Sayfa yolu
Osmaniyeli yurttaşlar anlattı: Kurumlar yardım etmedi, varımı yoğumu verip çadır satın aldım
sol - osmaniye
Yayın Tarihi: 17.02.2023 , 07:17 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 10 ili etkileyen 7,7 ile 7,6 büyüklüğündeki depremlerde, açıklanan son verilere göre 38 bin 44 yurttaş hayatını kaybederken, on binlerce yurttaş ise yaralandı. Deprem bölgelerindeki arama kurtarma çalışmaları sürdürülürken, depremzedelerin yaşadığı sorunlar da devam ediyor.
Depremlerden etkilenen iller arasında yer alan Osmaniye'de ikamet eden yurttaşlar, depremin ardından yaşadıkları süreci soL'a anlattı.
'Hiçbir resmi kuruluştan yardım görmedim'
"Burada gıda ihtiyacı var. Hiçbir şeyin satışı yok, bulamıyoruz. Vatandaşın ihtiyacı gıdaya var. Bir giysi bir sene gider ama yiyecek, içecek sıkıntı" diyen 60 yaşındaki Ramazan Özdemiralp isimli yurttaş, "Biz Osmaniye Belediyesi'nden bir bardak su bile görmedik bu mahallede. Vatandaşın çadıra ihtiyacı var, görüyorsun şu çadırda 35 insan yatıyor gece. Ne yapacağız? Sabaha kadar içinde çömelip bekliyoruz. Hiçbir resmi kuruluştan yardım görmedim, bir ihtiyacımız temin edilmedi" dedi.
Özdemiralp, "Şu gördüğünüz çadıra bir saat sonra 35 insan sabahlayacak. Hiçbir yerden çadır alma şansımız olmadı. Ben gidip bu çadırı 2 milyara satın aldım. İşim yok gücüm yok, işler durgun varımı yoğumu verip ben bu çadırı aldım" dedi.
'Beni idam da etse ben oyumu vermem'
Depremlerin ardından AKP hükümetinin depreme ilişkin politikasını eleştiren Özdemiralp, şöyle konuştu:
"Doğruyu söylediğin zaman hakkınızda dosya hazırlanır, bu sefer tek tek cezaevine gönderirler. Yani doğrusunu da söyleyemiyoruz, hepsini içimizde tutuyoruz. Bugün halk dışarıdan yardım gönderiyor, vatandaşın gönderdiği yardımın önünü keserek el konuluyor, AKP'nin etiketi vurularak dağıtmaya çalışılıyor. Yardım etmeye mi çalışıyorsun, oy toplamaya mı çalışıyorsun? Sen daha oy mu peşindesin? Beni idam da etse ben oyumu vermem.
Elinizi vicdanınıza koyun. Gelen çadıra el koyuyorsunuz, gelen gıdaya el koyuyorsunuz. İlla AKP etiketiyle mi gıda dağıtmak lazım? Hayır, böyle bir adalet yok dünyada. Kim el atarsa, herkes Allah razı olsun diyecek. Seçimde perde arkasındayken herkes elini vicdanına koyarak mührünü basar. Benim yaşım 60 ben bugüne kadar, böyle bir felakette oy toplama görmedim."
'Engel oluyorsunuz, hepimiz görüyoruz'
TKP'nin Osmaniye'de gerçekleştirdiği deprem dayanışmasına ilişkin de konuşan Özdemiralp, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün çalışan kim varsa onu içinde tutar, 'Allah razı olsun' dersin. Bugün Türkiye Komünist Partisi niye ev ev dolaşıyor? Sizin ihtiyacınız ne diye, neden ev ev dolaşıyor? Dolaşıyor üç tane görevli, diyor ki 'Neye ihtiyacınız var?' Gıda diyorsun, yazar gıda. Ne var? Mama, mamayı yazıyor. Ne var? Suyu yazıyor. 24 saat sonra adrese gelip teslim ediyor. Siz buna engel oluyorsunuz, görüyoruz, hepimiz görüyoruz. Bugün halka yardım etme zamanı mı, oy toplama zamanı mı?"
'Resmen ölüme terk edildik'
Osmaniyeli başka bir yurttaş ise ölüme terk edildiklerini söyleyerek, "AFAD'ın 7 bin tane kurtarıcısı var diyorlar. 7 bin tane seni mi kurtaracak, beni kurtaracak, kimi kurtaracak? Senin Hatay'da AFAD binan yıkılıyor, sen daha kendi temelini yapamıyorsun" dedi.
Osmaniyeli yurttaş, depremin ardından yaşanan sürece ilişkin şöyle konuştu:
"Diyorsun ki devletim var, sırtım devletimde. Sen bütün telefonları kapatıyorsun, bütün şebekeleri kapatıyorsun, bütün elektrikleri kapatıyorsun, hiç bir kepçen gelmiyor, hiç bir polisin yok. Bu mu yani? Sen bütün insanları çaresiz bıraktın, ölüme terk edildik. Resmen ölüme ölüme terk edildik.
Üç gün boyunca telefon çalışmıyor, hiçbir yeri arayamıyoruz. Kusura bakılmasın ölüme terk edildik, bütün insanlar hala enkaz altında. Dış devletlerden kepçe geliyor, dış devletten insanlar geliyor da bizi kurtaracak. AFAD'ın 7 bin tane kurtarıcısı var diyorlar. 7 bin tane seni mi kurtaracak, beni kurtaracak, kimi kurtaracak? 7 bin tane ne ya? Senin Hatay'da AFAD binan yıkılıyor, sen daha kendi temelini yapamıyorsun."
'Sil baştan, anadan doğmuş gibiyiz'
Deprem anında yaşadıklarını aktaran Rıdvan Yürekli isimli yurttaş da, apartmanda yaşayan diğer ailelerle birlikte hasar alan binada mahsur kaldıklarını belirtti. Evlerine yakın bir yerde oturan kardeşinin apartman kapısını kırarak kendilerini kurtardığının belirten Yürekli, "Kardeşim demir kapıyı tekmeleyerek kırdı ve kapıyı açtı. Kapıyı açar açmaz 50 metre kadar ileri gittiğimiz gibi arkamızdan evimiz yıkıldı" dedi.
Depremin ardından yaşanan sürece ilişkin "Elektrikler kesildi, hava yağmurluydu. Her şeyin bittiğini sandık" diyen Yürekli, devletin depremin ardından yetersiz kaldığını belirterek şöyle konuştu:
"Deprem olalı 10 gün olmuş, çadır alamadık. Üç, dört aile annemlerde kalıyoruz. Onun da iki göz odası var, hepimiz sıkışarak kalıyoruz. Erkekler kışın bu soğuğunda dışarıda mecbur tur atıyor, çocuklar da iki göz oda da kalmaya çalışıyor."
"Çadıra, çocuk elbiselerine ihtiyacımız var. Bütün her şeyimiz enkaz altında kaldı. Sıfırdan, sil baştan, anadan doğmuş gibiyiz" diyen yurttaş, TKP'nin Osmaniye'de kurmuş olduğu kriz masasına ilişkin ise "Ben çok güzel karşılıyorum. Bence herhangi bir sakınca yok. Ben de sol görüşlü bir insanım. Her türlü kapımız açık. Yaşasın halkların ve emekçilerin kardeşliği" dedi.
'Hepsine bakan benim o da tek yevmiye ile...'
Yaşanan depremlerde 90 akrabasının yaşamını yitirdiğini aktaran bir başka yurttaş ise ailede çalışan tek kişi olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Akrabalarımın hepsi Adıyaman'daydı ve 90 kişilik cenazemiz var. Bize yardımcı olan kimse olmadı. Ben iki tane de yeğenime sahip çıktım. Onların bütün sorumluluğunu ben aldım. Kendi çabamla tek başıma çalışan bir insanım. Turizme gidip geliyorum, aşçıyım. Bir tek siz geldiniz başka kimse gelmedi yanımıza. Buranın tek geliri benim, ben de hastalansam evin katkısı yok.
Çalışan bir tek benim. Şu an devlet yardımı alıyoruz, 1400 TL alıyoruz ama yeterli değil. Üç tane oğlan ben okutuyorum, iki tane de emanet aldım. Onlara da bakma sorumluluğunu aldım. Annemin de sorumluluğu bende, onun da hastalığı var, tedavileri oluyor. Hepsine bakan benim o da tek yevmiye ile. O da burada değil, sezon açılınca gidiyorum, yedi ay sekiz ay orada çalışıp buraya geliyorum."
'İlk günden bugüne kadar yardımlarını eksik etmediler'
Sedat Özdemir isimli, yurttaş ise Osmaniye'nin durumuna TKP'nin Osmaniye'de gerçekleştirdiği deprem dayanışmasına ilişkin şöyle konuştu:
"Depremden çok zarar gördük ve hala da bu şoku üstümüzden atamadık. Bir gönüllü olarak burada insanlarımıza yardım ediyoruz. Türkiye Komünist Partisi'nden arkadaşlarımız geldi ve hala da buradalar. Ellerinden gelenin fazlasını yapıyorlar. Depremin olduğu ilk günden bu güne kadar yardımlarını eksik etmediler.
Gece gündüz çalışıyoruz. Tek tek ihtiyaç sahiplerini dolaşıyoruz ve ihtiyaçları tek tek defterimize not alıyoruz. Ayakkabı, giysi, gıda, battaniye, ısıtıcı, çadır hepsini yazıyoruz ve tek tek gidip yardımları iletiyoruz. Burada görevde olan arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz."
'Belediyeden yardım gelmedi'
Bazı belediye kurumlarında çalışan kişilerin, depreme yönelik yardımları tanıdıklarına ilettiğini aktaran Özdemir, şu ifadeleri kullandı:
"Bize herhangi bir belediyeden yardım gelmedi. TKP'den başka kimse yardıma gelmedi. Şunun altını çizmiş olayım; bazı belediye kurumlarında çalışan arkadaşlarımız var. İlk önce eş, dost arasında yardımda bulunuyorlar, ondan sonra diğer insanlara yardımı iletiyorlar. İlk önce ihtiyaç sahibi insanlara yardımı ulaştırıp, ekmeğe muhtaç olan arkadaşlarımıza yardım edip ondan sonra diğer dostlarımıza yardım etmemiz gerekiyor."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
