Sayfa yolu
Nâzım’ın 62. ölüm yıldönümünde 'Ortak Hayal' sergisi: 'Ondan öğrenerek birlikte yürüyelim’
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.06.2025 , 12:47 Güncelleme Tarihi: 04.06.2025 , 13:01
İstanbul'da Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde (NHKM) dün Nâzım Hikmet’in 62. ölüm yıldönümünde “Ortak Hayal” adlı serginin açılışı yapıldı.
Nâzım Hikmet’in kendi çağdaşı ressam, karikatürist, yazar, şair, akademisyen, oyuncu ve eleştirmenlere dair işlerin yer aldığı sergi, büyük bir ilgiyle karşılandı. Sergi yaz sonuna dek İstanbul NHKM'de izleyicisiyle buluşacak.
Piyanist Şimal Ertekin’in dinletisiyle başlayan sergi açılışı çeşitli konuşmalarla devam etti.
NHKM adına serginin açış konuşmasını yapan oyuncu Selen Kartay, sergi için harekete geçme sebeplerinin "dostça tartışma ihtiyacıyla daha kalabalık, daha güçlü ve birlikte yol yürüme ihtiyacının kendini dayatması" olduğunu söyledi.
'Kendi olanaklarını kolektif bir akıl yürütmeden alan bir irade bu'
Kartay “Sergide Nâzım’ın dostlarını, yoldaşlarını bir ufka davet edişine odaklanıyoruz. Tam olarak aynı hat üzerinde yürümediklerini de o hayale ortak edişinin sadeliğini; birlikte yürüme, birlikte üretme kararlılığını görüyoruz. Nâzım’ın kavgalarında olduğu kadar, elini uzatmadaki cüretin kaynağını konuşmak istiyoruz” dedi.
“Bizim Nâzım’a bakmamız, onda ilham aramamız bir ruh çağırma seansı olmadı hiçbir zaman” diyen Kartay sözlerini şöyle sürdürdü:
“Nâzım üzerine ilk kez söz söylüyor değiliz elbette, ama hep içinde olduğumuz güne, bu topraklara basıp ayağımızı, ilham aradık Nâzım’da. Ve hep de bulduk.
Bugün bir kuraklaşmadan, yalnızlaşmadan yakınıyor herkes, hangi alana dokunsak. O kuraklığın başka bir dünya arayışı geri çekildiğinde gelip yerleştiğini görüyoruz biz örneğin. Bugün de birbiriyle konuşan sanat üreticileri yok mu? Elbette var. Ama konusu sadece üretimlerin kendisi kadar kaldığında bu ortaklığın, ortak bir hayal, bir gelecek tasarımı ve iddiası görünmez olduğunda bu diyaloğun bir canlılık getirmesi söz konusu olamıyor. Ya da çok kısa erimli oluyor çünkü etki etmiyor hayata. Çünkü toplumla konuşmayı tek vazgeçilmez saymıyor.
Bu ortaklık bir hayale dayanıyor dedik. Üretim olanaklarının etrafında kümelenen bir network’çülük de değil bugün gördüğümüz üzere. Kendi olanaklarını kendi aklından, kolektif bir akıl yürütmeden alan bir irade bu. Biz de ne kadarını başarabildiysek ortak aklımızdandır; ne kadarını eksik bıraktıysak da dostlarımız tarafından tamamlanacağına duyduğumuz güvenden.”
'İleriye bakan, bugünün aydın, sanatçı ve emekçisini örgütlemeye çalışan bir sergi yaratmaya çalıştık'
Sergi ekibi adına söz alan akademisyen Kaya Tokmakçıoğlu, sergide 1930’lu yıllarda üretilen, ortak kümesinde Nâzım’ın durduğu farklı disiplinlerden pek çok üretimin yer aldığını söyleyerek yalnızca kültür ve sanat tarihinin bir parçasının değil bu topraklardaki en büyük kırılma olan cumhuriyetin ilerici birikimini yansıtan örneklerin olduğunu belirtti.
Tokmakçıoğlu “Özellikle Vâlâ Nureddin’le birlikte Anadolu’ya doğru yola çıktığı 1921’den, hapse girdiği döneme kadar yoğun bir etkileşim içinde Nâzım. Kimi figürlerin sergide yer almadığını görebilirsiniz. Bunların bazıları Nâzım’ın Sovyetler Birliği’ne gitmek zorunda kaldıktan sonra girdiği etkileşimin ürünüydü, bazıları da Nâzım’ın ölümünden sonra devam eden etkileşimin ürünleriydi. Bu yüzden nostaljik bir Nâzım anmasından çok ileriye bakan, bugünün aydınını, sanatçısını, emekçisini örgütlemeye çalışan bir sergi yaratmaya çalıştık” dedi.
'Böyle bir ortak hayali aklımızdan kazıyamadılar'
Nâzım’ın partisi, Türkiye Komünist Partisi adına söz alan TKP Parti Meclisi üyesi Osman Serkan Düz ise, Nâzım’ı düşündükçe umut ve kavganın öne çıktığını ifade ederek, “Nâzım gözlerini savaş yıllarına açtı, sonra memleketinin işgalini gördü. Dünyanın çalkalandığı yılları, yoksulluğun, açlığın, kanlı hesaplaşmaların büyük insanlığı kuşattığı yılları gördü. Ve hep kavga etti bu akıl dışılıkla” dedi.
'Ondan öğrenerek birlikte yürüyelim'
Düz sözlerine şöyle devam etti:
“Memleketimizin insanları da bir büyük kavganın içinden bağımsızlığı, aydınlanmayı, yurttaş olmayı çıkardı. Cumhuriyete kavuştu. Sermaye sınıfı ve gericilik kol kola o cumhuriyetten ne kaldıysa elimizden aldı. Ancak, eşitlik ve özgürlük içinde kardeşçe yaşayacağımız bir emekçi cumhuriyet fikrini, böyle bir ortak hayali aklımızdan kazıyamadılar.
Nâzım bir ortak hayali yüreği tekleyene ve durana dek taşıdı, umudunu ve tepeden tırnağa kavgasını bize bıraktı. Bugün dünyada akıl dışılık gittikçe daha çok kuşatıyor bizleri ve ülkemiz de o akıl dışılığa daha fazla ortak ediliyor. Patronu, gericisi, savaş çığırtkanı bizler birlikte yürümedikçe daha fazla palazlanıyor.
Bu nedenle Nâzım'ı anarken partisi adına bir çağrıyla sözlerimi bitirmek istiyorum: Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, ekmek, gül ve hürriyet günleri için ondan öğrenerek birlikte yürüyelim.”
| Nâzım Hikmet’in Dünya Barış Konseyi Olağanüstü Oturumu’nda yaptığı konuşma gün yüzüne çıktı |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.