Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Öğrenciler kadın cinayetlerine karşı ülkenin dört bir yanında ayağa kalktı

Son günlerde işlenen kadın cinayetleri ve istismarların ardından Türkiye'nin çeşitli şehirlerindeki birçok üniversitede eylemler gerçekleştirildi. Eylemlere yüzlerce öğrenci katıldı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 07.10.2024 , 22:11 Güncelleme Tarihi: 07.10.2024 , 22:41

Türkiye'de siyasetteki nefret diline ve ekonomik krizin derinleşmesine paralel olarak toplumda görülen yozlaşma ve çürüme günbegün daha da görünür hale geldi. Yalnızca birkaç gün içerisinde yaşanan olaylar, ülkedeki toplumsal çürümenin korkutucu bir boyuta ulaştığını gösterdi.

19 yaşındaki Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner, Semih Çelik isimli katil tarafından katledildi; İstanbul Beyoğlu'nda suç dosyası kabarık iki saldırgan, sokak ortasında bir kadına cinsel saldırda bulundu; şiddete ve cinsel istismara uğrayan iki yaşındaki Sıla bebek bugün hayatını kaybetti. Bunlara ek olarak kadınlar ve çocuklara yönelik başka şiddet ve istismar haberleri de ajanslarda yerini aldı.

Son yaşanan bu olayların ardından bugün Türkiye'nin çeşitli şehirlerindeki lise ve üniversitelerde protestolar gerçekleştirildi.

Eskişehir'de öğrenciler polis barikatını aştı: 'Boyun eğme memlekete sahip çık'

Anadolu Dayanışma Ağı ve Kadın Dayanışma Komiteleri'nin çağrısıyla yüzlerce öğrenci Eskişehir'de protesto gerçekleştirdi.

"Kadın cinayetlerine karşı ayağa kalkıyoruz. Bu düzeni mutlaka yıkacağız" yazılı pankartla Anadolu Üniversitesi içindeki Merkez Yemekhane önünde başlayan yürüyüş, okul girişinde çevik kuvvet ekipleri tarafından durduruldu.

Polis barikatını açtırarak kent merkezine doğru yürüyüşlerini sürdüren öğrenciler, “Boyun eğme kadınlara sahip çık!”, “Şeriata, faşizme, karanlığa geçit yok!” ve “Boyun eğme memlekete sahip çık” sloganları attı.


Espark AVM önünde basın açıklaması yapan öğrenciler, ülkede yaşanan toplumsal çürümeye değindi, kadın cinayetlerinin, taciz ve şiddetin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunu söyledi.

Kadın cinayetlerinin ülkedeki gerici örgütlenmenin bir sonucu da olduğu kaydedilen açıklamada, suçu katledilen kadınlara atan gericilere de şu soru soruldu: “Suçu katledilen kadında arayan bu sapık zihniyete soruyoruz, madem öyle bir ucu Hüda-Par’a öteki ucu Menzil tarikatına dayanan köyde Narin’in başına gelenleri nasıl açıklayacaksınız!”

Açıklama “Biz kadınlar, her alanda mücadele etmeye, birleşmeye ve boyun eğmemeye devam edeceğiz. Bu düzeni yıkacak, eşitliğin ve özgürlüğün hüküm sürdüğü bir ülke için zincirlerimizi kırmayı ve ayağa kalkmayı sürdüreceğiz. Yaşasın öğrenci dayanışması! Yaşasın kadın dayanışması!” sözleriyle noktalandı.

Katledilen kadınların lisesi önünde eylem: Polisten gözaltı tehdidi

Katledilen Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner'in mezun olduğu Eyüpsultan'daki Oğuz Canpolat Anadolu Lisesi'nde okul öğrencileri ve mezunları tarafından protesto gerçekleştirildi.

Okul önünde yapılması planlanan eylem öncesinde öğrenciler polis engeliyle karşılaştı. Söz konusu eylemin yaptırılmayacağını belirten polisler, aksi takdirde eyleme müdahale ederek gözaltı yapılacağını söyledi.

Eylemin okul çıkış saatinde yapılması planlanıyordu. Ancak eylemin yapılacağı alana açılan okul kapısı kapatılarak, öğrencilerin okulun diğer kapısından çıkış yapmasına izin verildi. Okuldan çıkan öğrenciler, okulun yanında bulunan parkta bir araya gelerek protesto gerçekleştirdi.

Solcu Liseliler’in de aralarında bulunduğu öğrenciler tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“Dertlerinin ne olduğunu tahmin edebiliyoruz. ‘Öğrenciler bir araya gelmesin, dayanışmasın, bilinçlenmesin, okulda birlikte hareket etmesin… Toplumdaki gericileşme devam etsin ve halk da ona tabi olsun…’ Çünkü örgütlü bir halk bunlara boyun eğmez ve örgütlü bir halk hiçbir kuvvete yenilmez.”

Protesto sırasında öğrenciler sıkça “Boyun eğme okuluna sahip çık” sloganı attı.

Yüzlerce kişi Marmara Üniversitesi'nde yürüdü

Bir diğer eylem ise Marmara Üniversitesi’nin Göztepe kampüsünde gerçekleştirildi.

“Boyun eğme katillerden hesap sor” ve “Karanlığa boyun eğme” sloganlarının atıldığı eylem, yemekhaneden okulun giriş kapısına yapılan yürüyüşle başladı. Yüzlerce öğrencinin katıldığı eylem, okul önünde gerçekleştirilen basın açıklamasıyla devam etti.

Kadın Dayanışma Komiteleri temsilcisi tarafından okunan ortak basın açıklamasında, Her gün medyada yer alan kadın cinayetlerine ilişkin haberlerin sadece bireysel trajediler değil, toplumun her kesiminde hissedilen derin bir yara olduğu belirtildi.

Açıklamanın devamında, “Kadınlara yönelen şiddet ve baskı, ülkemizin  idrak ettiği gericilik günlerinin sonucudur. Yaşam alanlarımıza, kadınların okulda, iş yerinde, sokakta yani tüm toplumsal alanda var olmasına yönelik bu tehdidin bertaraf edilmesi, salt hukuki bir husus olmayıp halkın örgütlü şekilde ses yükseltmesine bağlıdır. Biz öğrenci gençliğinin de üzerine düşen budur. Bizi kuşatmaya çalışan karanlığa boyun eğmeyeceğiz” denildi.

“Mevcut hukuki tedbirler yetersiz kalmakta; failler, cezalandırılmak bir yana, cesaretlendirilmekte ve kadınlar günlük yaşamlarında korku içinde yaşamaya zorlanmaktadır. Bizler, ne hukukun bu boşluğunu ne de siyasal iklimdeki kadınları hedef alan gericiliği kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verilen açıklamaya şöyle devam edildi:

“Bugün burada, şu mesajı net bir şekilde vermek istiyoruz: Kadınların yaşama hakkı, dokunulmazdır; bu hak, hiçbir gerekçeyle ihlal edilemez! Hukukun, bir aracı değil, bir kalkan olmasını istiyoruz; mağdurların korunması ve faillerin caydırılması için etkili ve uygulanabilir yasalar talep ediyoruz! Toplumun her kesimi, kadına yönelik şiddet ve taciz karşısında sorumluluk almalı ve harekete geçmelidir! Artık sessiz kalamayız! Her bir bireyin bu toplumsal mücadeleye katılması için çağrıda bulunuyoruz. Kadınların hakları, insan haklarıdır!”

Sıra arkadaşlarından eylem

Medipol Üniversitesi öğrencileri de ortak bir çağrıyla, katledilen okul arkadaşları Ayşenur Halil için bir araya geldi.

Öğrenciler, "Susma sustukça sıra sana gelecek" ve "Hak, hukuk, adalet" sloganları attı.

Siyah renkli kıyafetler giyinen öğrenciler, İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil'in fotoğraflarını ve "Çocuğa ve kadına dokunma" yazılı pankartı okul binasına astı.

Cebeci'de alkışlı protesto

Eylemlerden bir diğeri de Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi’nde yapıldı.

Eylem, Kadın Dayanışma Komiteleri tarafından yemekhanede yapılan açıklamayla başladı.

Kısa süre içinde yaşanan cinayet ve istismarların hatırlatıldığı açıklamada şöyle denildi:

“Çok soran oldu biz nasıl ve ne zaman böyle bir ülke haline geldik? Paylaşma ve dayanışma demode ilan edilirken bu ülkede bencillik yükseltildi. Şimdi bu çürümenin sorumluları pişkince konuşmaya devam ediyorlar. Siyasal islamcılar ‘O kadının o erkeğin yanında ne işi vardı’ veya ‘İslam hassasiyeti ile yetişmiş olsaydı bunlar olmazdı’ diyebiliyorlar. Yani suçu katledilen kadınlarda arıyorlar. Madem öyle soruyoruz, bir ucu Menzil tarikatına bir ucu Hüda Par’a dayanan köyde Narin'in katledilmesini nasıl açıklayacaksınız? Acılı ve öfkeliyiz. Boyun eğmeyeceğiz ve katledilen kadınların, çocukların hesabını soracağız. Başka örneklerle karşılaşmamak için mutlaka ama mutlaka ayağa kalkacağız."

Açıklamanın ardından mücadele için desteğe çağrılan yemekhanedeki diğer öğrencilerin de katılımıyla, alkışlı protesto gerçekleştirildi.

Öğrenciler Beyazıt kapısında bir araya geldi

Saat 15.00 sıralarında İstanbul Üniversitesi'nin Beyazıt kapısında toplanan öğrenciler de "Yaşamak istiyoruz, adalet istiyoruz" sloganıyla protesto gerçekleştirdi.

"Koruma, aklama, yargıla" sloganı atılan eylemde, son dönemde katledilen kadın ve çocukların isimleri okundu. İsimler okunurken, kalabalıktan "Yaşıyor" şeklinde karşılık verildi.

İstanbul Üniversiteli Kadınlar adına yapılan basın açıklamasında şöyle denildi:

“Soruyoruz; devlet kadın cinayetlerini önlemek için daha kaç tane kadının yaşamdan koparılmasını bekliyor? Bu kadınları, kız çocuklarını sadece birer sayı olarak gazete kupürlerinde unutacağımızı mı sanıyorsunuz. Sadece bu yıl 292 kadın öldürüldü, 2023 yılında çocuk istismarı suçundan 31 binden fazla dosya açıldı, sadece 1 yılda 14 bin çocuk kayboldu. Bu ülkede devlet; çocukları, gençleri, kadınları korumuyor. Tüm bu yaşananlara dur demek zorundayız! Bugün burada istismara, tacize, şiddete, kadın cinayetlerine artık yeter. Aramızdan bir kız kardeşimizin daha canice katledilmesine tahammülümüz yok.”

Yıldız Teknik Üniversitesi'nde rektörlük önüne yürüyüş

Yıldız Teknik Üniversitesi yemekhanesi önünde toplanan öğrenciler de "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz", "Katiller tek tek hesap verecek" ve "Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner isyanımızdır" sloganlarıyla Rektörlük önüne yürüdü.

Rektörlük önünde yapılan açıklamada "Sokaklarda ve kampüslerde adalet istiyoruz. İstanbul’un dört bir yanında ayaktayız. Genç kadınların her gün öldürülmesine alışmayacağız, susmayacağız. Adalet istiyoruz, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz" denildi.

KDK'den DTCF önünde basın açıklaması

Cebeci’nin yanı sıra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) önünde de öğrenciler basın açıklaması gerçekleştirdi.

Kadın Dayanışma Komiteleri tarafından yapılan basın açıklamasında, çok sayıda öğrenci katıldı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.