Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Oğuz Oyan: Türkiye'de büyük bir bölüşüm şoku yaşanıyor

Dolar/TL dün 17 sınırı aştı, bugün de yükselişini sürdürdü. İktisat profesörü ve Dayanışma Meclisi Üyesi Oğuz Oyan son gelişmeleri soL'a değerlendirdi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 08.06.2022 , 17:39 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz gün yaptığı konuşmada faizi yükseltmeyeceklerini, hatta daha da düşüreceklerini açıkladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati de bir röportajında "Enflasyonla birlikte büyümeyi tercih ettik" demişti.

Bu açıklamalar iktidarın döviz kurlarındaki yükselişi veya enflasyonu öncelikli sorun olarak kabul etmediğini, büyüme odaklı bir ekonomi politikasında ısrar ettiğini gösteriyor.

Dolar/TL dün 17 sınırı aştı, bugün de yükselişini sürdürdü.

Pandemi sürecini de içine katarak son yıllarda büyük kârlar eden Türkiye burjuvazisinin en önemli kuruluşu TÜSİAD'ın başkanı Orhan Turan'sa geçtiğimiz gün yaptığı bir konuşmada önceliğin enflasyonun dizginlenmesine verilmesi, bunun için gerekirse büyüme hızının düşürülmesi gerektiğini söylemişti.

Sermaye sınıfı son süreçte her ne kadar büyük kârlar elde etse, GSYH'dan aldığı pay emekçiler aleyhine büyüse de, Türkiye'deki yoksulluğun sürdürülebilir olmaktan çıktığını, bunun bir dizi toplumsal/sosyal soruna yol açma sınırına yaklaştığını, emekçilerin önümüzdeki dönemde giderek artan şekilde ücret artışı taleplerini dillendireceklerini gördüğü anlaşılıyor. 

İktisat Profesörü ve Dayanışma Meclisi Üyesi Oğuz Oyan son gelişmeleri soL'a şöyle değerlendirdi:

"KKM (Kur Korumalı Mevduat) üzerinden, enflasyonu dikkate alırsak, Aralık'tan Mayıs'a kadar TL'de reel kayıp olmadı. Yani Enflasyon ve dolar kuru paralel ilerledi. Ancak Mayıs'tan itibaren kurdaki yükseliş enflasyonu geride bıraktığından TL'de yeniden bir reel kayıp yaşandı. 

KKM zaten geçici olarak düşünülmüş akla ziyan bir projeydi, bunun böyle olacağı belliydi. KKM içerideki döviz talebini azalttı ama büyük bir dolarizasyon yarattı. 

Sonuçta enflasyon sınırlanamadığı için TL'nin değer kaybı devam etti.

230 milyar dolarlık bir kaynak gerekiyor ekonomiye. Dışarıdan borçlanmanın maliyeti çok yükselmiş durumda. Tüm bunlar TL'nin değersizleşmesine neden oluyor.

Hazine üzerine yeni yükler gelecek.

Erdoğan'ın faizi indirmeye devam edeceğiz demesi, enflasyon umurumuzda değil olarak algılanıyor. Artık ellerinde bunları düzeltecek araçlar da kalmadı. Arka kapı satışları üzerinden kuru stabilize etme imkanları azaldı.

Türkiye ekonomik bir yandan belirli bir tempoda büyümeye devam ediyor. Ancak halkta derin bir yoksullaşma var.

Türkiye 1980'leri de geride bırakacak şekilde bir bölüşüm şoku yaşıyor. Emekçilerin üretimden aldığı pay azalıyor. Bunu tüm istatistiklerde görebiliyoruz."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.