Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Reklamlar ve gerçekler uyuşmuyor: Türkiye'de tatil neden lüks oldu?

Konaklama fiyatları fırladı, oteller yerli turiste kapandı. Turizm Bakanı patron, TÜRSAB yönetimi patron... Halkın ucuz tatil arayışına ise "erişim engeli" geliyor. Sahi, her gün neden aynı?

Pandemi sürecinde AFP ile çalışan foto-muhabiri Bülent Kılıç, kısıtlamalardan muaf tutulan turistlerle, çalışmaya devam eden hizmet sektörü işçisini aynı karede fotoğrafladı. Fotoğraf günlerce konuşuldu, hafızalara kazındı.

İrem Yıldırım

Yayın Tarihi: 27.01.2026 , 15:21 Güncelleme Tarihi: 27.01.2026 , 16:07

Henüz güneşi görmediğin için uyanıp uyanmadığını tam anlayamadığın bir sabah yine.

Mesaiye yetişmek için hızlı adımlarla metro merdivenlerini tırmanıyorsun. Canın sıkkın, belki de zam oranını bilmeden çalıştığın Ocak ayı biraz daha sıktı canını.

Derin bir nefes alıp of çekecekken tam, gözün bir reklam panosuna takıldı. Reklam panosunun çeperi yağmurlu ve kasvetli bir metrobüs durağını tasvir ederken, kasvetli ve yağmurlu olmasıyla bilinen Londra sokaklarının bahar dalları yeni açmış gibi apaydınlık resmedildiğini görüyorsun. Londra'da Westminster Sarayı'nın yanındaki ünlü saat kulesi ve kırmızı telefon kulübeleri var. Ve sana soruyor o can alıcı soruyu:

“Her gün aynı mı? Bizimle her gün başka ülkede uyanabilirsin.”

Metrobüs durağında yorgun ve bıkkın kalabalığın yüzü sana dönük. Çok iyi bildiğin suratları bir kez daha gösteriyor reklam sana ancak “sen” yüzün Londra’ya dönük yürüyorsun. Sahi ya, niye sen olmayasın ki o?

Çeşitli metro duraklarında bir seyahat acentesinin bu reklam panosu işe giden İstanbulluların karşısına çıktı bu sabah. 

Bu reklamı görerek okula, işe giden yurttaşlar tatile gidebiliyor mu sorusu akla düştü haliyle. 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 22 Ocak’ta bu konuya ilişkin bazı veriler açıkladı. 2025'in ikinci çeyreğinde seyahate çıkanların sayısı yüzde 13,7 azalmış. Yani geçen yıl tatile giden her 100 kişiden yaklaşık 14'ü bu yıl evinde kalmış. Buna rağmen toplam harcama yüzde 13,4 artmış. Bu şu demek aslında, insanlar daha az geziyor ama enflasyon ve zamlar yüzünden ceplerinden çıkan para çok daha fazla.

 

Veriler diyor ki; seyahate çıkanlar en çok “arkadaş ve akraba evinde” kalıyor. İkinci sırada ise “kendi evi” (yazlık vb.) var. Oteller ancak üçüncü sıraya yerleşebilmiş. Vatandaş otel fiyatlarını karşılayamadığı için tatilini “eş dost yanına sığınarak” veya varsa kendi yazlığına giderek geçirmeye çalışıyor. Bedava konaklama olmasa tatil yapmak imkansız gibi. Aynı zamanda o otelin mutfağında ter döken aşçının, odayı temizleyen kat görevlisinin yaşam maliyeti de artıyor. Fakat patronlar odalarına her gün yeni zamlar eklerken, sıra emekçinin ücretine gelince "turizm gelirlerimiz hassas dengede" masalına sığınıyor. Yani sermaye konaklama bedeline zam yaparken, işçinin alın terinden tasarruf ediyor.

Harcama kalemlerine baktığımızda artış oranları şöyle:

  • Yeme-İçme: yüzde 3,1 artmış.
  • Ulaşım: yüzde 7,1 artmış.
  • Konaklama: yüzde 26,2 artmış.

En büyük kazık konaklamada. Yemekten veya yoldan bir şekilde kısılabiliyor ama yurttaşın başını sokacak bir yer bulmasının maliyeti durdurulamaz bir şekilde yükseliyor.

Tatil anlayışı “otelde konaklamalı turizm”den, “akraba ziyareti”ne dönüşmüş durumda.

Azalan turist sayısına rağmen artan harcamalar, Türkiye'de tatil yapmanın ekonomik olarak ne kadar zorlayıcı bir hal aldığının resmi kanıtı.

Düşünüyoruz o sırada, her gün aynı mı? Yok canım. Her gün daha kazık.

Başka bir haber çıkıyor karşımıza: TÜRSAB 10 seyahat acentesine erişim engeli getirilmesi talebiyle dava açtı.

Belgesiz, vergisiz ve denetimsiz biçimde faaliyet gösterdiği savunulan platformlar ucuz bilet ve konaklama için aşina olunan platformlar:

  • Airbnb
  • Expedia
  • GetYourGuide
  • Viator
  • Isango
  • ToursByLocals
  • Agoda
  • Trip.com
  • Hotels.com
  • Musement

Dünyanın her yerinde kullanılan online rezervasyon portalı Booking’in Türkiye’deki faaliyetleri de “haksız rekabet” iddiasıyla 2017 yılında engellenmişti.

Peki bu platformlarla çatışmanın temelinde ne var?

TÜRSAB’ın “haksız rekabet” dediği şey aslında acente sahibi patronların çıkarlarını koruma çabasını barındırıyor. Booking gibi devler teknolojiyi kullanarak yerel aracıları aradan çıkararak kazanç sağlarken, küçük pansiyoncuları kendine bağımlı kılarak yüksek komisyonlarla onları sömürüyor.

Ancak bu kaosun içerisinde vatandaşın bu sitelerden yararlanabilmesi “kötünün iyisi”.

Reklamı en büyük olan acentenin fiyatına mahkum kalmanın önüne bir engel bu platformlar. Büyük acentelerin portföyüne giremeyen küçük işletmeler; otel fiyatlarının yüzde 26,2 arttığı bir ortamda, vatandaşın tatile çıkabilmesini sağlayan tek alternatif. Öte yandan platformlardaki yorumlar, tesisler tarafından silinemiyor, bu da şeffaflığı öne çıkarıyor.

Kuşkusuz bu platformlar birer hayır kurumu değil; aksine veriyi metalaştıran, küçük pansiyon işletmecilerini kendine bağlayarak yüksek komisyonlarla sömüren küresel dijital tekeller. Ancak bugün yaşanan kavga, mülksüzleşen geniş kitlelerin bu küresel tekeller aracılığıyla bulabildiği “en ucuz” seçeneklere bile yerli sermaye tarafından el konulma girişimi adeta. Bu küresel devlerin sunduğu kısıtlı imkanlar dahi, yerli turizm baronları tarafından halka çok görülüyor. Öte yandan Türkiye'den kazanılan paranın Türkiye'de vergilendirilmesi talebi de son derece meşru.

Benzer bir yaklaşım Ticaret Bakanlığı’nın gümrük düzenlemesi sonrasında TEMU ve Shein’in Türkiye’ye satışları durdurmasında da karşımıza çıktı. Ne işe yarıyordu bu platformlar? Görece daha düşük fiyatlı ürünlere yurttaşların ulaşmasını sağlıyordu. Fakat düzenli olarak gümrük mevzuatında yapılan değişiklik ve müdahaleler satışların durdurulması kararına kadar vardı. Olan alım gücü düşük olduğu için bu platformları tercih edenlere oldu.

Tatil hikayesi de biraz böyle. TÜRSAB Yönetim Kurulu’nda turizm firması olan patronlar yönetici. Ülkenin Turizm Bakanı da Etstur’un sahibi.

Tüm bu gelişmeleri bir de bu bilgi ile bir kez daha düşününce kimin haksız rekabet peşinde koştuğu ya da tekelleşmeye çalıştığıyla ilgili pek çok soru işareti ortaya çıkıyor.

“Her gün aynı mı” sorusuna yanıt vermek yerine belki de soruyu değiştirmeli, her gün neden aynı?

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.