Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Rodin’in heykellerinde gerçeklik

Rodin, tüm idealizmine karşın işlerinde bıraktığı boşluklar ile izleyiciyi bir özne olarak görür ve birlikte yürümeye davet eder. 

Fide Lale Durak

Yayın Tarihi: 07.05.2023 , 09:16 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Auguste Rodin, 1892-97, “Balzac Anıtı”, Rodin Müzesi – Paris

19. yüzyılda, heykelde modernizmin öncüsü Antoine Bourdelle, Aristide Maillol, Auguste Rodin gibi ustalar, heykelin konusunu dinsel ve tarihsel olmaktan çıkarıp, geleneksel yaklaşımı kırarak, sıradan anları ve insanları da heykele konu etmiş ve bu yenilikçi tavırları sayesinde heykelde; üslubun hissedildiği, klasik kompozisyonların dışına çıkılan, devingen bir yapı oluşturulabilmişlerdi. 

Rodin’in “Balzac Anıtı”, bir başka heykeltraş Brancusi’ye göre, modern heykelin başlangıcı sayılır. Balzac Anıtı, 1891 yılında yazarın 22. ölüm yıldönümü anısına Edebiyatçılar Derneği’nin verdiği bir sipariştir. Anıtın tamamlanması için on sekiz aylık süre verilmiş ama Rodin, heykeli altı yıllık bir ön çalışmanın ardından ancak 1897 yılında bitirebilmiştir. Bu süre zarfında Rodin, Balzac’ın kitaplarını okur, yaşadığı yerlere gider, kısacası sanatçıyı yakından tanımaya, karakterini anlamaya çalışır. Çünkü, gerçeğine tıpa tıp benzeyen bir heykel yapmakla değil, Balzac’ın kişiliğini de yansıtabileceği ‘gerçek’ bir Balzac heykeline ulaşmakla ilgilenmektedir. Belki bu bakışın da bir parçası olarak, kıyafetleri fazlalık olarak görür ve heykelin ilk versiyonunu çıplak yapar. Çıplak Balzac kabul görmez, saygın bir heykel için kıyafet gereklidir. Bunun üzerine Rodin, Balzac’a bir palto giydirir. Buna rağmen heykelin yarattığı sansasyon devam eder ve tepkiler azalmaz. Bu sefer de Balzac’ın üstten bakışı ve göbekli hali tartışma konusudur. Dönemin birçok sanatçısı (Émile Zola başta olmak üzere) heykeli ve Rodin’i savunsa da bir süre sonra heykel üzerinden yaşanan tartışmalar politik taraflaşmaya dönüştüğü için Rodin heykeli sergilemekten vazgeçer. Heykeli, sonradan Rodin Müzesi olacak, Meudon’daki evine götürür. 

Rodin, insan bedenine ve doğaya hayrandır. ‘İnsan’ ve ‘canlılık’, onun en büyük ilham kaynaklarıdır. Doğanın verdiği hakikati doğru bir şekilde kopyalamak Rodin için olmazsa olmazdır ama sadece anatomik olarak doğru heykeller yapmak hakikat için yeterli değildir. Ona göre sanatçı, “canlı varlıkların ona hissettirdiği coşkuları ve görüntüden aldığı izlenimleri samimi bir şekilde dile getirmelidir”. Belki de Rodin’in heykellerinin izleyene ilk bakışta içe kapanık gibi, ama bir süre sonra, heykelden izleyiciye doğru taşan duygular nedeniyle insanı ürpertecek kadar ‘gerçek’ görünmesinin sebebi bu yaklaşımdır. 

Balzac Anıtı’nda ve genel olarak Rodin’in heykellerinde öne çıkan bir diğer unsur, heykellerin henüz bitmemiş gibi görünmesidir. Rodin, heykellerinde bilinçli olarak tamamlanmamış alanlar bırakır. Aslında bu alanlar izleyiciye heykeli tamamlaması için bırakılmış bilinçli boşluklardır. Bu sayede ışığın heykel üzerindeki etkisi artar ve aynı zamanda izleyicinin gözü heykel üzerinde daha çok gezmeye zorlanır. Işık ve gölgeyi, heykelin dinamizmine yardımcı olacak şekilde düşünür. Böylece heykellerin uzamda kapladıkları alan sadece boşluğu dolduran kütle olmaktan çıkar; çevresiyle etkileşen, o andaki ışığa göre ifadesi değişen, kendi içinde gölgeler oluşturan bir forma dönüşür. Heykelin yüzeyinde ışık-gölge ile oluşan titreşim, aynı zamanda ona ritim kazandırır. Rodin’e göre ışık dağılımı sayesinde doğanın ta kendisine, yani onun ulaşmak istediği ‘gerçekliğe’ ulaşabiliriz.  

Heykelde renk, leke yoktur; resimden farklı olarak heykelin uzamda üç boyutlu bir kütle olarak kavranabilmesi için iyi tasarlanmış boşluk ve doluluğun etkisi ise büyüktür. Ancak, heykel ile izleyen arasında kaidenin yarattığı mesafe nedeniyle oluşan boşluğun alımlama üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Bu yüzden kaideler izleyenin heykele olan zorunlu mesafesine anlam katmalı ve heykelin bir parçası olarak tasarlanmalıdır. Rodin’in bu yaklaşımına en iyi örnek “Calais Burjuvaları” anıtıdır.

Calais Burjuvaları’nda, heykeller yer hizasına indirilerek mesafe ortadan kaldırılır ve izleyicinin heykeli daha rahat kavrayabileceği, belki içinde dolaşabileceği bir zemin oluşturulur. Rodin, insanların sokakta yürürken yanlışlıkla heykeldeki figürlerin arasına girecek kadar heykele dahil olmalarını ister. Calais Belediyesi bu anıtı, Fransa ile İngiltere arasındaki 100 yıl savaşlarında Calais şehrinin kurtarıcısı olarak kendini feda eden kent soyluları (zenginleri) anısına sipariş vermiş olsa da, Rodin’in tasarımındaki alegori ve kahramanlık içermeyen anlatı dikkat çekicidir. Rodin, şehri kurtaran ve zaferi simgeleyen kahramanlar değil, başlarına gelen trajedinin kederini yansıtan figürler yapar. Bununla birlikte, kaidenin yere indirilmesiyle izleyici ile anıt arasında yaratılan hemzemin; kahramanları sıradan insanlara, sıradan insanları da kahramanlara yaklaştırır. 

Auguste Rodin, 1884-89, “Calais Burjuvaları”, Calais - Fransa

Rodin, heykelin herhangi bir kısmının kendi başına hayran olunacak kadar iyi bir zanaat ile yapılmış olmasının heykelin bütününe zarar verdiğini düşünür. Bu yüzden heykellerinde çok detaylı icra edilmiş bir büst ve üstünkörü bırakılmış bir bedene, rastgele bir kaideye ya da düşünülmemiş en ufak bir alana rastlanmaz. Boşluk, doluluk, ışık gibi heykele içkin tüm unsurlar, heykelin bütününde ortaya çıkarılmak istenen duygular ve hakikate ulaşmak ya da Rodin’in deyimiyle “yaşamın bir görünümünü vermek” için, bir arada tasarlanır. Rodin’e göre işleri; “(…) hakikatten aldığı ışıkların hiç solmayan, ölümsüz izlerini bağrında taşır; çünkü sanatçı hakikatin ışığını, onun saygılı, coşkulu ve sadık kopyasına yerleştirmiştir”. 

Rodin, hakikati idealize eder ve heykellerinde doğadaki gizli bir gerçeğe ya da töze ulaşma çabasındadır. Ama, tüm idealizmine karşın işlerinde bıraktığı boşluklar ile izleyiciyi bir özne olarak görür ve birlikte yürümeye davet eder. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.