Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Netanyahu BM'de boş koltuklara tehditler savurdu, İsrail heyeti 'kara liste' tuttu: 'Soykırım yapmadık'

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun BM Genel Kurulu'ndaki şovu kitlesel boykota sahne oldu. Ülke temsilcileri salonu terk ederken, İsrail heyetinin salonu terk eden ülkeleri fişleyip "kara liste" hazırladığı görüldü. Neredeyse tamamen boşalan salonda katliamlarını "kendini savunma" diyerek aklamaya çalışan Netanyahu, hem diplomatlara hakaret etti hem de bölge ülkelerine tehditler savurdu.

Fotoğraf: AA

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 25.09.2026 , 13:32

Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'ı kan gölüne çeviren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünde yine protestoyla karşılandı.

Netanyahu'nun sahneye çıkmasıyla birlikte onlarca ülkenin heyeti salonu terk ederken, boş koltuklara konuşmak zorunda kalan Netanyahu, çareyi diplomatlara "ahlaki korkaklar" diyerek hakaret etmekte buldu. 

Diplomatik hezimetin gölgesinde İsrailli bir yetkilinin salonu terk edenleri tek tek fişleyerek "kara liste" hazırladığı anlar kameralara yansırken; Netanyahu kürsüden soykırımı savundu, bölge ülkelerine tehditler savurdu, mağduru oynadı.

Salon boşaldı, 'kara liste' hazırlandı

Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 2023 yılından beri Gazze Şeridi'nde süren katliamı aklama çabası ve dünya ülkelerinin kitlesel boykotu damga vurdu. 

Gazze'de, Batı Şeria'da ve Lübnan'da on binlerce sivili katleden Netanyahu konuşmasını yapmak üzere kürsüye yöneldiği esnada, Genel Kurul salonu büyük bir protestoya sahne oldu.

Netanyahu'nun sahneye çıkmasıyla birlikte çok sayıda ülkenin temsilcisi ve diplomatik heyeti ayağa kalktı. Temsilciler, İsrail'in ateşkese yanaşmamasını, işgal altındaki Batı Şeria'daki toprak gasplarını ve bölgeyi ateşe veren saldırganlığını protesto etmek için yuhalamalar eşliğinde salonu terk etti. 

Protestoyla Genel Kurul salonu neredeyse boşalırken, o esnada İsrailli bir diplomatın boş kalan koltukların arasında dolaşarak notlar aldığı ve salonu terk eden ülkeleri fişleyerek bir "kara liste" oluşturduğu kameralara yansıdı.

7 Ekim 2023'ten bu yana BM Genel Kurulu'nda üçüncü kez böylesi bir protestoyla karşılaşan Netanyahu, neredeyse tamamen boşalan salona hitap etmek zorunda kaldı.

Video: G1

Salonu hangi ülkeler terk etti?

İsrailli yetkililere göre, 77 ülke heyeti ya salonda hiç bulunmadı ya da Netanyahu'nun konuşmasının başlangıcında salonu terk etti.

  1.  Afganistan
  2. Angola
  3. Antigua ve Barbuda
  4. Bahamalar
  5. Bangladeş
  6. Barbados
  7. Belize
  8. Bolivya
  9. Bosna Hersek
  10. Botsvana
  11. Brezilya
  12. Brunei
  13. Cezayir
  14. Cibuti
  15. Çad
  16. Demokratik Kongo Cumhuriyeti
  17. Dominika
  18. Ekvator Ginesi
  19. Endonezya
  20. Eritre
  21. Esvatini
  22. Filistin
  23. Guyana
  24. Güney Afrika
  25. Irak
  26. İran
  27. İrlanda
  28. İspanya
  29. Katar
  30. Kenya
  31. Kırgızistan
  32. Kolombiya
  33. Komorlar
  34. Kongo
  35. Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti
  36. Kuveyt
  37. Kuzey Makedonya
  38. Küba
  39. Lesotho
  40. Liberya
  41. Libya
  42. Lübnan
  43. Madagaskar
  44. Maldivler
  45. Malezya
  46. Mısır
  47. Moritanya
  48. Mozambik
  49. Myanmar
  50. Namibya
  51. Nijer
  52. Nikaragua
  53. Orta Afrika Cumhuriyeti
  54. Özbekistan
  55. Pakistan
  56. Panama
  57. Peru
  58. Saint Lucia
  59. San Marino
  60. Senegal
  61. Slovenya
  62. Somali
  63. Sudan
  64. Surinam
  65. Suriye
  66. Suudi Arabistan
  67. Şili
  68. Tonga
  69. Tunus
  70. Tuvalu
  71. Türkiye
  72. Türkmenistan
  73. Uganda
  74. Umman
  75. Ürdün
  76. Venezuela
  77. Yemen
Kaynak: Alan MacLeod (X)

Temsilcilere 'ahlaki korkaklar' hakareti

Kürsüye çıkar çıkmaz diplomatik teamülleri ayaklar altına alan bir üslupla salonu terk eden ülke temsilcilerini hedef alan Netanyahu, "Başlamadan önce kısa bir duyuru yapayım. Henüz bu salonu terk etmemiş başka ahlaki korkaklar varsa, lütfen şimdi terk etsinler" ifadelerini kullandı. 

İşgal politikalarını "tüm dünyayı savunmak" kılıfıyla meşrulaştırmaya çalışan Netanyahu, "İsrail aynı zamanda delege temsilcileri az önce bu salonu terk eden birçok ülkeyi de savunuyor" iddiasında bulundu.

'Sömürgeciliği İngiltere ve Fransa icat etti'

Filistin topraklarındaki yayılmacı politikalarına yöneltilen sömürgecilik eleştirilerine pişkince yanıt veren Netanyahu, hedef şaşırtarak İngiltere ve Fransa'yı işaret etti.

1967'deki Altı Gün Savaşı öncesinde "küçücük bir toprak parçasında" olduklarını savunan Netanyahu, "Yine de o küçücük İsrail'i sömürgecilikle suçluyorlar. Kim suçluyor? Aralarında İngiltere ve Fransa'daki insanlar var. Tanrı aşkına, bu terimi onlar icat etti. Onların sömürgeleri tüm dünyayı sarıyordu. Sömürgecilik, bırakın" sözleriyle kendini savundu.

'İsrail tarihinin en kötü günü'

Netanyahu, on binlerce Filistinlinin yaşamını yitirdiği, hastanelerin, okulların ve mülteci kamplarının bombalandığı Gazze'deki soykırımı "kendini savunma" teziyle aklamaya çalıştı ve Filistin Direnişi'nin Aksa Tufanı Operasyonu'nu gerçekleştirdiği 7 Ekim 2023'ü "İsrail tarihinin en karanlık günü" olarak niteledi. 

Yaşananların "Holokost'tan bu yana Yahudilere yönelik en kötü katliam" olduğunu iddia eden Netanyahu sözlerine şöyle devam etti:

Bunun 10 milyonluk bir ülke için ne anlama geldiği konusunda size bir fikir vermek istiyorum. Oransal olarak bu, 24 saatten kısa bir sürede katledilen 40 bin masum Amerikalıya eşittir. Bu 11 Eylül'ün 16 katıdır.

"En karanlık günde düşmanlarımız çökmemizi beklediler. Çökmedik. Aksine, ayağa kalktık ve aslanlar gibi savaştık" diyen Netanyahu, İsrail askerlerini "kahraman" ilan etti ve yedi cepheli bir savaşta gece gündüz savaştıklarını söyledi. 

"New Jersey büyüklüğünde olup da yedi cepheli bir savaş yürütebilecek başka bir ülke biliyor musunuz? Hem de üç yıl boyunca" sorusunu yönelten Netanyahu şöyle konuştu: 

Yedi cephe: Hamas, Husiler, İran, Irak'taki milisler, Suriye'deki milisler, Yahudiye Samarya'daki Filistinli teröristler. Bizi yeryüzünden silmek için hep bir olup üstümüze geldiler. Başarısız oldular; çünkü çökmek yerine hepsine felç edici darbeler indirdik. Büyük Amerikalı dostlarımızla birlikte İran'ın ordusunu, donanmasını, hava kuvvetlerini ve nükleer tesislerini ezdik. İsrail Hamas'a darbe vurdu.

Lübnan'a işaret etti, çağrı cihazı gösterdi

Konuşmasının devamında Hizbullah'ı da bozguna uğrattıklarını öne süren Netanyahu, Lübnan'da çağrı cihazlarına yerleştirilen patlayıcıların patlatılması sonucu binlerce kişinin yaralandığı ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı hatırlattı.

Kürsüde çağrı cihazını gösteren Netanyahu, "Çağrı cihazlarını hatırlıyor musunuz? Size şunu söyleyebilirim. Hizbullah onları kesinlikle hatırlıyor. Devasa cephaneliğinin büyük bir kısmına ne oldu; hepsi yok oldu" sözleriyle saldırıyı sahiplendi.

Netanyahu konuşmasını şöyle sürdürdü:

Sadece İsraillileri öldürmekle kalmayıp, Amerikalıları öldüren, İngilizleri öldüren, onlarca ülkenin vatandaşını öldüren baş teröristler, yeryüzündeki en kötü toplu katiller. Hamaney, Deyf, Sinvar, Haniye, Nasrallah ve bizi yok etmeye çalışan binlerce diğer terörist. Onlar da gittiler. Geriye kalan teröristler umutsuzca yeniden toparlanmaya çalışıyorlar.

Yasadışı yerleşimcileri bir avuç genç olarak tanımladı

Hızını alamayan Netanyahu, Filistinlilerin topraklarını gasp eden, evlerini basan ve masum sivillere ateş açan yasadışı Yahudi yerleşimcilerin eylemlerini uluslararası basının bir "saplantısı" ve "çarpıtması" olarak niteledi ve örgütlü yerleşimci şiddetini basitleştirmeye çalıştı. 

İşgal altındaki topraklarda estirilen terörü, "sayıları yaklaşık 150 olan, gidip taş atan, zeytin ağaçlarını kesen bir avuç suçlu genç" ifadeleriyle önemsizleştiren Netanyahu; yerleşimcilerin büyük çoğunluğunu "barışçıl, onurlu ve yasalara saygılı insanlar" olarak tanımlayarak aklamaya girişti.

Netanyahu, İsrailli yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle yaşanan can kayıplarının yılda "iki veya üç" olduğunu iddia etti.

'Sekizinci cephe hakikat savaşı'ymış...

Uluslararası alanda köşeye sıkışmalarını "sekizinci cephe" yani "hakikat savaşı" olarak adlandıran Netanyahu, üniversitelerin ve medyanın "İsrail'den nefret etmeleri için" finanse edildiğini iddia etti. Söz konusu "planın" hedefinin, gençlerin beyinlerini İsrail'den, ABD'den ve Batı'dan nefret etmeleri için yıkamak olduğunu ileri sürdü.

"Bu, 7 Ekim'in Hamas kasaplarına ev sahipliği yapan aynı Katar'dır" diyen Netanyahu ardından Türkiye'ye işaret ederek şöyle konuştu:

Şimdi, antisemit yalanların süper yayıcısı haline gelen en son ülke Türkiye'dir, Erdoğan'dır. Erdoğan bir tiran. O da Hamas terör şeflerine ev sahipliği yapıyor. Binlerce Kürt sivili katletti. Ermeni soykırımını reddediyor. Gazetecileri ve muhalefet liderlerini hapse atıyor. Aslında bence bu konuda dünya rekorunu elinde tutuyor. Ve bu zor bir karar, ama bence o bir numara. Bir AB üyesi olan Kuzey Kıbrıs'ı yasadışı bir şekilde işgal ediyor ve bir NATO üyesi olan Yunanistan'a karşı düzenli olarak ihlallerde bulunuyor. Şimdi de Suriye'yi ele geçirmek istiyor. Bu pek şaşırtıcı değil çünkü neredeyse her gün İsrail'in yok edilmesi çağrısında bulunuyor. Kudüs'ün hakimi olacağını söylüyor. Hayır efendim, olmayacaksınız. Burası bizim ülkemiz, bizim şehrimiz, sonsuz başkentimizdir.

'İsrail soykırım yapmadı' dedi, İsraillilere 'başlarını dik tutma' çağrısı yaptı

Aylardır dünyanın gözü önünde işlediği savaş suçlarını bir kez daha inkar eden Netanyahu, "İsrail soykırım yapmadı, soykırımı önledi" gibi akılalmaz bir iddiayı dile getirdi. İsrail'e yönelik her eleştiriyi savuşturmak için klasikleşmiş "antisemitizm" silahına sarılan Netanyahu, "kendilerini eleştirenlerin yaydığı yalanlar yüzünden dünyanın dört bir yanında Yahudilerin hedef alındığını" öne sürdü.

Siyonizm karşıtı tepkileri doğrudan Yahudi düşmanlığıyla bir tutan Netanyahu, militarist politikalarını şu sözlerle savundu: 

Dünyanın antisemitleri halkımızı dehşete düşürmek istiyor. Onlara bir haberim var. Yahudilerin katledilmeye götürülen savunmasız kurbanlar olduğu günler geride kaldı. Bugün bir devletimiz var. Bugün bir ordumuz var.

Dünya çapındaki Yahudilere "Başınızı dik tutun" çağrısı yapan Netanyahu, uluslararası kamuoyunda giderek artan Filistin'le dayanışma eylemlerinden duyduğu rahatsızlığı da gizleyemedi. Netanyahu, İsrail'e karşı yükselen tepkilere sessiz kalan müttefiklerini "barbarlığa boyun eğmekle" suçladı.

Starlink şovu yaptı, İran'a tehditler savurdu

Batı Avrupa ülkelerinin liderlerini de "zayıflığı seçmek ve antisemit güruhlara boyun eğmekle" suçlayan Netanyahu, "Bu fanatik cihatçıların su yollarınızı, enerji arzınızı, ekonomik can damarınızı boğduğunu görmeniz ne kadar sürecek? Sizi temin ederim ki, bayanlar ve baylar, biz İsrail'de, başkalarının ahlaki uykularından uyanmalarını beklemeyiz" diye konuştu.

"Biz korkmuyoruz. Ama size kimin korktuğunu söyleyeyim. Tahran'ın zorbaları" iddiasında bulunan Netanyahu, şöyle konuştu:

En çok neden korkuyorlar biliyor musunuz? Kendi halklarından, çok uzun zamandır çok fazla fedakârlık yapan cesur İran halkından. İran rejimi özellikle halkı buna sahip olduğunda, halkı buna sahip olduğunda korkar. Bu, insanların gerçeğe erişmesine, seçim yapmasına, düşünce özgürlüğünü ve ifade özgürlüğünü kullanmasına olanak tanıyan bir iletişim cihazı, Starlink.

Çağrı cihazının ardından yeni bir "şova" girişen Netanyahu konuştuğu kürsüden Starlink cihazını gösterdi ve elindeki cihazı İran heyetine verebilmesi için BM Başkanına bırakacağını söyleyerek, "İran'da inanılmaz bir şeyin gerçekleşmesi an meselesidir. Halkın gücü, iktidardaki insanları alt edecektir. Bu şeytani rejim düşecek" diyerek Tahran yönetimine tehditler savurdu.

Konuşmasını dini mitlere ve milliyetçi referanslara dayandıran Netanyahu, boş salona bakarak, "Kazanmaya devam edeceğiz. Kutsal Kitap'ın dediği gibi, İsrail'in sonsuzluğu asla sarsılmayacaktır. Başka çaremiz yok" sözleriyle kürsüden ayrıldı.

İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danon'dan ucuz provokasyon girişimi

Netanyahu'nun Genel Kurul kürsüsünde başlattığı "Starlink" şovunu, İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon ucuz bir provokasyonla salonun içine taşıdı.

Kürsüden Elon Musk'ın SpaceX şirketine ait uydu interneti cihazını göstererek İran'ı hedef alan ve "Bu cihazı İran heyetine iletmeniz için size bırakıyorum" diyerek şov yapan Netanyahu'nun ardından Danon, cihazı zorla İran delegasyonuna vermeye çalıştı.

İranlı bir diplomatın yanına giderek provokasyona girişen Danon, "Size bu Starlink'i vermenin uygun olacağını düşündüm. Başbakan'ı dinlediyseniz, İran halkının özgürlüğünü elde etmesini sağlamak için çok faydalı olabilir. Bunu alıp Tahran'a geri götürmek ister misiniz? Biz İran halkını seviyoruz ve oradaki rejim değişikliği için dua ediyoruz. O gün gelecek" sözleriyle diplomatı taciz etti.

Kışkırtma çabasına  hiçbir tepki vermeyen İranlı diplomat ise Danon'un yüzüne dahi bakmayarak provokasyonu boşa düşürdü.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.