Sayfa yolu
'Nedimeler' resminin verdiği umut
Yayın Tarihi: 25.06.2023 , 08:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Velázquez’in, üzerinde en çok konuşulmuş, ilham alınmış ve resim tarihinde önemsenmiş eseri büyük ihtimalle “Nedimeler”dir. Örneğin Picasso, resmin felsefesinden ve kompozisyonun ustalığından o kadar etkilenmiştir ki, 58 versiyonunu yapmıştır.
Velázquez, 1599’da İspanya’nın Endülüs bölgesinde, Sevilla’da dünyaya gelir. Babası Portekizli bir avukat, annesi ise soyludur. Küçük yaşta dil, felsefe ve resim eğitimi alır. Yanında çıraklık ettiği son ustasının Sevilla’daki soylularla yakın iletişimi vardır, hatta ileride Velázquez’in saraya girmesine aracılık edecektir. Velázquez de zaten erken yaşta yetenekli olduğunu göstermiş ve daha 17’sine gelmeden şehir ressamları loncasına kabul edilmiştir.
İspanya ise altın çağının sonlarına gelmektedir. 1621’de, 16 yaşındayken İspanya tahtına oturan IV. Felipe, sanatla çok ilgilidir. Bu yüzden, tahta oturur oturmaz eski saray sanatçılarını kovar, yerine kendi seçeceği sanatçılar aramaya başlar. Velázquez’e de resmi bir davet gönderilir. Velázquez saraya giderek kralın bir portresini yapar. Portreyi beğenen IV. Felipe, 1623 yılında Velázquez’i saray ressamlığına atar. Böylece 24 yaşındayken saray ressamı olan Velázquez, ailesiyle birlikte Madrid’e taşınır. Yaşadığı süre boyunca da sarayın tek büyük ressamı olacaktır.
“Nedimeler”, Velázquez’in 1656 yılında, yaşamının son dönemlerinde yaptığı bir resimdir. Resmin yapıldığı yıllarda, İspanya’da 1640 yılında başlayan Lizbon ayaklanması ve ardından Portekiz’in kaybedileceği savaş çoktan yaşanmıştır. Hollanda, Fransa, Portekiz’e karşı bitmek bilmeyen savaş İspanya halkını da yormuştur. Belki de bu yüzden Velázquez, “Nedimeler”de aslında Kral ve Kraliçenin portrelerini yapması gerektiği halde, seyirciye doğrudan iktidarın portrelerini değil de sanatçının atölyesinden alelade gibi duran bir anı göstermeyi tercih etmiştir. Barok resmin baskın olduğu bu dönemde, Velázquez’in tavrı oldukça yenilikçidir. Bu açıdan “Nedimeler”, portre resmi ile janr resmi arasında kendine özel bir yer edinir.
Resimde yer alan figürler bilinen kişilerdir: merkezde, sarı saçları ve kabarık elbisesiyle dikkat çeken kız çocuğu Prenses Margaret Theresa; yanındakiler resme ismini veren nedimeleri Doña Maria Agustina (solda) ve Doña Isabel de Velasco’dır (sağda). Prensesin arkasında mürebbiyeleri, en sağda saray cücesi Maribola ve saray soytarısı Nicolasito Pertusato bulunur. Arkada kapının önünde duran kişi Kraliçe’nin kahyası ve muhtemelen Velázquez’in de bir akrabası olan Don Jose Nieto’dur. Solda, büyük tuvalin önünde resim yapmakta olan kişi ise ressamın kendisi Diego Velázquez’dir. Peki Kral ve Kraliçe nerededir?
Resimde, dönemin ünlü ressamlarının eserlerinin yer aldığı arka duvarda bir resim öne çıkar. Bir pencereden iki kişiyi bakıyormuş gibi görünen bu resim aslında bir aynadır. Aynaya yansıyanlar da Kral IV. Felipe ve karısı Maria Anna’dır. Velázquez, kral ve kraliçenin resmini yapmakta, onların sanatçıya verdikleri poz ise arka duvardaki aynaya yansımaktadır. Resimde ayna kullanımı yeni değildir. Hatta birçok yoruma göre Velázquez, ayna kullanımı için, sarayda asılı olduğu bilinen Jan van Eyck’ın “Arnolfi’nin Düğünü” tablosundan esinlenmiştir.
Ancak, Hollanda geleneğinde yaygın olan ayna kullanımı Velázquez’de birebir tekrar edilmez. Alışıldık olan; aynadaki suretlerin kendi görüntülerinin de resimde yer alması, ayna ile yalnızca temsil edilen görüntünün, aynanın cinsine göre bazen simetrik, bazen de ters biçimde tekrar edilmesidir. “Nedimeler”de ise herhangi bir temsil ayna ile tekrar edilmez. Çünkü, aynaya yansıyanlar tuvalin dışındadır. Daha ilginç olanı, kral ve kraliçenin durması gereken yerde seyircinin durmasıdır. Eğer seyirci tam da kral ve kraliçenin olduğu yerdeyse, onun da sureti aynaya yansımalıdır ama kendi suretinin olması gereken yerde batmakta olan krallığın iktidar imgeleri yer alır. Diğer taraftan, birer seyirci olarak resme bakan kral ve kraliçe, durdukları yerden tam da olması gerektiği gibi aynaya yansımalarını göreceklerdir. Temsil edilen, resmin içinde değil dışındadır ya da başka bir bakış açısıyla seyirci resmin içindedir. Resimde temsil edilen (yani resme konu olan) ve temsilin kendisi (yani resimde kavuştuğu imge) karmaşık bir şekilde ele alınmıştır. Resimdeki temsil tartışmasına getirilen bu felsefi yaklaşım, dönemi için zanaat ve sanatçı arasındaki ayrıma verilen bir yanıt; günümüz için ise kavramsal sanat tartışmalarına bir zemin niteliğindedir.
Peki ressam neyi resmetmektedir? Velázquez bu soruyu da yanıtlamaz. Tuvalini seyirciden saklayarak resmin gizemini artırır. Belki kral ve kraliçeyi belki de şu an bakmakta olduğumuz resmi yapmaktadır. Velázquez, bu ikiliği yaratmaya yardımcı olmak için resimde iki farklı perspektif kullanır. Bir tanesi sanatçının kendisinden, diğeri Prenses’ten doğru seyirciye ulaşır. Her ikisi de resimdeki resmin konusuna, kral ve kraliçeye ya da seyirciye gözünü dikmiştir.
Resimde, açık kapıdan vuran ışık resmin asıl konusu olan prensesi aydınlatır. Sanatçıdan kral ve kraliçenin portrelerini yapması istenmiş ama o alışık olduğumuz portrelerden birini daha yapmak yerine hem sanatçının bir özne olarak resimdeki varlığına dair kuvvetli bir söz söylemiş hem de İspanya’ya baktığında görmek istediği portreyi yapmıştır. Muhtemelen Velázquez, İspanya’nın umudunu prenseste bulmuştur.
Velázquez’in “Nedimeler”i kendi çağı için ileri bir felsefi tartışma yaratır. Bugün ise yeterince çelişkiler birikmiş, insanlık tarihte ilerlemiş ve yol almıştır. Umudun imgesi ise herhangi bir kişide değil kolektif eylemlerde ve fikirlerdedir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

