Sayfa yolu
Özel: Erdoğan’ın cuntacı olduğunu mahkemede ispatlayacağım
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 09.04.2025 , 11:37 Güncelleme Tarihi: 09.04.2025 , 12:55
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son dönem partisinde yaşanan gelişmelere, 21. Olağanüstü Kurultay'a ve "cunta" tartışmasına ilişkin Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı.
Özel, olağanüstü kurultayla ilgili partileri üzerine yürütülen her türlü tartışmayı "sandığa gömdüklerini" söyledi. Erdoğan’ın kaybetmekten çok korktuğunu belirten Özel, başlattıkları imza kampanyasına işaret etti. Kampanyada imzaların gerçekliklerinin "bağımsız otoriteler tarafından denetleneceğini" kaydetti.
'Amaç kayyum atayıp partiye çökmekti'
Kurultayla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
"Biz bu kurultayı CHP’ye kayyum atamaya niyetlenene ve buna cüret edebilen anlayışa meydan okumak için yaptık. Bu anlayış cesareti şuradan alıyordu: Bursa’da bir meczup, Bursa il başkanına şaibeli kurultay diye iftira attı. Bursa il başkanımız şikayet etti. Erdoğan, bunu Ankara’ya çekti ve bunu fırsata çevirip, bir yıl açık tutup ikide bir şaibeli kurultay diyordu. Ben Erdoğan’ın şaibeli kurultay lafına bilerek yanıt vermiyordum. Çünkü bir liderin başka bir partinin kurultayına laf etmesinin siyaseten bir karşılığı yok. Ama burada bir tuzak vardı. Sonra bir süre sonra çok kötü niyetli kişiler bu tuzağa düştüler. Şaibeli kurultay meselesine cevap vermeye, bu iddiaları kaale alınacak iddialarmış gibi yalanlamaya, birileri doğrulamaya geçti. Hem de meczupların ifadeleri üzerinden.
Amaç bunu bir fırsata çevirip partiye kayyum atayıp partiye çökmekti. Aslında temel niyetleri hem ön seçim sürecini ve bu mücadele sürecini baltalamaktı. Burada da en güvendikleri şey CHP’de çoklu yapılar var, birbirlerine düşürmek. Kurultay hem genel başkanlık oylamasıyla hem de parti meclisi listemizin tarihte görülmemiş şekilde, en azından 50 yıldır görülmemiş şekilde hiç delinmeden geçirilmiş olması partinin birlik ve bütünlüğü açısından çok önemli bir mesaj."
'Dünya siyaset tarihinin en büyük güvensizlik oyu olacak'
Tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için başlattıkları kampanyada 7 milyonun üzerinde imza topladıklarını belirten Özgür Özel, "Dünyada otoriter popülist liderlerin nasıl geldiği, nasıl yükseldiği, ülkelerine neler yaptığı konusunda onlarca kitap var. Otoriter popülist liderlerin nasıl yenildiği konusunda bir kitap var o da yazım aşamasında. Şu anda Türkiye’de yazılıyor. Bitmiş değil" dedi.
Özel kampanyanın "dünya siyaset tarihinin en büyük güvensizlik oyu olacağını" savundu. Hedeflerinin seçmenin yarısından bir fazlası olduğunu belirtti.
'Avrupalılar ilk üç gün bocaladılar'
İmamoğlu'na yapılan peş peşe operasyonlar için "Ekrem İmamoğlu’nu iki dosyadan, yani ikisinden birden sorguluyorlar. İki ayrı dosya var soruşturma ayrı ayrı yürüyor. Tanıklar, delillerin ayrı olması lazım. İki dosya tam aynı saniyede tekamül ediyor ve işlem başlıyor. Bir gece önce de diploma iptal edildi. Bunun yargı eliyle siyasi operasyon olduğu çok açık. Bütün hesap dünyaya itibarsızlaştırmak için... Avrupalılar ilk üç gün bocaladılar. Çünkü en temel değerleri şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele. Erdoğan daha Saraçhane şokunu atlatamadı. Devamında Maltepe iyi bir cevap oldu. Devamında Samsun’a gidiyoruz, yarın (bugün) Şişli’deyiz. Ve durmayacağız" ifadelerini kullandı.
Cunta tartışması: 'Bir şartla geri alabilirim'
Özel "cunta" tartışmasıyla ilgili soruyu da cevapladı. Neden bu nitelendirmeyi yaptığı şöyle anlattı:
"Bir darbe, askeri veya sivil olsa o darbe halkın iradesine karşı yapılır, onu yöneten yapıya cunta denir. Erdoğan genel seçimlerde aldığı oyla Cumhurbaşkanı. Yani bir sürü itirazımız var. Öncesinde, seçim sırasında, sonrasında... Ve referandumda... Ama sonuçta meri anayasaya göre YSK’nin kararına göre aldığı sonuçlarla cumhurbaşkanı. Ancak bu yerel seçim sonucunda Ekrem İmamoğlu belediye başkanı. Bu yerel seçimi ortadan kaldırmaya yönelik kayyım atama niyeti çok belli. O meydanlar olmasaydı kayyum atayacaktı. Seçilmişi anti demokratik yollarla uzaklaştırmaya çalışıyor. İkincisi gelecek seçimde kendisiyle yarışacak bir adayı diplomasını iptal ettirerek, 5-6 davayla aday olamaz hale getirmek istiyor. Yani kendi rakibine darbe yapıyor, bir sonraki cumhurbaşkanına, bizim cumhurbaşkanı adayımıza darbe yapıyor. Ve şu anda o cuntanın başında.
Ben mesela Erdoğan’dan (o sözü) geri alabilirim. Şartı şudur: Der ki bu yaşananlarla benim bir ilgim yok. Ama bu bir darbe girişimidir. Bu darbeci... Çünkü bu yalancı şahitler, gizli tanıkların yalan ifadeleriyle ispatlanamayan kanıtlarla birlikte benim bu darbede bir şeyim yok. Birileri darbe yapmaya çalışmış. Aynı zamanında Gülencilerin bana yapmaya çalıştığı gibi... O 17-25 Aralık'ı da kendine darbe girişimi olarak görüyordu, 15 Temmuz'u da... O dönem MİT başkanının ifadeye çağrılmasını da... Onu yapan savcılara, polislere darbeci dedi.
Eğer Akın Gürlek’e darbeci diyorsa, ben darbenin arkasında değil, karşısındayım diyorsa, ben Erdoğan’ı demokrasiden yana koyduğu tavırla tebrik de ederim. Ama bu operasyonla ilgili yaptığı her yorumda, aynı Ergenekon, Balyoz‘da yaptığı gibi bunun savcısı benim diyor, savcıyı sahipleniyor. Savcıyı oraya atayan da o. Giderken de 'İstanbul’da sana ihtiyacım var Akın' demiş. O da o ihtiyacı görüyor."
Erdoğan'ın açtığı dava hakkında ise "Erdoğan’ın cuntacı olduğunu mahkemede ispatlayacağım. Belki birinci kademe mahkemesi etkileri altında olabilir ama en sonuna kadar gidip bu davayı kazanıp, onun cuntacı olduğunu karara bağlatabilirim" dedi.
'Demokrasiyi savunanlarla aynı safta olacağız'
Özel şöyle konuştu:
"Müdafai Hukuk hareketi yüz yıl önce başarılı olduğu gibi bence yine başarılı olacak. Gelecek seçimler otokrasi mi demokrasi mi diye bir referanduma dönecek. Demokrasiyi savunanlarla aynı safta olacağız, otokrasiyi savunanlar belli, zaten karşılarındayız. Ama bu AKP ve MHP seçmenini otokratların, cuntanın tarafında bırakacağız demek değil, onları da demokrasiyi savunma zeminine davet ediyoruz. Çünkü AKP seçmeni, AKP’ye oy verdiği ondan memnun olduğu dönemlerde bunları sandık sayesinde yaptı. Sandığı elinden alırsak bunun da bir kıymeti kalmaz. O yüzden çağrımız demokrasiye inanan herkese ve buluşabileceğimiz en ortak zemin, sandığı savunmak. Bugün sandığı savunma karşısında hukuk alet ediliyor. Dolayısıyla hukuku savunmak tabi."
| CHP'nin olağanüstü kurultayına iptal başvurusu |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.