Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümü: Güncel bulgular ve DNA izleri dosyanın seyrini değiştirecek mi?

Rojin Kabaiş'in ölümü, adli tıp raporlarında bedeninde tespit edilen iki farklı erkeğe ait DNA iziyle yeni bir boyut kazandı. Aile, cinayet iddiasını sürdürürken, soruşturmada bulaşma ihtimalinin dışlanmasıyla üçüncü kişilerin rolü ön plana çıktı. Van Barosu Kadın Hakları Merkezi'nden Avukat Fatma Ülgen, delillerin gecikmeli toplanmasını eleştirerek etkin soruşturma talep ediyor.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 15.11.2025 , 12:24 Güncelleme Tarihi: 15.11.2025 , 12:28

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde okuyan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş'in ölümü, 2024 yılında başlayan soruşturmayla Türkiye gündemine oturdu. 

İlk başta "basit bir boğulma vakası" olarak ele alınan olay, adli tıp incelemeleriyle karmaşık bir hal aldı. Aile, üniversite ve yurt yönetiminin ihmallerini işaret ederken, son raporlar cinayet şüphesini güçlendiriyor. 

Okula yeni gelmişti, mutluydu

Rojin Kabaiş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde sınıf öğretmenliği bölümüne yeni kaydolmuştu. 2024 yılı eğitim-öğretim yılının başlarında, üniversite kampüsü yakınlarında "kayboldu". 

Babası Nizamettin Kabaiş'in soL'a verdiği bilgilere göre, Rojin'in keyfi yerindeydi; yeni bölümünü kazanmış, herhangi bir sıkıntısı yoktu. Aile bu nedenle olası intihar ihtimallerini reddederek diğer şüphelere dikkat çekiyordu.

Kaybolma anı, üniversite yurdundan ayrıldıktan sonra gerçekleşti. Baba Nizamettin Kabaiş, yurt yönetiminin kaybolma bildirimini geciktirdiğini ve bu süreçte delil toplamanın yetersiz kaldığını iddia ediyor.

Kaybolduktan sonra arama çalışmaları başlatıldı, ancak aileye göre aramalar eksik ve yetersizdi. Sadece göl çevresi arandı, ancak Rojin'in cansız bedeni üniversiteye 24 kilometre uzaklıkta, sığ bir suda bulunmuştu. 

'Sığ suda nasıl boğuldu o çocuk?'

Baba Nizamettin Kabaiş, "Üniversitenin orasında 50-60 metre ileride su diz kapağına bile gelmiyordu. Sığ suda nasıl boğuldu o çocuk?" diyerek şüphelerini dile getiriyor. 

Ayrıca, Nizamettin Kabaiş kızının bedeni bulunduğunda darp izleri, boğazda sıkılma belirtileri, yemek borusunda patlama ve ayağında ip bağlanmış gibi kabuklaşma olduğunu belirtiyor.

Rojin'in akciğerinde su olmaması ve vücutta şişme bulunmaması, boğulmanın doğal olmadığına işaret ediyordu.

Baba Nizamettin Kabaiş, aylardır kızının ölümündeki sır perdesi aralansın diye mücadele ediyor.

İlk otopsi ve Adli Tıp bulguları: 10 ay gecikmeyle gelen kanıtlar

Cansız beden bulunduktan sonra Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından otopsi yapıldı. İlk raporda ölüm nedeni "suda boğulma" olarak kaydedildi. 

Ancak aile ve avukatların ısrarlı talepleri üzerine ek incelemeler gerçekleştirildi. Bu süreçte, Rojin'in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA izleri tespit edildi. Bu bulgu, olayı kazadan çıkarıp potansiyel bir cinayet veya cinsel saldırı vakasına dönüştürdü.

ATK Biyoloji İhtisas Dairesi'nin 10 Ekim 2025 tarihli raporunda, DNA'ların bedenin sternal (göğüs kemiği) bölgesi ve intra-vajinal (vajina içi) bölgede bulunduğu belirtildi. Bu detay, daha önce raporlarda yer almamıştı ve bu durumu soL'a değerlendiren Avukat Fatma Ülgen'e göre, bu bilginin 10 ay gecikmeyle gelmesi ciddi bir ihmal. Raporda, DNA'ların ölüm öncesi temas veya bulaşma yoluyla oluşabileceği ifade edildi, ancak bulaşma ihtimalinin öncelikli değerlendirilmesi önerildi.

Bulaşma ihtimali dışlandı: 'Ölüm öncesi temas'

DNA bulgularının ardından en kritik soru, bu izlerin bulaşma sonucu mu yoksa ölüm öncesi bir temas mı olduğuydu.

Savcılık, teknik ve tıbbi ek mütalaa talep etti. ATK Biyoloji İhtisas Dairesi'nin 14 Ekim 2025 raporunda, otopsi öncesi ve nakil sürecinde bulaşma ihtimalinin bertaraf edilemediği belirtilmişti. Ancak, 5. İhtisas Dairesi'nin raporu, bulaşmanın mümkün olduğu gibi ölüm öncesi temasın da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Raporda, şüpheli erkeklerden acilen biyolojik örnek alınması ve eş zamanlı DNA analizleri yapılması tavsiye edildi.

Soruşturma kapsamında, Rojin'in bedenine temas etmiş olabilecek 134 kişi (jandarma, doktorlar, taşıma görevlileri vb.) incelendi. Bu kişilerden alınan DNA profilleri, Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı'nda karşılaştırıldı. 

Hiçbir eşleşme olmaması üzerine bulaşma ihtimali tamamen dışlandı. 

ATK, cenazenin otopsi mahalline sevki ve tüm süreçleri inceleyerek kurum yönünden bulaş riskini ortadan kaldırdığını bildirdi. Bu aşama, soruşturmayı üçüncü kişilerin müdahalesine odakladı.

'Bu bir cinayettir'

Aile, 19 kez Van'a gidip savcıyla görüştü. Başsavcıdan, üniversite çevresi ve raporda geçen mahalle ve bölgelerdeki erkek DNA'larının incelenmesini talep etti. 

Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş ise soL'a verdiği demeçte olayı "cinayet" olarak nitelendiriyor. 

"Bu bir cinayettir. Vücudunun neresinde tespit edilmişse, demek ki saldırıya uğramış" diyen baba, sürecin yavaşlığını eleştiriyor. Ayrıca kızının atletindeki kan izi ve görgü tanıklarının ifadelerinde geçen beyaz bir arabanın olay yerinde görülmesinin de dikkate alınmadığını belirtiyor.

Aile, intihar iddialarını reddediyor. Baba Kabaiş, "İntihar etseydi aynı bölgede bulunurdu, görüntü olurdu. Kızımız keyifliydi, sıkıntısı yoktu" diye anlatıyor bunu. 

Hayali olan öğretmenliği okuyordu. Keyfi yerindeydi. Her gün telefonla görüşüyorduk. Bir kez olsun sesinde kötü bir şey olmadı.

Rojin'in telefonu hâlâ açılmadı

Rojin'in telefonunun hâlâ açılmamış olması, Portekiz veya İspanya'ya gönderileceği söylendiği halde yapılmaması ve dosyanın gizliliği nedeniyle avukatların açıklama yapamaması, aileyi daha da zorluyor. 

Baba Kabaiş, "Gerekirse Meclis kapısında oturacağım" diyor. Nizamettin Kabaiş, dosyanın üzerinde "güçlü eller" olduğunu düşünüyor ve Meclis'in araştırma talebini reddetmesine tepki gösteriyor.

'Delillerin ivedi toplanması gerekiyor'

Van Barosu Kadın Hakları Merkezi avukatı Fatma Ülgen soL'a yaptığı açıklamada delillerin toplanmasındaki gecikmeleri vurguluyor. "DNA'ların vücudun hangi bölgesinde bulunduğuna ilişkin raporun 10 ay sonra gelmesi ciddi ihmal" diyen Ülgen, etkin ve şeffaf soruşturma talep ediyor. Raporda, tespit edilen DNA'ların şüphelilerden alınacak örneklerle karşılaştırılabileceği belirtiliyor.

Ülgen, soruşturmanın hayati önem taşıdığını belirterek, "Delillerin ivedi toplanması şart. Bu tür vakalarda şüpheli erkeklerden biyolojik örnek alınarak analiz yapılmalı" diyor. Baro, süreci yakından takip ediyor ve Rojin'in ölümüne neyin yol açtığının aydınlatılmasını istiyor.

Dosya şu anda Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nda. DNA izlerinin kimlere ait olduğunun belirlenmesi, görgü tanıklarının ifadelerinin yeniden dinlenmesi, köy girişindeki kameralar ve görgü tanıklarının ifadesinde geçen beyaz araçların incelenmesi ve şüpheli bölgelerde DNA taraması bekleniyor. Aile ve avukatlar, telefon incelemesinin tamamlanmasını ve Meclis'in konuya müdahil olmasını talep ediyor.

'Dosya üzerinde başka güçler mi var?'

Baba Nizamettin Kabaiş ise artık yorulduğunu ifade ediyor:

Eksik olmasınlar, gelen giden, ziyaret edenler hiç eksik olmadı. Kapımız hep çalındı. Ama yeter artık. Yoruldum. Yorulduk. Her şey ortada iken neden üzerine gidilmiyor? Dosya üzerinde başka güçler mi var? Kim var? Rojin sizin de evladınız değil mi? Neden araştırmıyorsunuz? Takım elbiseleriyle, çektirdikleri fotoğraflarla her gün yanımıza gelen siyasilere, yetkililere sesleniyorum. Biz artık yanıt bekliyoruz. Biraz acele edilsin.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.