Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Reklamın ardındaki gerçekler: Koç Holding iş başında

10 Kasım reklamıyla PR peşinde olan Koç Holding, gerçek yüzünü bir kez daha hiç sakınmadan gösterdi: 'Topraklarınızı satın yoksa bakanlığa söyleyip kamulaştıracağız.'

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 12.11.2021 , 09:01 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

TKP'nin günlük dijital gazetesi Boyun Eğme, bugünkü manşetine Koç Holding'i taşıdı.

"10 Kasım reklamı değil doğa talanı... Koç Holding iş başında" manşeti atan Boyun Eğme, şu ifadeleri kullandı:

Koç Holding’in 10 Kasım filmi çokça izlendi ve konuşuldu. Koç her zamanki gibi en duygusal, en dokunaklı şekilde Atatürk’ü anıyordu, Gezi’de olduğu gibi ağaçlara dosttu, ülkenin geleceğine dönük Nâzım’ın dizeleriyle aydınlık bir mesaj veriyordu...

Hemen ertesinde Koç Holding’e ait Demir Export maden şirketinin Sivas Kangal Pınargözü köylülerine “Topraklarınızı satın yoksa bakanlığa söyleyip kamulaştıracağız” diyerek onları tehdit ettiği ortaya çıktı.

“Aşk olsun sana Koç!” Böyle mi diyeceğiz?

Cengiz Holding’in geçen bahar Kaz Dağları’da yine maden çıkarmak için köylüleri “Bakanlığa söyler topraklarınızı kamulaştırırız” diye tehdit etmesine çok öfkelenmiş, fakat şaşırmamıştık. Çünkü Cengiz 10 Kasım’da böyle filmler çekmiyor, Nâzım’ın dizelerini (Yapı Kredi Yayınları Koç’a ait olduğu için telif vermek zorunda kalarak!) kullanmıyordu... Reklamcılara verecek parası olmadığından değil, tercih meselesi. Ağzından en galiz küfürleri duyuyor, şaşırmıyorduk. Tabii o “Saray’ın beşli çetesinde” başı çekiyordu, AKP yandaşlarından beklenebilirdi. Peki ya Koç?

AKP “yandaşları” ile Koç ve TÜSİAD grubu arasında derin bir uçurum olduğu fikrine bir ara CHP kendini çok kaptırdı. Geçen yıl CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke beşli çeteye ihale edilen projeleri kamulaştıracağını ilan edince TÜSİAD Başkanı özel mülkiyete dokunulamaz diye uyarmıştı. CHP sözlerine açıklık getirmişti: Özel mülkiyet tabii ki dokunulmazdı, “hukuk çerçevesinde” kamulaştırmalar yapılacaktı, özelleştirilen TÜPRAŞ’ın, PETKİM’in geri alınması değil, birkaç kamu-özel ortaklığı projesinin iptalini kast etmişlerdi. “Kamulaştırmalar emekçinin de, çiftçinin de, KOBİ’nin de, sanayicinin de önünü açacak” diyordu Böke.

AKP’li yıllarda kamulaştırma yasasının geçimlik üretim yapan köylüye, çiftçiye karşı nasıl bir silaha dönüştüğüne şahit olduk. Bu silahı devlet büyük sermayeye hediye etmişti. Bu yıllarda büyüyen Koç, 2021’in ilk dokuz ayında Kaz Dağları, İkizdere yağmalanırken 223 milyar lira net kâr elde ettiğini geçen hafta açıkladı. Nasıl mı? Bunu Sivas Kangal’daki köylülere sormak lazım:

“Koç Holding de burada aynı suçu işliyor. Cen-giz olunca ses çıkıyor da Koç olunca neden ses çıkarılmıyor anlayabilmiş değiliz. Koç olunca geri mi duracağız? Gezi eylemlerinde otelini açan Koç ile bizim Bakırtepe’de doğamızı yok eden aynı şirket!”

'Koç demokrasiden yana gösterilince sinir oluyorum'

Fakat her şey “hukuk çerçevesinde” yürüyor. Demek ki CHP’nin söylediği gibi kamulaştırma hem çiftçiye hem şirkete, hem emekçiye hem patrona yaramıyormuş. Ya birinden tarafsın, ya diğerinden... 10 Kasım filmiyle kendini farklı göstermeye çalışan Koç’un gerçek yüzü ve CHP’nin tarafını da köylüler anlatıyor:

“Koç öyle demokrasiden yana falan gösterilmeye çalışıldıkça sinir oluyorum! Çünkü ben gerçek yüzünü bizzat yaşayarak gördüm. Tabii ateş düştüğü yeri yakıyor. AKP’liler MHP’liler tamam ama biz CHP’lileri de yanımızda bulamıyoruz maalesef bu süreçte.”

Evet, AKP’nin Cumhuriyete, doğaya, insana düşman olduğunu biliyoruz. Ancak Koç’un reklam paralarıyla “dost” olamayacağını bilecek, görecek kadar da akıllıyız. Koç’un elindeki kamulaştırma silahıyla CHP’nin “halkçılığı” da işte buraya kadar.

Bizim ise Türkiye’nin emekçileri, çiftçileri adına sözümüz çok sade ve net: Özelleştirdikleri, çaldıkları, devlet tehdidiyle yağmaladıkları tüm kaynakları kamulaştıracağız! Doğamızı katletmelerine izin vermeyeceğiz. İki yüzlü bir hukukla, sahte duygusallıklarla değil; örgütlü gücümüzle.

Dizelerini asla kirletemeyecekleri Nâzım’ın dediği gibi:

“...sürülmüş toprağın ve nehirlerin bahtı bir şafak vakti değişmiş olur,

bir şafak vakti karanlığın kenarından onlar ağır ellerini toprağa basıp

doğruldukları zaman.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.