Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Okullarda tehdit giderek büyüyor: Bir hafta içindeki bu dört gelişme bize ne anlatıyor?

AKP iktidarı eğitimde yıllardır sistematik olarak devam eden gerici saldırısını Yusuf Tekin’in bakanlığı döneminde bambaşka bir boyuta taşıdı. Okullar tarikat ve cemaatlerin “oyun” alanına dönerken, sadece geçtiğimiz hafta yaşananlar tehdidin boyutunun ulaştığı noktayı gözler önüne sermeye yetiyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 16.02.2026 , 10:45 Güncelleme Tarihi: 16.02.2026 , 12:48

Dört gün içinde yaşanan ve soL’da haberleştirdiğimiz dört konuyu hatırlatarak başlayalım:

12 Şubat 2026: Diyanet İşleri Başkanlığı bir yönetmelikle verilen kurs açma yetkisi için ilk adım İstanbul'da atıldı. Vali Davut Gül, müftülükle birlikte karar alıp 100 yeni Kuran kursu açacaklarını duyurdu. Gül Kuran kurslarıyla Milli Eğitim'in kreşlerini bir tuttu.

13 Şubat 2026: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla 81 ile gönderilen yazıyla, okullarda "ramazan temalı etkinlikler" düzenleneceği duyuruldu. Öğretmenler karara tepki gösterdi, okulların "cemaat ve vakıf projeleriyle kuşatıldığını" hatırlattı.

13 Şubat 2026: AKP iktidarının aile öyküsü, Milli Eğitim Müdürlükleri eliyle tüm öğrencilerin hayatına sokuluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın babası olan Özdemir Bayraktar’ın hayatını konu alan belgeselin tüm öğrencilere izletilmesi için okullara talimat gitti.

15 Şubat 2026: Milli Eğitim Bakanlığı, milyonlarca öğrencinin bir öğün ücretsiz yemek talebini "kaynak yok" diyerek geri çevirirken, gerici vakıfların çatı platformuyla el ele verip okullarda "Ramazan süslemesi" yarışması başlattı. Kazanan okulun müdürü ve öğretmenleri Umre'ye götürülecek.

Evet, AKP iktidarı uzun süredir Cumhuriyet ve laiklik karşıtı ciddi bir gerici saldırı yürütüyor. Bu saldırının asıl hedefinin okullar ve dolayısıyla öğrenciler olduğu da ortada.

Yukarıda hatırlattığımız dört soL haberinin dördü de bu saldırıda bir yere oturuyor.

Okullara giden ramazan genelgesi, Erdoğan’ın damadının ailesine dair belgeselin izletilmesine yönelik talimat ve ramazan süslemeleri masum adımlar değil, sistematik bir saldırının parçası.

Eğitim tarikatlara emanet

Bu saldırıların tamamında tarikat ve cemaatler başrol oyuncusu olarak görev alıyor.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de açıkça itiraf ettiği üzere AKP iktidarı onlarca tarikat ve cemaatle “STK” adı altında protokoller yaptı.

Söz konusu protokoller aracılığıyla tarikat ve cemaatler MEB’e bağlı tüm okullara sızdı. Bu sızıntı yukarıda sözü edilen tüm buluşmalar eliyle tarikatların okullara kalıcı olarak girmesine olanak sağladı, sağlamaya devam ediyor.

Peki, nasıl yapıyorlar bunları?

İktidarın mutlak onayı ve desteğiyle.

Yine bu konudaki bazı haberlerini yeniden hatırlatalım:

“MEB Nakşibendi tarikatıyla bağlantılı Server Platformu üyesi olan İlim Kültür ve Sanat Vakfı'nın (İLKSAV) ülke genelinde düzenlediği “Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması”nı okullara açmayı da sürdürüyor. Platformun ülke genelinde proje ortağı “sivil toplum kuruluşları”nın işbirliğiyle düzenlediğini duyurduğu yarışma ilkokul, ortaokul, lise düzeyindeki öğrencileri hedefliyor. “Yetişkin” ve “ilahiyat” kategorilerinin de yer aldığı yarışmanın afişleri İstanbul'daki okullara ve okul girişlerine asılmaya başlandı.”

“İstanbul’da ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından okullara gönderilen 6 Kasım 2025 tarihli yazıda, Peygamber Sevdalıları Marmara Derneği’nce düzenlenen “O’nu Okut, O’nu Yaşa Siyer Yarışması”nın tüm okullarda "dersleri aksatmamak kaydıyla" yapılması istendi. Hüda-Par’a yakınlığıyla bilinen derneğin düzenlediği yarışma ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerini kapsıyor. Yarışmanın afişleri de okullarda asıldı.”

“Eğitimde tarikat ve cemaat kuşatması son hız sürerken Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), gerici faaliyetleriyle dikkat çeken birçok vakıfla art arda protokol imzalamaya devam ediyor. Bunun son örneği ise MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün 15 Mart’ta Verenel Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’yle imzaladığı protokol oldu. Söz konusu dernek, Nakşibendi tarikatının Yahyalı koluyla bağlantılı Safa Vakfı’na bağlı.”

“Eskişehir’in Sivrihisar ilçesindeki köylerde onlarca öğrenci Menzil tarikatının merkezi olan Buhara köyündeki ilköğretim okuluna gitmeye zorlanıyor. ‘Göndermezsek servis vermeyeceklermiş’ diyen veliler dayatmaya itiraz ediyor.”

Tarikatlar yetmedi bir de Ülkü Ocakları eklendi

Bir yandan tarikat ve cemaatlerin AKP iktidarı desteğiyle bu gibi etkinliklerle okullara sızma operasyonları sürerken, diğer yandan da Ülkü Ocakları’na alan açılıyor.

Ülkü Ocakları da yine iktidarın desteğiyle geçtiğimiz yıldan itibaren ülkenin birçok noktasında okullarda açıkça faaliyet yürütüp siyasi çalışmalarda bulundu. Ülkü Ocakları bu çalışmaları sadece lise düzeyinde değil, ilkokul düzeyine kadar yaydı, bu adımların destekçisi de yine iktidar partisi oldu.

Tehdit giderek büyüyor

Eğitim müfredatını giderek gericileştiren, okullara önerilen bilimsel kitaplara dahi tahammül edemeyip kitap toplatan bir iktidarla karşı karşıyayız. 

Eğitime, öğrencilere yönelik saldırı giderek ağırlaşırken, habere başlarken aktardığımız gibi itirazlar büyük önem kazanıyor:

"Laik eğitimi savunmak bireysel bir tercih değil, örgütlü bir sorumluluktur. Çocuklarımızın inançları üzerinden ayrıştırılmasına, okulların cemaat ve vakıf projeleriyle kuşatılmasına sessiz kalmayalım."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.