Sayfa yolu
Nükleer tehdit altında, nükleer gücünde kapışma: Ukrayna pazarlıklarında neler oluyor?
Yayın Tarihi: 11.12.2025 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 11.12.2025 , 13:22
Nükleer savaş tehdidi Ukrayna savaşı başladığından bu yana daha belirgin bir biçimde emperyalist sistemin siyasi aktörlerinin dilinde. Son olarak Ukrayna için yürütülen ateşkes pazarlıklarının kritik aşamasında Putin’in kararlı bir biçimde Avrupa’ya verdiği “Savaşsa biz hazırız” mesajı da bunu içeriyordu. Dikkat etmek gerekiyor, bu halkların gündemine sokulan “nükleer silahlar kullanılabilir” tehdidi, Soğuk Savaş döneminde gerçekten etkili bir caydırıcılık içeren tehditten farklı olarak, gerektiğinde başvurulacak bir gücün hatırlatılması şeklinde kendini gösteriyor.
İma ettiği asıl konuysa, görüş alanımızdaki diplomasi ve savaş manevralarının dışında kalan, emperyalistler arası para ve yağma pazarlıklarıyla ilgili.
Bretton Woods’un çöküşü de halklara fatura edilecek
Emperyalist sistemin ABD dolarına dayanan para sisteminin çöküşü sürecinde, emperyalist güçleri her zaman kontrollü bir şekilde ve sürekli bir kapışma içinde konumlanmaya iten ve nükleer savaş tehditlerinin yükselmesine neden olan kapışma da bu süreçle ilgili. Dünya halklarının yaşanan kamplaşmalar karşısında uyanık olması, sonunda tüm emperyalistlerin sınıfsal bir refleksle faturaları halklara yıkmakta birleşeceğini unutmaması gerekiyor. Biliyoruz ki, kendi savaşları da asla “kendi savaşları” olarak yaşanmıyor.
Şimdilik son yılların savaşlarını ve onların yağmalarını masaya getiriyorlar. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kararlı bir biçimde Avrupa’yı nükleer düelloya davet ederken, aslında Ukrayna sürecinde anlaşmazlık konusu olan yağmayı kimin yapacağı ve savaş başladıktan sonra gasp edilen Rusya varlıkları konusunda uyarıyor.
Rusya’nın elinde kendi malvarlıklarının karşılığı bir kart bulunmuyor, o yüzden Avrupa’ya doğrudan saldırma tehdidini masaya sürüyor. Ama hassas olduğu konu, yani Rusya’nın el konacak varlıkları konusu, onun için nükleer saldırı gücünde.
Ukrayna barışını 'kim yağmalayacak' kavgası
Emperyalist ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’yle uyumlu bir biçimde Avrupalı emperyalistlerin -hatta NATO’nun- yüklerini bırakıp kendi derdine düşmesi, bununla uyumlu bir Ukrayna barışı önerisi getirmesi ortalığı dağıttı.
Sürekli madde sayısı değişen bir “Ukrayna barış planı” üzerine anlaşma sağlanamamasının yeni belirginleşmekte olan dünya dengeleri düşünüldüğünde taraflar açısından “haklı” sebepleri var. Ama nihayetinde tüm “barış görüşmeleri”, Ukrayna savaşından kimin ne alacağı ve Rusya’nın el konan varlıklarının nasıl değerlendirileceğinde düğümleniyor.
Avrupa’nın 'direnme' cüretinin dayanakları
Avrupalı emperyalistler ABD politikasına “direnirken” haklı sebeplere dayanıyor, dedik. ABD’nin tek taraflı hamleleri ve Rusya konusundaki tercihleri kendi hesaplarına uymuyor. Artı, Avrupa silahlanmak istiyor; Ukrayna savaşı iyi bir gerekçe. Savaşın tadını aldılar; Rusya’yı NATO üzerinden kışkırtmayı öğrendiler; silahlanma isteklerine “Trump istedi”den daha “soylu” bir gerekçe buldular. Öyle ki, Rusya’yla savaşmaya dahi hazırlanıyorlar; ama Avrupa usulü. “2030’a doğru hazır oluruz” deklarasyonları yapıyorlar.
Bu “haklı” sebeplerle ABD planına alternatif oluştururken Rusya’nın malvarlıklarını, Ukrayna’nın “yeniden inşa” sürecine kendilerinin çökeceği şekilde, kredi olarak verme gibi, Rusya’ya nükleer seçeneği düşündürecek öneriler geliştiriyorlar.
Avrupa’nın hayalindeki 'nükleer silah'
Son olarak sanki uluslararası para sisteminde tamamen ABD dolarına endeksli bir yapının içinde değillermiş gibi, ellerindeki ABD fonlarını da gasp etmeye hazırlandıkları haberleri düşmeye başladı. Bu konu “Avrupa’nın nükleer seçeneği” olarak adlandırılıyor.
Evet ABD tahvillerine dönük bir müdahale uluslararası mali sistemde bir nükleer etkisi yaşatacaktır; ama Avrupalı emperyalist ülke piyasaları da bu bombardımandan muaf olamaz.
Sosyal medya platformlarında psikolojik harp
Ukrayna görüşmelerinin tıkanmasıyla birlikte, bu konunun Avrupa diplomatik kulislerinde tartışıldığına dair haberler sosyal medyada geniş yankı buldu. Politico dergisi de alevi harlayacak biçimde, Trump ve ABD yetkililerinin Avrupalı siyasetçileri “körlükle ve iflah olmaz politik doğruculuklarıyla”, AB kurumlarını “demode ve gerçekten uzaklıkla” suçladıkları/aşağıladıkları değerlendirmelerini öne çıkartıyor. Tüm bir medya ve sosyal medya çekişmeyi kızıştırmakla meşgul. Rusya’nın son dönem öne çıkan yetkili isimleri de, bu savaşın aktif askerleri olarak rol üstleniyor1:
Halkları manipüle etmek için inşa ettikleri medya ve sosyal medya platformları haliyle psikolojik savaşın mecrası olarak iş görüyor. Asıl niyetlerini gizleyen karşılıklı atışmalarında, emperyalist odaklar, kendi tarihlerine ya da karşı tarafın pisliklerine sınır tanımadan saldırılarda bulunuyorlar.
Gerçek ve doğru yönleri fazla olan bu ifşalar tuzaklarla dolu. Örneğin, Elon Musk’ın Avrupalı emperyalistleri hedef alan paylaşımları ilginizi çekebilir.2
Belki Trump’ın Zelensky’e dönük saldırgan tutumu canınızı sıkmış olabilir...3
Ya da Ukrayna yönetiminden başlayarak Avrupa Birliği önde gelenlerini sallamaya başlayan “yolsuzluk” haberlerinin ortaya serdiği sefillikleri “haklı” bulabilirsiniz.4
Bu savaşta kamuoyu “taraf olmaya” zorlanıyor; ancak gerçekte olup biten, hegemonya krizi derinleşirken emperyalist odakların birbirine yönelttiği suçlamalar... Kendi “davaları” ve yeni savaş planları için taraftar toplamaya çalışmaları. Uyanık olmak gerekiyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.