Sayfa yolu
Özgür Özel: Erdoğan partiye kayyımı tehdit unsuru yaparak bana rüşvet teklif ediyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 01.07.2025 , 16:10 Güncelleme Tarihi: 01.07.2025 , 16:22
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının bugün 100 günü.
CHP bugün İBB binasının bulunduğu Saraçhane'de bir miting çağrısı yaparken, eylem öncesi yine İstanbul'da “100 KARASI” isimli bir toplantı düzenledi.
İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve İBB tutuklularının yakınları da toplantı salonundaydı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel toplantıda uzun bir konuşma yaptı. Özel'in konuşması öncesinde İmamoğlu ile ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın mesajları okundu, video gösterimi yapıldı.
'AK Parti kurulduğu günden sonra ilk kez yenilgi ile tanıştı'
Konuşmasında "Bir büyük adaletsizliğin karşısında, bir demokrasi utancının tam ortasında mücadelemizle dimdik durmak için, hatırlamak, hatırlatmak için, unutmamak, unutturmamak için, bir kez daha kenetlenmek için buradayız" diyen Özel, "Bugün 100. gün. Yüz karasıdır. Demokrasinin yüz karasıdır. Adaletin yüz karasıdır. Bu süreç Türkiye siyasi tarihinin yüz karasıdır" şeklinde konuştu.
HalkTV'nin haberine göre, Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"100 gündür bu ülkeyi yönetenler artık meşru bir iktidar değildir. Bir avuç insandan oluşan bu yapı baskıyla ayakta durmaya çalışan yitik bir rejimi temsil etmektedir. Demokrasilerde aslolan ise milletin iradesine saygı duymaktır. Milletin istediği yönetime gelir, istemediği gider. Millet karar verdi. Adalet ve Kalkınma Partisi 23 yıldır iktidarda. Millet karar verdi, Recep Tayyip Erdoğan Başbakan oldu, Cumhurbaşkanı oldu. Aynı millet 31 Mart 2024 günü bir karar verdi ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni, partimizi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini aynen kurulduğu gün gibi o gün de Türkiye'nin 1. partisi yaptı. AK Parti ise kurulduğu günden sonra ilk kez yenilgi ile tanıştı. Seçim gecesi yaptığım açıklamada şöyle demiştim. Bu galibiyetin kaybedeni yoktur. Bizim başarımız kimsenin hezimeti olmayacaktır."
'Panikle iki yola başvurdular'
"Yükselen bir panik, bitmeyen bir kibirle millete cephe aldılar. Önümüzü kesmek için iki yola başvurdular. Önce belediyelerimizi çökertmeye çalıştılar. SGK ve vergi borçlarını pek çoğu kendi dönemlerinden kalan faiz üstüne faiz binmiş fahiş borçları bizim başkanlarımızdan bir seferde, tek seferde kesmek istediler ve bunu büyük oranda yaptılar.
Belediye başkanlarımızın ekonomik olarak zor durumda kalması ve millete hizmet edememesi için canlı yayında bakanlarına gözlerinin içine baka baka 'bunları biraz silkeleyin' diye talimat verdiler. Ama başkanlarımızın azmi, kararlılığı, yetenekli ekiplerinin mücadelesiyle hizmeti aksatamadılar."
'Hepsinin arkasındayız'
"Muhaliflere, siyasetçilere, gazetecilere, belediye başkanlarımıza, pırıl pırıl bürokratlarımıza soruşturmalar açıldı, haksız tutuklamalar yapıldı. İlk olarak 30 Ekim'de Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer tutuklandı, yerine kayyım atandı. Esenyurt Halkı'nın yüzde 51 oyla seçtiği Ahmet Özer 244 gündür tutukludur. 244 gündür Esenyurt Belediyemiz işgal altında, Esenyurt'un iradesi esirdir. Takip eden günlerde Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat'ı tam 165 gündür tutuklu. Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler 119 gündür tutuklu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu 100 gündür tutuklu. Şişli Belediye Başkanı Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye başkanımız Murat Çalık yüzer gündür tutuklular. Büyükçekmece Belediye Başkanımız Hasan Akgün, Gazi Osmanpaşa Belediye Başkanımız Hakan Bahçetepe, Avcılar Belediye Başkanımız Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanımız Kadir Haydar, Seyhan Belediye Başkanımız Oya Tekin 27'şer gündür tutuklular, zindandalar.
Onlarla birlikte 27 gündür, 100 gündür, 119 165 gündür içeride olan bürokratlarımız var. Tek suçları aldıkları görevi hakkaniyetle yapmak. İçeride halen durduklarına göre kendilerine verilen iftira talimatnamelerine uymamak, gerçeğe aykırı beyanlar verip birbirini karalamamaktır. En en yeni bürokratımızdan yıllardır birlikte mücadele ettiğimiz arkadaşlara kadar Silivri'de ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde esaret altında tutulan namuslu insanlara buradan bu salondan selam yolluyoruz. Hepsinin arkasındayız, hepsinin yanındayız, hepsinde gurur duyuyoruz."
'Erdoğan Ekrem başkandan o kadar çok korktu ki, diplomayı iptal etmekle yetinmedi'
"Millet erken seçim isterken onlar darbe hazırlıklarını erkene çektiler" diyen Özgür Özel, 100 günlük süreci özetledi.
"Erdoğan Ekrem başkandan o kadar çok korktu ki diplomayı iptal etmekle yetinmedi. Diploma iptalinden sonra saatler sonra bir sahur vaktinde başkanımızın evine yüzlerce polis ile birlikte geldiler. Tepedeki bir kişi, üç savcı, üç hakim ve üç gizli tanıkla bu milletin hafızasından hiçbir zaman silinmeyecek bir darbeye kalkıştı. İnsanlar tepki göstermesini istediler. Gösterileri yasakladılar. Meydanları ablukaya aldılar. Otobüsleri durdurdular" ifadesini kullandı.
7 gün boyunca Saraçhane'de yaptıkları eylemleri hatırlatan Özel, "Balyozda, Ergenekon'da İstanbul seçimlerinin iptalinde hangi kumpasları kurdularsa o kumpasların bir benzerini kurdular" dedi.
'Hesap verecek olan AK Parti'ye kaydolmuş, kaydedilmiş üyeleri değil bize bu zulmü yapanlardır'
AKP üyelerine seslenen CHP Genel Başkanı, "Hesap verecek olan bu memleketin namuslu, çalışkan, yoksul her ne sebeple olursa olsun AK Parti'ye kaydolmuş, kaydedilmiş üyeleri değil bize bu zulmü yapanlardır. Mesele onlarladır. Milletimizle değildir" diye konuştu.
Özel şunları söyledi:
"Ey Erdoğan! Bundan 2 ay önce, 3 ay önce, 100 gün önce demiştin ki bir ay geçsin. Birbirlerinin yüzüne bakacak, ailelerinin gözünün içine bakacak halleri kalmayacak. Atılacak iftiralara, yalanlara, gizli tanıklara ailelerin birbirine düşmesine güveniyordun. Bak bu meydanda bu salonda hep beraberiz. Biraz önce Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi. Buradan ben bu salonu dolduranların gözlerinin içine, Ekrem Başkanın değerli eşinin gözünün içine, ailelerin gözlerinin içine, Türkiye'nin gözünün içine bakarak söylüyorum. Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımız masumdur. Atılanlar iftiradır. İnsan içine çıkamayacaklar. Siz iftiracılarsınız. Sizlersiniz. Biz buradayız. Buradayız. Hep birlikteyiz."
'Boş dosyalar ellerinde patlayınca itirafçı aramaya başladılar'
"Ekrem Başkan sosyal medya hesabından sesini duyuruyor diye sosyal medya hesabını kapattılar. Fotoğraflarını, pankartlarını, afişlerini toplattılar. Oysa İstanbul'un son seçilmiş, halen daha İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı unvanını taşıyan kişisi Ekrem İmamoğlu'dur. Tutuklu olduğu için yerine grubumuzdan bir vekil seçilmiştir. İstanbul'un seçilmiş belediye başkanı geri dönene kadar onun görevine vekalet etmektedir.
Yenileceksiniz. Bütün resimleri indirseniz, pankartları toplasanız, bütün sesleri kıssanız da günü gelecek Ekrem başkanın bir vesikalık fotoğrafına yenileceksiniz. 100 gündür, 100 gündür hiçbir iddialarını ispat edemediler. Boş dosyalar ellerinde patlayınca itirafçı aramaya başladılar."
'Hasan İmamoğlu'nun evinin önündeki bahçeyi köstebek gibi kazdılar'
"Ekrem Başkanın gencecik pırıl pırıl avukatını görevini yapıyor diye, aleyhte verilen ifadeleri, iftiraları edinmeye çalışıyor diye, savunma bütünlüğü oluşturmaya çalışıyor diye aldılar içeriye tıktılar.
Hasan İmamoğlu'nun evinin önündeki bahçeyi köstebek gibi kazdılar. Olmayan parayı boş tarladaki kör kuyularda aradılar. Aslında o kuyulara kararmış vicdanlarını gömdüler. Tutuklanan arkadaşlarımızı uzak cezaevlerine sürdüler. Avukatlarından uzaklaştırdılar. Ailelerinden uzaklaştırdılar. Yaşlı annelerinin, babalarının ziyaretinden mahrum ettiler. Bazı tutukluların adli suçluların bulunduğu koğuşlara sevk ederek ailelerini tedirgin ettiler.
Özgür Özel neyine güveniyor? Millete güveniyorum lan. Millete güveniyorum. Milletten başka güvenecek kim var? Millete güveniyorum millete."
'Hepiniz bunun hesabını teker teker vereceksiniz'
"Aziz İhsan Aktaş diye birisi girmediği yer, girmediği ihale yok. Ne eksik kalmış Türkiye Büyük Millet Meclisi, ne Sayıştay, ne Trabzon Büyükşehir Belediyesi, ne Isparta Belediyesi. 20'den fazla büyük üniversite, Devlet Hastanesi, Şehir Hastanesi nerede ise bakanlıkların hepsi. Hepsinde Aziz İhsan Aktaş var. Bunu aldılar içeriye koydular. Sonra kendisinden bizim pırıl pırıl arkadaşlarımızı karalayacak bir ifadeyi alınca onu serbest bıraktılar. Öyle bir noktadayız ki düşünün. Bir suç örgütünün lideri suçu itiraf ettiği için dışarıda, şoför, sekreter ve konuyla ilgisi olmayan arkadaşlarımız içeride. Bunlar adaleti yere çalıp menfaati baş tacı edenlerdir. Günü gelince bizim masum arkadaşlarımız gibi haksız, hukuksuz, işkenceye muhatap olmayacaklar ama yargının önünde mutlaka hesap vereceklerdir.
Özgür Özel'in değil ama adaletin er ya da geç açılacak bir kara kaplı defteri vardır. Hepiniz işlediğiniz suçlarla o deftere kaydediliyorsunuz. Siz Yüce Türk Adaletini kirlettiniz, bu devleti lekelediniz. And olsun ki gün gelecek, o defter açılacak, hepiniz bunun hesabını teker teker vereceksiniz."
'Son pişmanlığın fayda etmeyecek Erdoğan'
"Benim kefil olduklarım şimdi insanlığın gereğini yapıyor. Benim kefil olduklarım alnı açık başı dik geziyor. Ama Erdoğan çıkmış o gün de söylüyorsa bugün yine aynı kefaleti, aynı cesaretle ve aynı çıkarcılıkla siyaseten birilerini karalamak için bir savcıya verdiği görevi sanki hukuka dair bir şeymiş gibi yaparak kullanmaya çalışıyor.
Dönüp dolaşıp bazen de bana şöyle sesleniyor: 'Özgür Özel gel etkin pişmanlıktan faydalan. Ekrem'e sırtını dön. Arkadaşlarına sırtını dön. Ailelerine sırtını dön. Gel burada partinin başında otur' diyor.
Beni partime yapılan yargı kumpasıyla Cumhuriyet Halk Partisini yargı eliyle dizayn etmek istediğini itiraf ederek partinin başında kalmayı bana rüşvet teklif edip partiye çökmeyi, partide butlan yapmayı, partiye kayyım koymayı tehdit unsuru yaparak arkadaşlarımı terk etmeye zorluyor.
Kendisine cevabım şudur: Öyle Cumhuriyet Halk Partisinde gerçek cumhuriyetçilerde menfaat için, makam için arkadaş satacak etkin pişmanlık yapacak kimseler yok. Ama senin son pişmanlığın fayda etmeyecek Erdoğan.
Son pişmanlığın fayda etmeyecek. Makam mevki gözetmeden, başıma ne gelir demeden ya da buradan bir fırsat nerelere giderim ne imkanlar bulurum demeden davasına sahip çıkanlara, arkadaşlarına sahip çıkanlara, namuslu insanlara sahip çıkanlara selam olsun. Gerçek Cumhuriyet Halk Partililer onlardır. Hepsinin alnından öpüyorum."
'İstanbul mücadelemizin 104., İzmir mücadelesinin 1 günü'
Özel, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile ekonomiyi eleştirerek konuşmasına devam etti. "Merkez Bankası bugüne kadar 60 milyar dolar rezerv satmıştır. Darbenin ilk faturası 2,4 trilyon liralık kamu zararıdır. Ekonomide son 34 yılın en büyük yabancı sermaye çıkışı yaşanmıştır. Borsada panikle 1,5 trilyon liralık değer kaybı yaşanmıştır. Türk lirası 19 Mart günü yüzde 4. Bugüne kadar yüzde 8 değer kaybı yaşamıştır" dedi.
Özel, İzBB operasyonuna da tepki gösterdi.
"Demokrasiye dönüşsün diye beklerken birileri adaleti katletmeye devam ediyorlar" diyen Özel, "Buradan bütün Türkiye'ye ilan ediyorum ki bugün 100. kara gün İstanbul mücadelemizin 104. günüdür. İzmir mücadelesinin 1 günüdür" ifadelerini kullandı.
Operasyonun İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ihbarıyla yapıldığı iddialarını ise "dezenformasyon" olarak nitelendirdi.
Leman saldırısına tepki gösterdi: 'Hepimiz susarken Mavi Marmara'ya destek karikatürü çizdiler'
Özel Leman saldırısını da yorumladı. "Peygamberlerin adını alanlar burada ölüyor diye resmedilmiş ve bu şekilde açıklanmış bir karikatür" dedi. Şöyle konuştu:
"Peygamberin resmini çizdiler saldırın Leman'a. O Leman, o Leman hepimiz susarken, hepimiz susarken Mavi Marmara'ya destek karikatürü çizen Leman'dır. O Leman hepimiz susarken İsrail'e ticarete karşı cephe alan Leman'dır. O Leman Motokurye Samet'i kapak yapmış. Ve Samet'in kardeşine destek olmuş Leman'dır.
Ben rahmetli Samet'e, kız kardeşine, Leman Gazetesi'nin bugüne kadar Filistin davasına sahip çıkışına doğrudan şahit olmuş bir okurlarıyım. Leman Gazetesi'nin üstünde tepinerek hakikati ezemezsiniz. Yapılmamış bir saygısızlık üzerinden o toplumsal lince de sessiz kalmam. Herkes doğru yerde durmayı bilecek.
Yarın yarın 2 Temmuz Madımak'ın yıldönümü. Öyle Madımak'taki canların üzerine hunharca yürüyenlerin, hedef gösterenlerin, Allahsızlar dinsizler diye saldıranların Türkiye'ye neyi yaşattığı ortadadır. Herkesi metanete, aklı selime, doğru yerde durmaya davet ediyorum. Bu bu yüz karası tablonun ortadan kalkması için yapılacaklar bellidir. Hukuksuzluklar bitmeden düze çıkamayız. Demokrasiye ve adalete dönülmezse zorunluluktur."
'2 Kasım 2025 Pazar günü bizim adayımız Ekrem İmamoğlu'dur'
Özel, seçim için de tarih verdi ve şu ifadeleri kullandı:
"Anayasaya göre yapılacak erken seçimde Recep Tayyip Erdoğan aday olabileceğine göre 2 Kasım 2025 Pazar günü bizim adayımız Ekrem İmamoğlu'dur. Karşımıza ister Erdoğan kim çıkarsa çıksın. Sandık istiyoruz. Seçim istiyoruz. Kararı millet versin istiyoruz. Milletten kaçmayın. Biz adayımızla, örgütümüzle, enerjimizle buradayız. Hakem millettir. Gelin milletin karşısına çıkalım. Biz milletle yürümeye devam ediyoruz. Bütün İstanbul'u iradesine sahip çıkan tüm İstanbulluları bu akşam 20:30'da Saraçhaneye eyleme bekliyorum eyleme. Milletimizi 2 Kasım Pazar sandığa bekliyorum. Gazinin partisini iktidar yapmaya. Ekrem Başkanı Cumhurbaşkanı yapmaya."
| İzBB'ye operasyon: Eski belediye başkanı Tunç Soyer, dönemin üst düzey bürokratları ve CHP İl Başkanı gözaltında |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.