Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Putin’den kritik Karadeniz iddiaları: TürkAkım ve Mavi Akım'a sabotaj mı planlanıyor?

Putin, Batı’nın Karadeniz’deki enerji hatlarını hedef alabileceğini savundu. NATO’nun bölgedeki askeri yığınağı ve Kuzey Akım sabotajının yarattığı soru işaretleri, iddiaları bütünüyle ihtimal dışı bırakmıyor.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 25.02.2026 , 16:06 Güncelleme Tarihi: 25.02.2026 , 16:12

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı’nın Ukrayna krizinin çözüm sürecini baltalamaya çalıştığını savunarak, Karadeniz’de TürkAkım ve Mavi Akım doğalgaz boru hatlarına yönelik saldırı planları bulunduğunu ileri sürdü. 

Moskova’da Federal Güvenlik Servisi (FSB) yetkilileriyle yaptığı toplantıda konuşan Putin, “Bir türlü sakinleşemiyorlar” ifadelerini kullandı. Rusya lideri şöyle devam etti:

Diplomatik araçlarla çözülmesi için çalışılan barış sürecini baltalamak için daha ne yapacaklarını bilemiyorlar. Kışkırtıcı eylemlerde bulunmak ve müzakere sürecinde elde edilen sonuçları bozmak için elinden geleni yapıyorlar.

Putin’in açıklamaları, Karadeniz’in son yıllarda giderek artan biçimde askeri ve jeopolitik bir rekabet alanına dönüşmesi bağlamında dikkat çekti.

İddianın gerçekleşme olasılığı: Karadeniz’de artan askeri yoğunluk

Putin'in bu iddiası henüz doğrulanmış değil. Ancak Karadeniz'de son yıllardaki askeri hareketlilik bu iddianın gerçekleşme olasılığına dair güçlü emareler de gösteriyor.

Ukrayna Savaşı'nın başlamasının ardından Karadeniz havzası, yalnızca iki ülke arasındaki bir çatışma alanı olmaktan çıkarak NATO ile Rusya arasında stratejik bir gerilim hattına dönüştü. NATO’nun Romanya ve Bulgaristan’daki askeri varlığını artırması, bölgedeki hava ve deniz devriyelerinin yoğunlaşması ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerde yeni savunma projelerinin gündeme gelmesi, Moskova tarafından “kuşatma politikası” olarak değerlendiriliyor.

Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi çerçevesinde savaş gemilerinin geçişine sınırlama getirmesi Karadeniz’deki dengeyi kısmen sabitlemiş olsa da, özellikle Romanya açıklarında ve Ukrayna kıyılarında artan askeri faaliyetler bölgenin fiilen militarize olduğunu gösteriyor.

Enerji altyapıları ise bu gerilimin en kırılgan başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Kuzey Akım sabotajı hafızalardaki yerini koruyor

Putin’in iddiası, 2022 yılında Baltık Denizi’nde Kuzey Akım 1 ve 2 boru hatlarına yönelik sabotajı yeniden gündeme taşıdı. Söz konusu patlamaların failleri hâlâ net biçimde ortaya konmuş değil. Ancak olay, enerji altyapılarının savaşın “gri alan” operasyonlarına açık olduğunu gösterdi.

Kuzey Akım sabotajı sonrasında Avrupa’nın enerji dengesi ciddi biçimde değişmişti. Rus gazına bağımlılık hızla azaltılmaya çalışılırken, LNG ve alternatif hatlar ön plana çıkarılmıştı. Bu deneyim, deniz altı boru hatlarının artık yalnızca ekonomik değil, askeri ve istihbari hedefler haline geldiğini ortaya koymuştu. Sabotaja ilişkin Almanya merkezli soruşturmalar hâlâ sürüyor.

Bu çerçevede Karadeniz’deki TürkAkım ve Mavi Akım hatları, hem Rusya’nın Avrupa’ya açılan son önemli enerji kanalları arasında yer alıyor hem de Türkiye açısından stratejik önem taşıyor.

Enerji hatları yeni cephe mi?

Putin, Batı’nın Rusya’yı “stratejik yenilgiye uğratma” çabasının başarısız olduğunu savunurken, Karadeniz’deki enerji altyapılarına yönelik saldırı planlarından söz etti. İddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil. Ancak son yıllarda hibrit savaş yöntemlerinin yaygınlaşması, sabotaj ve altyapı saldırılarını olasılık dışı olmaktan çıkarıyor.

Rusya’da altyapı tesislerine yönelik saldırıların arttığını belirten Putin, bu eylemlerin arkasında Ukrayna istihbaratı ve “Batılı ortaklarının” bulunduğunu iddia etti. Aynı konuşmada nükleer bileşenlere dair basında çıkan haberleri de gündeme getirerek, gerilimin farklı boyutlara taşınabileceğine işaret etti.

Türkiye için anlamı ne?

Karadeniz’de olası bir sabotaj senaryosu, yalnızca Rusya ile Batı arasındaki gerilimi değil, Türkiye’nin enerji güvenliğini ve bölgesel denge politikasını da doğrudan etkileyebilir. TürkAkım ve Mavi Akım hatları, Türkiye’nin hem transit ülke hem de enerji merkezi olma iddiasının önemli unsurları.

Kuzey Akım örneği, enerji altyapılarının çatışma ortamında hedef haline gelebileceğini gösterdi. Bu nedenle Putin’in iddiası şu aşamada doğrulanmamış olsa da, Karadeniz’de artan askeri hareketlilik ve geçmiş sabotaj deneyimi göz önüne alındığında, enerji hatlarının risk altında olduğu yönündeki uyarılar bütünüyle ihtimal dışı sayılmıyor.

Öte yandan enerji başlığı, yalnızca güvenlik riskiyle sınırlı değil. ABD’de yapılan son görüşmelerde Washington yönetimi, Ankara’dan Rusya’dan gaz ve petrol alımını azaltmasını açık biçimde talep etmişti. BOTAŞ’ın Mavi Akım üzerinden yıllık 16 milyar metreküp, TürkAkım üzerinden ise yıllık 5,75 milyar metreküp doğalgaz tedarikine ilişkin sözleşmeleri sona eriyor. Bu sözleşmelerin yenilenip yenilenmeyeceği bu yıl netleşecek.

Dolayısıyla Türkiye için soru yalnızca “Karadeniz’de sabotaj olur mu?” değil; aynı zamanda “Türkiye, Rus gazı konusunda nasıl bir tercih yapacak?” sorusu olarak da şekilleniyor. Kuzey Akım sabotajının ardından enerji altyapılarının hedef haline gelebildiği hatırlandığında, Karadeniz’deki boru hatlarının geleceği yalnızca teknik değil, jeopolitik bir meseleye dönüşmüş durumda.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.