Sayfa yolu
Patronlar çıldırdı: ÇED raporu olmadan patlayıcı tesis kurmak istiyorlar
Yayın Tarihi: 15.11.2023 , 08:00 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Kayseri'nin Pınarbaşı İlçesi'ne yakın Eğrisöğüt ve Aşağıbeyçayır köylerinin arasında kalan meralık alana bir patlayıcı tesisi kurmak isteniyor. Aşağıbeyçayır Mahallesi 115 Ada 33 Parsel ve Eğrisöğüt Mahallesi 116 Ada 20 Parsel adresinde kurulmak istenen bu tesis Eğrisöğüt köyüne sadece 950 metre uzaklıkta. Projeyle yaklaşık yıllık 55 bin ton kapasiteli patlayıcı ürün üretmek hedefinde olan şirket, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu alma zorunluluğundan kurtularak süreci hızlandırmak istiyor.
Eğrisöğüt ve Aşağıbeyçayır köylüleri yaşananlara tepki gösteriyor. Zira bu alan aynı zamanda hayvanların mera olarak kullandığı ve içme suyu kaynağı olan Zamantı Irmağı'na yakın bir tesis.
Sürece tepki gösteren köylülerin hukuki süreçlerini takip eden Avukat Harun Özkan soL'a verdiği bilgilerde bu alanın yöre halkının hayvancılık için kullandığı tek ve ortak mera alanı olduğunu, aynı zamanda arıcılık faaliyetlerinin de burada sürdürüldüğünü ifade ediyor. Kayseri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün da bakanlığa yazdığı dilekçede ilgili alanın doğal yaşamın sürdürülmesi için önemli olduğu, mutlaka ÇED raporuna ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor.
Ancak şirket, yetkililere sunduğu Proje Tanıtım Dosyası üzerinde değişikliğe giderek kapasiteyi düşük gösterdi ve patlayıcı ürünlerin adını değiştirerek ÇED raporuna gerek duymaksızın projeyi geçirme çabasında. Yaşanabilecek en ufak sorunun faciaya dönüşebileceği patlayıcı tesis için şirket, hukukun etrafından dolanmaya çalışıyor.
soL'a konuşan Avukat Harun Özkan, şirketin amacının "ÇED'den muaftır" kararı alınmasını sağlayarak, konuyu oldu bittiye getirmek, yöre halkını bir dayatmayla karşı karşıya bırakmak olduğunu ifade ediyor. Şirketin ÇED raporu olmadan süreci sürdürmek adına patlayıcı maddelerin isimlerinde bazı değişiklikler yaparak sunduğu yeni dosyada, Özkan'a göre, sanki burada üretilecekler patlayıcı değilmiş imajı yaratılmaya çalışılıyor.
Erciyes Patlayıcı Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin şirketi kısa yoldan kurma arayışını ve süreci Eğrisöğüt ve Aşağıbeyçayır köylülerinin hukuki sürecini Avukat Harun Özkan'la konuştuk.
'Zamantı Irmağı ve Bahçecik Barajı etkilenebilir, durum ciddiye alınmalı'
Kayseri Pınarbaşı sadece doğası açısından değil aynı zamanda kültürel olarak özel bir alan. Pınarbaşı deyince aklımıza Çerkes kültürü de geliyor. Çünkü burası birçok Çerkes köyünün yer aldığı kültürel bir alan. Ve buna benzer Türkiye'de çok az örnek var. Patlayıcı tesis kurmak şöyle dursun, yaşayan kültür açısından bu alanın Unesco tarafından korumaya alınması gündeme gelebilir.
Ancak, Erciyes Patlayıcı Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin niyeti farklı.
Firma ilk sunduğu dosyada üretim kapasitesini 85 bin ton olarak gösterdi. Ancak ÇED raporunu delmek adına yeniden düzenlediği iddia edilen ikinci raporunda firma bu kapasitesiyi 55 bin tona düşürdü. Bir diğer konuysa patlayıcı ürünlerin isimlerinin değiştirilmesi.
Avukat Harun Özkan'a göre şirketin yanıltma amacını ortaya koyan önemli göstergelerinden biri de ÇED başvuru dosyasında ayrıntısıyla anlatılan patlayıcı maddelerin yeni sunulan dosyada sadece Anfo maddesiyle sınırlanması. Ve başka hiçbir patlayıcı ürünün adına yer verilmememesi. Ancak Harun Özkan, raporda bir patlayıcının üretimine "kapsül montajı" dense de ürünün bir patlayıcı olmaktan çıkmadığını hatırlatıyor.
Şirket patlayıcı ürünlerin isimlerini de değiştirerek Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu zorunlululuğundan kurtulmak ve süreci hızlandırmak istiyor. ÇED raporu, köylülere olası etkilerin anlatılması ve rızalarının alınmasını da gerektiriyor. Bu nedenle köylülerin bilgilendirildiği her toplantı yöre halkı tarafından bir protestoya dönüştürüldü ve şirket yetkilileri her seferinde tepkiyle karşılandı.
Avukat Harun Özkan, doğabilecek felaketlere dikkat çekerken bu sorunların ya da yaşanabilecek problemlerin uzak ihtimaller olmadığını ifade ediyor. Özkan "Evet şirketin patlayıcı tesis kuracağı alan direkt olarak ormanlık alan değil. Ancak hemen 950 metre kadar uzağındaki köyler orman köyleri. Kot farkından dolayı buradaki olası tüm kimyasal sızıntılar ırmağa buradan da Bahçecik BarajI'na karışması öyle uzak ihtimaller değil" diyor.
'Devletin dahi koruyamadığını özel şirketler mi koruyabilecek?'
Avukat Harun Özkan aynı zamanda patlayıcı üretim tesislerinde yaşanabilecek felaketlere de dikkat çekiyor. Özkan "Devletin birçok patlayıcı fabrikasında defalarca patlama oldu o kadar alınan önleme rağmen. Özel sektör mümkün değil önlem almayacak, alamayacak. Ne kadar büyük kamuoyu oluşturulursa, ne kadar çok tepki olursa işin o anlamda durdurulabileceğini düşünüyoruz. Aksi takdirde hukuku kimse kaale almayacak ve istediklerini yapacaklar gibi görünüyor" diyor.
'Köylerimiz ÇED raporu olmadan patlatılacak'
Bölge halkının daha önce kurduğu Çerkes dili ve kültürünü yaşatmak için faaliyet gösteren birçok dernek, kurum ve kuruluşun son zamanlardaki mesaisi bu soruna dikkat çekmekle geçiyor. Aynı zamanda Kayseri Karaçay Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı olan Avukat Harun Özkan son zamanlarda yaptıkları basın açıklamalarıyla soruna dikkat çekmek istediklerini ifade ediyor.
Tesisin şirketin kendi raporuna göre günlük üretim kapasitesinin 183 ton olduğunu, ancak 3 ayrı deposunun toplamda 425 ton kapasitesi olduğunu ifade eden Özkan, dernek olarak yaptıkları açıklamada şirket faaliyetlerinin kötü niyetle ilerlediğini vurgularken şu sözlere yer veriyor: "Depolama kapasitesi konusunda da kötü niyetli olarak benzer tutum izlenmiştir. Üretim hedeflerini düşük göstererek proje Bakanlığın yetki alanından kaçırılmak istenmektedir. Halbuki tesisin günlük kapasitesi bile raporun kendi rakamlarıyla 183 tondur. Ancak toplam depo kapasitesi ise sadece 425 ton. Neredeyse 3 günlük üretimini bile depolayamayan zavallı bir tesis gibi kapasite küçültülmekte, mevzuattan kaçmak için 'gerektiği' kadar kısılmakta ama ne hikmetse kamudan tahsis istenen alan aynı büyüklükte kalmaktadır. Bunların hiçbirine inanmak mümkün değildir."
Hem hukuka hem de kamu vicdanına uygun olmadığı ifade edilen projeden vazgeçilmesi gerektiğini ifade eden Harun Özkan, konuya dair hem yurttaşların hem de yetkililerin itiraz etmesi gerektiğini belirtiyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

