hem de Orta Asya'daki ülkeler üzerinden patronlara açtığı yeni ufukları masaya yatırması bekleniyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.