Sayfa yolu
Özgür Özel: 60'a yakın vekil ya da yakınlarının doğrudan ya da bir aracı hesabıyla fonlarda oldukları söyleniyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 29.10.2026 , 00:01 Güncelleme Tarihi: 29.10.2026 , 00:25
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon krizine ilişkin, "80-85 kişilik liste herkeste var ama şimdi görevden alınan bir basın sözcüsü vardı, gerçek ismi yine mahlas isim kullanıyordu, bunun tarafından o kadar çok liste ve isim oraya buraya yollanmış ki o gelen listenin doğruluğundan emin olamıyorsunuz. Mahinur Hanım'ın babasının isminin verilmesi doğruydu. Yanlış çıktı ve neyi gördük? AK Parti'nin elinde liste var ve TC'lerine kadar biliyorlar. Biz isim gizliyor değiliz ama teyit edebilmemiz için doğru olanın, doğru liste elinde olan Erdoğan'ın bu listeyi teker teker açıklaması lazım" dedi.
Sözcü TV'de canlı yayına katılan Özel, güç odakları arasında çatışma yaşandığını ve yaklaşık 60 kişinin söz konusu fon vurgunu ile anıldığını iddialarına değindi.
'Erdoğan'a yakın üst düzey bürokrasi var'
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Fon meselesinde isim isim net olarak AK Parti içinde şunlar bu tarafta bunlar bu tarafta diyemem ama bir Erdoğan’a çok yakın üst düzey bürokrasi var. Bir de Adalet Bakanlığı, Adalet Bakanı ve onunla birlikte İstanbul’dan gelen ve esasen hepimize çok vicdansız ve acımasızca düşmanlık eden bir iktidarın iftirayla sürdürülmesini kendilerine görev edinmiş bir ekip var. Onun yanında milletvekilleri, milletvekili grubunda önemli sayıda kişinin olduğu söyleniyor. İşte 60’a yakın milletvekili ya da yakınlarının doğrudan kendilerinin ya da bir aracı hesabıyla bu fonlarda oldukları söyleniyor.
Özlale'nin açıklamaları
Fon toplantısında tutukluları ziyaret etmek için heyet kurduk. Ben Soma komisyonunda vardım. 15 Temmuz komisyonu biliyorsunuz. Hatta ben görev yaptım. Soma’daki tutuklularla cezaevinde komisyonu yaptığı görüşmede rahat rahat soruyorsunuz. Sonra 15 Temmuz komisyonu, biliyorsunuz, çalışıyordu. Tutuklularla görüşme fikrine AK Partililer çok şiddetli şekilde karşı çıktılar ve komisyon o meseleyi yapmadı. Bazı soruların sorulmasını ya da yanıtlarının verilmesini istemiyorlardı. Cezaevi şartları ve cezaevindeki bazı mülakatların bazı sorulara verilecek cevapların hakikate ulaşma konusunda ne kadar etkili olduğunu da bilirim. Gerçeğe, hakikate ulaşmak için oraya gidip sorular sormak istiyoruz. Ben mesela açık söyleyeyim, Ümit Özlale’nin Mahinur Hanım’ın babasının ismini açıklamasını doğru buluyorum. Aynı isim, soyisim doğru, hatta MK numarasına kadar doğru, ama TC başka birisine ait. O da Bartınlı bir AK Partili. Fon vurgununu fırsata çevirmeye çalışıyorlar. Elinde net bir bilgi olan siyasetçinin bunu bir kere siyasi etik gereği gizlemesi mümkün değil. Yani, nasıl bir gazeteci kamu yararına olan bir istihbaratı değerlendirirse, mesleğini yapmamış olur; biz de siyasetçi olarak izlersek, suçun bir parçası oluruz. 80 85 kişilik liste hepinizde sizde de var, herkeste var ama bu listenin kimdi Adalet Bakanlığı kaynakları tarafından daha doğrusu yanlış söylemeyeyim böyle deyince de bütün adalet bakanlığını da suçlamak olmaz şimdi görevden alınan bir basın sözcüsü vardı gerçek ismini de mahlas isim kullanıyordu bunun tarafından o kadar çok liste ve isim oraya buraya yollanmış ki o gelen listenin doğruluğundan emin olamıyorsunuz. Şimdi Mahinur hanımın babasının isminin verilmesi doğruydu yanlış çıktı ve neyi gördük AK Parti’nin elinde liste var ve TC’lerine kadar biliyorlar.
Sarıgül soruşturması
Sayın Sarıgül YENİ Parti’nin kurucularından bir tanesi. Murat Ağırel’in de tutuklanmasıyla bir döndük baktık ‘ne oluyor?’ diye… Bu sefer bir haberi yapmama suçuyla içeri atıldı. Bunlar artık kara mizah olabilecek şeyler. Orada havada uçuşan pek çok bilgi var. Meselenin şu boyutunu çok önemsiyorum. Soruşturmada gizlilik var ama dosyalar medyaya geçiyor ve onların üzerine konuşuyoruz. Daha önce savcılık-gizli tanık ifadeleri diye birçok yalan medyaya servis edilmişti. Şimdi soruşturmada gizlilik kararı olan 2 dava var. Biri Sarıgül ‘şu ifade var bu ifade var’ diye. Biri de fon meselesi. Burada bir tane ifade tutanağı yok, oradaki gizliliği ihlal AK Parti’yi yakıyor. Diğerindeki gizlilik ihlali YENİ Parti’yi tartıştırıyor. Gizlilik kalksa ifade tutanaklarını görsek… Pazartesi günü kendisini davet ettim, oturduk konuştuk, disiplin süreci için elde delile ihtiyaç var. Ama ortada sadece sızıntılar var. Bu sebeple kendisi üyeliğini askıya almak istedi. Bugün bildirimini yaptık ve üyeliği bitti. Ama soruşturmada gizlilik kalktığında ve gerçekler ortaya çıktığında esasen bir şey söylenebilir. Kendisi bana büyük bir kumpasa uğradığını söyledi. Kendisi bunların tamamen iftira olduğunu, haksızlığa uğradığını gözyaşlarıyla anlattı. İfadeleri görmeden gerçeği, haklıyı, haksızı söyleyemeyiz. Vahim iddialar doğru çıkarsa, Sarıgül'ü biz de savunamayız, en sevdikleri de savunamaz, bu kadar net."
'Sarıgül'ün Yeni Parti üyeliği bitti'
"Kendisi partimize başvurarak ‘üyeliğimi askıya alın’ dedi. Siyasi partilerde üyeliği askıya almak diye bir şey yok, o istifa olarak değerlendiriliyor. Bu talebi biz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bugün bildirimini yaptık ve üyeliği bitti. Partimizle bir bağı yok ama o soruşturmadaki gizlilik ortadan kalkıp gerçekler ortaya çıktığında esas olarak bir şey söylenebilir.
Cemil Tugay'ın adaylığı
İzmir’in öfkesini yeterince dindiremediğimiz ortada. Biz Manisa’da %18 aldığımız gün, İzmir’de 60 alıyorduk. Manisa %60 alırken İzmir’de %48 alınır mı? Topyekûn bir yanlışımız var. Bizim hiçbirimizin kendini kenara ayırmaması lazım. Yani İzmir’e genel başkan olarak beni liste başına, Genel Sekreteri liste başına koy. İstanbul’da yer kalmadı, İzmir’e liste başı koyduğuna da yazık. İzmir’e de yazık İzmir’deki siyaset alanını daralt, İzmir’i tanıma, çantada keklik görüp falan bu hatalar bir kişinin hatası değil. 5 aday adayını ankete koyduk. Anketin sonucunda küçük bir farkla da olsa Cemil Tugay önde çıktı. Biz de Cemil Tugay'ı aday gösterdik. Elim kırılsaydı da aday göstermeseydim. Cemil Tugay'ı İzmir'de gördüm, perişan olmuş, izmarit olmuş. Genel seçime kadar dursun. Biz iktidar olacağız. Umarım dokunulmazlıkla falan milletvekilliğine kaçırmazlar onu."
'Mansur Yavaş aday mı' sorusunu yanıtladı
Cumhurbaşkanı, Ankara'nın bekleyen büyük projeleri için Mansur Başkan'dan imzasını istemiş, desteğini istemiş; o da bakanına 'çalışın' demiş. Bundan daha doğal bir şey yok, haberim var, şaşılacak bir durum yok, beklenen bir şeydi. Mansur Başkan ne yapsın, gizli mi görüşsün? Görüştüğünü kendisi paylaşıyor. Mansur Başkan konusundan benim herhangi bir şüphem yok. Aramızda en ufak bir sorunumuz yok. Mansur Bey'in yaklaşımına saygı duymak lazım. O diyor ki: Ben belediye başkanıyım, görevimin başındayım, görevimi yapacağım, günü gelmeden de bunu konuşmayacağım. Bu saygıyla karşılanması gereken bir durum. Mansur Yavaş kimsenin ihmal edemeyeceği, Türkiye için önemli bir seçenektir. Ama şu anda adayımız Ekrem İmamoğlu. Ekrem Başkan aday olamıyorsa, o gün gelince değerlendirilecek bir seçenektir Mansur Yavaş.
'Ben aday değilim'
Benim aday olacağım iddiası külliyen yalan. Kazanacak iki aday varken Türkiye'yi karanlığa itenin sorumluluğunun hatasını tekrar etmek istemem. Ben seçeneklerin arasına kendini koyan birinin nasıl bir ihtirasla Türkiye'nin önünü kararttığını, hayatını kararttığını gördüm; o yüzden benim seçeneklerimin arasında ben yokum. İhtirasa kapılmak yok, benim görevim doğru adayı bulmak. Bu yanlışı yapmayacağım dedim, ben o noktadayım kendim açısından. Ben kendimi bir seçenek olarak kendi aklımda da tutmuyorum, ortada da tutmuyorum."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.