Sayfa yolu
Nâzım Hikmet'in 'Kafatası' oyunu Halk Sahnesi'nde ilk gösterimini yaptı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
soL - İzmir
Yayın Tarihi: 28.01.2023 , 08:56 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İzmir Nazım Hikmet Kültür Merkezi Tiyatro Atölyesi öğrencileri 2023 sezonuna Nâzım Hikmet'in “Kafatası” oyunuyla merhaba dedi.
23 Ocak Pazartesi günü NHKM - İzmir Konak Halk Sahnesi’nde 300 seyirciye karşı ilk gösterimini yapan ekibin performansı beğeni topladı. Oyun 13 Şubat'ta aynı sahnede yeniden gösterilecek. Oyunun yeni gösteriminin biletlerine NHKM İzmir sitesinden ulaşabilirsiniz.
“Kafatası” Nâzım Hikmet’in Rusya'da geçirdiği dört yılın ardından Türkiye'ye döndükten sonra dönemin Şehir Tiyatroları yönetmeni Muhsin Ertuğrul’un isteği üzerine kaleme aldığı bir oyun.
Oyunda, Dolaryanda adlı hayali bir ülkede yaşayan ve verem aşısı geliştirme aşamasında olan Dr. Dalbanezo’nun büyük sermaye sahipleri tarafından nasıl engellediğinin öyküsü anlatılırken aynı zamanda bilim – sermaye ilişkisi, sanatın metalaşması, gerçekliğin nasıl ve kimlerin çıkarları doğrultusunda belirlendiği gibi konular işleniyor.
Oyunun yönetmenliğini NHKM Tiyatro Atölyesi eğitmenleri Metin Tülü (Dramaturji Eğitmeni) ve Gizem Tataroğlu (Oyunculuk Eğitmeni) üstlendi.
Metin Tülü oyunla ilgili sorularımızı yanıtladı:
Öncelikle Kafatası oyunu yazıldığı dönem itibariyle Nâzım'ın külliyatında nasıl bir bağlama oturuyor, bu oyunla ne yapmak istiyor Nâzım?
Oyunun yazılış öyküsünden bildiklerimize göre Nâzım “Kafatası”nın ilk taslaklarını Moskova’da öğrenci olduğu yıllarda Meyerhold tiyatrosunun da etkisiyle birlikte “Her Şey Mal” adıyla yazıyor. O dönemde oynanamayan oyun, Nâzım Türkiye’ye döndükten sonra “Kafatası” adıyla yeniden yazılarak İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahneleniyor.
1920’li yıllarda Sovyetler Birliği’nde diğer tüm sanat dallarında olduğu gibi tiyatroda da devrimci dönüşümün açığa çıkarttığı büyük bir yaratıcılık ve hareketlilik var. Öyle ki, o dönem Sovyetler Birliğinde ortaya konulan tiyatro düşüncesi ve pratikleri Almanya’da Piscator’un “Politik Tiyatro” ve Brecht’in “ Epik Tiyatro” düşüncesinin oluşumda çok etkili oluyor.
“Kafatası” için de bu durumu görebiliyoruz. Oyun Türkiye için oldukça erken tarihlerde epik tiyatro özelliklerini taşıyan bir oyun. Bizim tiyatroda epizodik yapı dediğimiz bölümleri ve seyircilere o bölümde neler izleyeceğini önceden sezdiren bölüm açıklamalarını bu oyunda görebiliyoruz. Ayrıca oyun kişilerinin belli özelliklerinin groteske yakın abartılı işlenmesi yine Epik Tiyatro’dan bildiğimiz “gestus” (oyun kişisinin toplumsal tavırlarını ve sınıfsal pozisyonlarını özetleyen jestler olarak tarif edebiliriz “gestus” kavramını ) kavramına yaklaştırıyor bizi.
Bu açılardan belli ki Nâzım değişmekte olan dünyanın tiyatrosunu hem içerik olarak hem de biçim olarak yeniden inşa etmeye girişiyor. Bu açılardan “Kafatası” oyununun oldukça kıymetli olduğunu düşünüyoruz.
Siz, yazıldıktan neredeyse bir asır sonra neden bu oyunu oynamayı seçtiniz? Nâzım'ın oyunda tartıştığı meselelerle bugünün sorunları arasında nasıl bir ortaklık kurulabilir?
Bu soruya iki açıdan yanıt vermek gerekir. Birincisi oyunun biçimi, tekniği açısından ikincisi de oyunun seyirciye açtığı tartışması ya da daha net bir ifadeyle içeriği açısından.
Biçim konusunda “Kafatası” yoruma ve farklı sahne yaklaşımlarına oldukça uygun bir zemin sunuyor. Gerek oyunun epizodik yapısı ve gerekse ilk okumada oyunun zayıf noktası gibi görünen; neredeyse iki boyutlu denebilecek kişileştirmeleri buna imkan veriyor. Oyun metni bir ham madde olarak yoğrulup yeniden üretilmeye olanaklar veren bir metin. Bu bizim tiyatro atölyesinde yerleştirmek istediğimiz özelliklerden birisi.
İkinci olarak oyunun iletisi, seyircisiyle tartıştıkları noktasına gelirsek burada da zengin bir malzeme var Kafatası’nda. Üzerine çalışmaya başladığımızda oyunun temasını “metalaşma” olarak belirledik. Bu temanın çevresinde bilim – sermaye ilişkisi, sanat - sermaye ilişkisi, medya – gerçeklik ilişkisi, toplumsal fayda ve bireysel çıkarların çatışması gibi zengin yan tartışmalar içeriyor oyun.
Bu haliyle (ne yazık ki) günümüzün temel meseleleriyle yakın ortaklıklar barındırıyor.
Bütün bunların dışında şunu da eklemek gerekir: Bizim bu atölyede oluşturmaya çalıştığımız temel yaklaşımlardan birisi de sahneye taşıdığımız oyunların, içinde yaşadığımız toplumun güncel meselelerine değmesi. Pandemi döneminin etkilerini toplumsal belleğimizde hala çok canlı ve “Kafatası”nın ana konusunu oluşturan verem hastalığına çare bulma çabası ile sermayenin kendi çıkarlarına aykırı olduğu için bu girişimi engellemeye çalışması da bu oyunu sahnelemek için önemli bir neden oldu bizim için.
Oyunun sonuna bir müdahaleniz olduğunu görüyoruz. Sahnedeki oyun orijinal metinden farklı bir sonla bitiyor. Buna neden gerek duydunuz?
Biz, tiyatro oyunlarının sahneledikleri döneme, seyircisine, zamanın temel özelliklerine göre şekillenmesini ve seyircisiyle organik ilişkiler kurmasını hedefliyoruz.
“Kafatası” kapitalizmin işleyişini, bilim gibi sanat gibi insanlığı ilerletici üretimlerin kapitalizm elinde nasıl birer metaya dönüştüğünü deşifre eden bir oyun. Yazıldığı dönem dünya ölçeğinde dünyayı değiştirme düşüncesinin toplumun geniş kesimlerinde daha berrak olduğu bir dönem ve bireyin kapitalizm karşısında “nesneleşme” süreçlerini ortaya koyarak izleyicisini kışkırtmayı hedefleyen bir oyun.
Bugün ise seyircinin genel eğilimini karamsar olmak yönünde. Dünyanın değiştirilebileceği, insan toplumlarının daha iyi bir yaşantısı olacakları fikrinin yerine geleceğe dair distopik düşünceler, insanlığın yakın / orta gelecekte kendi kendisinin sonunu getireceği, bireylerin özne olamayacakları vb düşünceler yaygın.
Biz ise izleyicinin, izlediği öykü karşısında çaresizlik hissedeceği değil, özneleşme dinamikleri üzerine düşüneceği, bunun imkan ve olanaklarını tahayyül edebileceği öyküler anlatmak istiyoruz. Bugün tiyatronun izleyicisine katacağı en büyük değer budur.
Bu yüzden oyunun finaline bir ekleme yaparak bu yöne doğru bir kapı açmaya çalıştık.

NHKM'deki tiyatro çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz? Önümüzdeki süreçte buranın bir parçası olmak isteyenlere bir çağrınız olur mu?
NHKM Tiyatro Atölyesi, belli dönemlerde açtığı kurslarda yetişkinler için Temel Oyunculuk, Dramaturji ve Metin Çözümleme, Hareket ve Dans, Ses ve Diksiyon alanlarında eğitim veriyor.
6 ila 8 aylık bir dönemde çalışmalara katılan öğrenciler bu dönemim sonunda bir oyun sahnelemeye geçiyorlar.
Bu atölyenin bir sonraki hedefi kalıcılaşmış kadrolara sahip bir topluluk haline gelmek. Yetişkinlere yönelik sahne oyunlarına ek olarak, çocuk tiyatrosu ve sokak tiyatrosu alanlarında oyunlar üretmek olacak.
Daha önce de ifade ettiğim gibi içinde yaşandığımız toplumun güncel meselelerini konu edinen, izleyiciyi birey olarak çaresizlik hissinde bırakmayan aksine onu özneleşmeye teşvik eden, ele aldığı öyküyü en doğru şekilde anlatacağı sahneleme teknikleri üzerine çalışan oyunlarla birlikte toplumun ilericilik mücadelesinin bir kanalını yaratmak istiyoruz.
Bu çabaya ve arayışa katkı koymak, katılmak isteyen arkadaşlarımız İzmir NHKM ile temasa geçerek bizimle iletişim kurabilirler.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
