Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Öğrenciler kazandı: Vakıf üniversitelerinde geriye dönük ödenen kayıt ücretlerinin iadesinin önü açıldı

Denetimsizliğin kol gezdiği, vakıf üniversitelerin kârlarına kâr kattığı okul kayıt paralarında öğrencilerin mücadelesi kazanımla sonuçlandı. Geçmiş eğitim dönemlerine ilişkin olarak TEFE-TÜFE oranı üzerinde üniversitelere ödenen kayıt yenileme ücretlerinin iadesi için açılan davada kabul kararı çıktı. Yani geriye dönük ödenen kayıt ücretlerinin iadesinin önü açıldı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 13.09.2025 , 19:17

Vakıf üniversitelerindeki ücretler ve zam oranları çok uzun süredir gündemde. Fahiş zamlarla boğuşan öğrenciler haklarını aramak için yargı yoluna başvurdu, mücadele sonuç verdi.

Vakıf üniversiteleri, kamu tüzel kişisi olunmasına karşın uzun süredir kâr amacı güden özel işletmelere dönüştü. Fahiş kayıt ücretleri, kayıt yenileme ücretlerinde denetimsizlik  ve kanıksama hali söz konusu.

Geçtiğimiz iki yılda İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde kayıt döneminde okulun eski öğrencilerine uygulanan yüzde 100'ün üzerinde zamlara karşı öğrenciler hukuki süreç başlattı. Alınan tedbir kararı sonucunda kendilerine dayatılan TEFE-TÜFE oranı üzerindeki fahiş zamlardan kurtularak, eğitim hayatlarına devam edebilmelerinin yolu açıldı.

Tedbir kararının ardından açılan davalar da öğrencilerin lehine çıkmış ve Bölge Adliye Mahkemelerince kararlar kesinleşmişti.

Şimdiyse yeni bir kazanım daha elde edildi. Geçmiş eğitim dönemlerine ilişkin olarak TEFE-TÜFE oranı üzerinde üniversitelere ödenen kayıt yenileme ücretlerinin iadesi için açılan davada kabul kararı çıktı.

İstanbul Tüketici Mahkemesi’ne alınan karar sayesinde yalnızca içinde bulunulan eğitim  dönemi için değil, geçmiş yıllarda vakıf üniversitelerine ödenen fahiş ücretler de faiziyle birlikte iade alınabilecek.

Süreç nasıl başlamıştı?

Süreç, 2023 Ağustos ayında önce rektörlük önünde sonra da İstanbul Adliyesi’nde Bilgili Susmuyor Platformu kapsamındaki öğrencilerin düzenlediği eylemlerle başlamıştı.

Hukuki bir mücadele de başlatılması sonucu 2023-2024 ve 2024-2025 eğitim dönemlerinde İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yüzde 100’ün üzerinde yapılan zamlar, alınan tedbir kararları ve esasa ilişkin davalar sayesinde on iki aylık TÜFE ortalaması oranları olan yüzde 57,45 ve yüzde 64,91’e indirildi.

Şimdiyse geçmiş tüm senelerde ödenen kayıt yenileme ücretleri ile TÜFE arasındaki fark bedellerin iadesine ilişkin bir karar alındı.

Bilgili Susmuyor Platformu’nun avukatı Volkan Bora Uğur, mahkeme masrafları nedeniyle hukuki süreç başlatamayan öğrencilere dikkat çekti, “Almış olduğumuz kararlarda söz konusu zamların başta Anayasa olmak üzere ilgili mevzuat, hukuki  güvenilirlik ve öngörülemezlik ilkesine aykırı olduğu açıkça belirtiliyor. Buna karşın vakıf üniversiteleri dava açan öğrencilerin sayısının azlığına güvenerek tüccar bakış açısından vazgeçmiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Mücadeleyi gören Bilgi Üniversitesi zam oranını TEFE-TÜFE oranında yapmak zorunda kaldı

Dava sonrasında üniversitenin fahiş zamdan kaçındığını ve TÜFE oranına yakın bir artış gerçekleştirmesine dikkat çekti ve YÖK’ün denetimsizliği sebebiyle öğrencilerin vakıf üniversitelerinin insafına terk edildiğini belirtti.

Uğur şunları söyledi:

“Üniversitelerde verilen süreklilik arz eden örgütlü mücadeleler hukuki kazanımlarla pekişirse üniversiteleri bu açıdan caydırmak mümkün. Örnek olarak diğer vakıf üniversiteleri  fahiş zam politikalarına devam ederken davaların yoğunlaştığı İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde  geçtiğimiz yıllardan farklı olarak 2025-2026 yılı kayıt yenileme ücretlerinde TÜFE oranına yakın bir artış gerçekleşti.”

Bilgili Susmuyor Platformu’nun avukatı Volkan Bora Uğur

‘Yasak olmasına rağmen kâr ediyorlar’

2021 yılından bu yana yayımlanmayan YÖK Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu’nun yayımlanmamasının arkaplanındaki en büyük neden bu durumu görünmez kılmak. 

Avukat Uğur, “Üniversitelerin reklam  bütçesinin araştırma bütçesinden katbekat fazla olması, kariyer günleri adı altında sömürünün  meşrulaştırılması, ihaleler aracılığıyla sermayenin üniversiteleri bir kazanç kapısı haline getirmesi, kampüslerin AVM’lere dönüşmesi, holdinglerin eğitimi itibar elde etmek için araçsallaştırması tüm bunların sonucu” değerlendirmesinde bulundu.

Uğur sözlerine şöyle devam etti:

“Vakıf üniversiteleri öz kaynaklarını kullanmak yerine bütün ekonomik yükü öğrencilerin üzerine yıkmış durumda ve  her şeyden önemlisi yasak olmasına rağmen kâr ediyorlar. Bunu yaparken de dalga geçer gibi kâğıt ücretleri çok arttı gibi argümanlar öne sürüyorlar. Ancak gerçekleştirilen zam oranları  dolar kuruna göre bile fahiş oranda artış gösteriyor. Örnek olarak İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne ait kayıt yenileme ücreti 2022-2023 eğitim dönemi için 5.991,20 USD  iken; 2023-2024 döneminde 8.035,90 USD'ye, 2024-2025 eğitim döneminde ise 12.606,30 USD'ye artırılmış durumda.”

Sıra ticarethaneye dönüşen üniversiteler ve YÖK'ün geri adımını sağlamakta

Tedbir kararı fahiş zamlar nedeniyle eğitim hayatına devam edemeyen birçok öğrencinin hakkını araması için bir işaret fişeğiydi. 

Son kararla geçmiş yıllara ilişkin hukuka aykırı bir biçimde fazla ödenmiş olan fark bedellerin iadesini sağlama olanağı bulunuyor. 

Uğur, “Şimdi sıra hem toplumsal hem de hukuki alanda mücadeleyi büyüterek ticarethaneye dönüşen vakıf üniversitelerini ve YÖK’ü baskı altına almakta. Önümüzdeki  dönem vakıf üniversitesi mütevelli heyetleri eğitim hakkına yönelik saldırılarını tekrarladığı takdirde sonuçların onlar için oldukça ağır olacağını duyurmakta” diyerek durumu özetliyor.

TKG’liler ‘Özel üniversitelerde soyguna geçit vermeyeceğiz’ demişti, vermedi

Türkiye Komünist Gençli de sürecin başından bu yana özel üniversitelerin yaptığı fahiş zamların üstünün örtülmesine karşı mücadele verdi. “Hiçbir öğrenci ve ailenin bu zamları öngörmek gibi bir zorunluluğu olmadığı gibi, bütün faturayı tek başlarına ödemek gibi bir sorumlulukları da bulunmamaktadır” denilerek eğitimin bir hak olduğu, satılamayacağı ve şirketlerin kâr hırsına terk edilemeyeceğiyle ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapılmıştı. Tüm üniversitelerin devletleştirilmesinin gerekliliğinin vurgulandığı açıklamada öğrencilere çağrı yapılmıştı:

“Bu yazın başında Bilgi Üniversitesi merkezli olarak açtığımız hukuk mücadelesini yeni bir aşamaya taşıdık. Mahkeme özel üniversitelerin ara dönemde zam yapmalarını engelleyecek bir emsal karara imza attı.

Bu karara dayanarak hukuki örnekleri çoğaltmak, mücadelemizi yurt genelinde başka üniversitelere yaymak zorundayız.

Bize ulaşın. Hukuk mücadelemizi yaygınlaştıralım.”

Resim

Medyada el değiştirmenin yeni şifresi: MHP baskısı, kara para operasyonu ve TMSF

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.