Sayfa yolu
Polonya'da Anayasa Mahkemesi krizi: Polis mahkeme yerleşkesinde, cumhurbaşkanı uçağını geri çevirdi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 31.10.2026 , 00:29
Polonya'da Anayasa Mahkemesi'nin yönetimi ve yargıçların atanması üzerinden aylardır devam eden siyasi mücadele yeni bir krize dönüştü.
30 Ekim Cuma günü başkent Varşova'daki Anayasa Mahkemesi'nin bulunduğu yerleşkeye polis konuşlandırıldı. Aynı saatlerde mahkemenin internet sitesinde, Başkan Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański'nin görevlerini yerine getirmelerine ara verildiğine ilişkin bir karar yayımlandı.
Gelişmeler üzerine Senegal'e resmi ziyaret gerçekleştirmek üzere yola çıkan Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki uçağını geri çevirerek Polonya'ya dönme kararı aldı. Nawrocki, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Böyle bir anda cumhurbaşkanının Polonya'da olması gerekir. Senegal'e uçuşumu yarıda kesiyorum. Geri dönüyorum" ifadelerini kullandı.
Avrupa'da siyasetin perde arkasında yaşananları, güç mücadelelerini ve gerçekleri takip etmek için soL'a abone olun.
Polis mahkeme yerleşkesine girdi, taraflar birbirini suçladı
Polonya polisi, mahkemenin bulunduğu yerleşkede güvenlik önlemleri aldığını, ancak mahkeme binasına girmediğini açıkladı. Müdahalenin, Anayasa Mahkemesi yargıcı Anna Korwin-Piotrowska'nın yargıçlar ve çalışanların can güvenliğine yönelik olası tehditler ile kamu düzeninin bozulması ihtimaline ilişkin başvurusu üzerine gerçekleştirildiği bildirildi.
Mahkeme çevresinde yaşanan protestolar sırasında bazı kişilerin polislerin üzerine çeşitli cisimler attığı, üç kişinin gözaltına alındığı aktarıldı.
Öte yandan mahkemenin resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, internet sitesinin hukuka aykırı biçimde ele geçirildiği ileri sürüldü. Açıklamada Święczkowski'nin mahkeme başkanlığı görevini sürdürdüğü savunulurken, yaşananlara katılanlar "darbe girişimi" ile suçlandı.
Polonya Başbakanı Donald Tusk ise hukuk devletinin yeniden tesis edilmesinin hükümetin görevi olduğunu belirterek atılan adımları savundu.
Çatışmanın merkezinde PiS döneminden kalan yargı düzeni var
Polonya'daki krizin kökeni, 2015-2023 yılları arasında iktidarda bulunan Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) yargı sisteminde gerçekleştirdiği değişikliklere uzanıyor.
PiS iktidarı döneminde Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere yargı kurumlarının yapısında kapsamlı değişikliklere gidilmiş, yargıç atamaları ve yargının bağımsızlığı konusunda Avrupa Birliği ile ciddi anlaşmazlıklar yaşanmıştı. AB, Polonya'daki reformların hukuk devleti ilkelerini zedelediği gerekçesiyle ülkeye yönelik yaptırımlara ve mali yaptırım süreçlerine başvurmuştu.
2023'te Donald Tusk liderliğindeki koalisyonun iktidara gelmesiyle bu düzenlemelerin geri çevrilmesi gündeme geldi. Tusk hükümeti, PiS döneminde yargının siyasallaştırıldığını savunarak yargı sistemini yeniden düzenleme sözü verdi.
Ancak bu süreçte cumhurbaşkanlığı ile hükümet arasındaki anlaşmazlık giderek büyüdü. PiS çizgisine yakın Cumhurbaşkanı Nawrocki, parlamentonun seçtiği altı Anayasa Mahkemesi yargıcından üçünün yemin işlemlerini gerçekleştirmeyi reddetti. Mahkeme yönetimi de mevcut parlamenter çoğunluk tarafından seçilen yargıçların görevlerine başlamasına engel oldu.
Böylece Anayasa Mahkemesi'nin meşruiyeti, yargıçların atanması ve mahkemenin kim tarafından yönetileceği ülkenin en önemli siyasi çatışma başlıklarından biri haline geldi.
Yargı reformu yeni bir güç mücadelesine dönüştü
Son gelişmelerin ardından Polonya Adalet Bakanı ve Başsavcı Waldemar Żurek, Anayasa Mahkemesi'ne beş ayrı dokunulmazlığın kaldırılması başvurusu iletti. Başvuruların dördü Święczkowski, biri ise Sochański hakkında yapıldı. Toplam 224 sayfalık başvurulara 50 dosya cildinin eklendiği açıklandı.
Yaşananlar, Polonya'da önceki iktidarın yargı üzerindeki etkisini ortadan kaldırma iddiasıyla başlatılan reformların, yeni iktidar ile cumhurbaşkanlığı arasında başka bir anayasal çatışmaya dönüşmesini gözler önüne serdi.
Bir tarafta PiS döneminde yargının siyasallaştırıldığını savunan Tusk hükümeti, diğer tarafta hükümetin Anayasa Mahkemesi'ni kendi denetimine almaya çalıştığını ileri süren Nawrocki ve PiS bulunuyor.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.