Breadcrumb
Nâzım'ın 62. ölüm yıldönümünde sergi: 'Ortak Hayal'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 03.06.2025 , 14:40 Güncelleme Tarihi: 03.06.2025 , 14:41
Nâzım Hikmet’in yalnızca bir şair değil, aynı zamanda bir yol açıcı, buluşturucu ve dönüştürücü olduğu gerçekliğini hatırlatan özel bir sergi, 3 Haziran 2025 Salı akşamı saat 19.30’da İstanbul Kadıköy'deki Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde (NHKM) açılıyor.
“Ortak Hayal” başlıklı sergi, Nâzım’ın Cumhuriyet dönemi sanatçıları, aydınları ve emekçileriyle kurduğu çok yönlü ilişkileri görünür kılıyor. Şiirle tiyatroyu, sinemayla müziği, resimle toplumsal mücadeleyi buluşturan bu ilişkiler ağı, yalnızca estetik değil, siyasal bir ortaklığı da işaret ediyor.
Sergide, Nâzım’ın önünü açtığı ortak üretim alanları, sahnede, perdede, sayfalarda, tuvallerde yeniden yankılanıyor.
Muhsin Ertuğrul’dan Orhan Kemal'e, Mesud Cemil'den Bedri Rahmi Eyüboğlu'na uzanan ilişkiler ağı, mücadeleyle iç içe geçmiş bir sanatın ve aydın duruşunun izini sürüyor. Sergi bu izi takip etmenin önemine de vurgu yaparken, umudu diri tutmanın, sözün ve sanatın ortaklaştırıcı gücünü yeniden hatırlamanın zamanı olduğunu söylüyor.
Kadıköy NHKM’de açılacak sergi, herkesi Nâzım’ın bıraktığı yerden mücadeleyi büyütmeye, birlikte yürümeye çağırıyor.
Sergi yaz boyu gezilebilecek.
Nâzım Hikmet Kültür Merkezi tarafından yapılan "Ortak Hayalin Çağrısı: Yürüyelim!" başlıklı açıklamada "Bugün 'enformasyon çağı' adı altında cehalet örgütlenip bireycilik ve rekabet yüceltilirken, Nâzım’ın çağrısıyla bir araya gelmeye, bir 'ortak hayal' etrafında kolektif üretime de davet ediyoruz" denildi.

'Ortak Hayalin Çağrısı: Yürüyelim'
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
"'Enformasyon' çağında yaşıyoruz ama cehalet her zamankinden derin.
Teknoloji insan aklını ve emeği sınırların ötesine taşıyabilecek bir aşamaya geldi; ama dünyayı her gün yeniden kuran işçilerin ellerine, bilincine ve yüreklerine yeni zincirler vuruluyor.
Gözümüzün önünde işlenen kıyımları, çalınanları, söylenen yalanları görüyoruz. Ama bu düzeni değiştirmek için gücümüzü yitirmiş hissediyoruz.
Halkın malına çökenler, savaştan kâr elde edenler, madenlerde, inşaatlarda, fabrikalarda insanları ölümüne çalıştıranlar kendilerini nimet gibi sunuyor. Ve bu zulmün son bulacağına inancını yitirmiş yığınlar, hâlâ bu vaatlere kulak veriyor.
Biliyoruz ama anlamıyoruz. Görüyoruz ama inanmıyoruz. Yitip gitmemek için bir adım atmak istiyoruz ama gücümüzü toparlayamıyor, kendimizi yalnız hissediyoruz.
İşte tam da bu yüzden…
İnanmaya, anlamaya, umutlanmaya, irade göstermeye ve yan yana gelmeye ihtiyacımız var.
Ve işte tam da bu yüzden…
Nâzım’ı hatırlıyoruz. Nâzım’ı hatırlatıyoruz.
Ondan öğrendik:
Bir memleketi anlamak için nereye ve nasıl bakılır?
Bir acı neden yakıcıdır ve nasıl bir umuda dönüşebilir?
Gelecek güzel günler nedir ve oraya nasıl yürünür?
Nâzım’ın mücadelesinde arıyoruz yolumuzu.
Karanlığa karşı direnenler, gericiliğe meydan okuyanlar, özgür, eşit, kardeşçe bir dünya isteyenler nasıl yan yana gelir; yanıtını onun yaşamında ve dizelerinde bulmaya çalışıyoruz.
Yalnız değiliz. Umutsuz değiliz.
Oyunlarımız, şiirlerimiz, resimlerimiz, şarkılarımız var.
Yeniden inanmak, yeniden mücadele etmek ve yeniden hayal kurmak için buradayız.
Ortak hayali paylaşmaya, birlikte akıl yürütmeye ve üretmeye çağırıyoruz herkesi.
Haydi, hep birlikte…
Karanlığın karşısına sanatla, sözle, emekle, umutla dikilmeye.
Güzel günler için kol kola yürümeye.
Nâzım’ın bıraktığı yerden, hep birlikte."
![]() | Nâzım Hikmet’in Dünya Barış Konseyi Olağanüstü Oturumu’nda yaptığı konuşma gün yüzüne çıktı |
| Nâzım Hikmet umut vermeye devam ediyor hâlâ | ![]() |
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

