Sayfa yolu
NATO Zirvesi başlarken: ABD'nin silahlanmaya yönelik ısrarı, müttefiklerin Ortadoğu endişesi
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 24.06.2025 , 17:56 Güncelleme Tarihi: 24.06.2025 , 22:48
NATO üyesi 32 ülke, Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenecek zirvede bir araya geliyor. Bugün başlayacak olan Lahey Zirvesi yarın da devam edecek.
NATO Zirvesi’nin ana gündeminin savunma harcamalarının artırılması, Rusya-Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’da İsrail ile İran arasında yaşanan son gelişmeler olması bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın müttefiklerine adeta şart koştuğu gayrisafi yurtiçi hasılalarının yüzde 5'ini savunma alanına harcamalarına yönelik talep tartışmalara neden oluyor. Öte yandan Avrupa liderleri her ne kadar astronomik bir artış gerektiren bu taahhüdü kabul etmek zorunda kalsa da ABD'nin odağının Avrupa'dan Ortadoğu'ya kaymasından endişe duyuyor.
Trump için Lahey'in en önemli gündemi yüzde 5 taahhüdü
Trump ilk ABD başkanlığı döneminde de günümüzde de NATO'daki müttefiklerinin silahlanmaya ayırdığı bütçeyi hedef aldı. NATO ülkelerinin savunma alanına yönelik yatırımlarını artırması için baskıda bulunan Trump, zaman zaman diğer devletleri savunma konusunda ABD'ye güvenmekle suçladı.
Trump, bir yandan Avrupa ülkelerinin kendi savunmaları için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini sıkça dile getirirken, bir yandan da ABD'nin Avrupa'daki savunma yatırımlarını azaltma tehdidinde bulundu.
Çeşitli Avrupa ülkelerinde nükleer silahlar konuşlandıran ABD, aynı zamanda kıtada savaşa hazır yaklaşık 100 bin asker bulunduruyor. Mühimmat ve askeri varlığın yanı sıra uzmanlar, Avrupa'nın istihbarat faaliyetleri ve hava kuvvetleri de dahil olmak üzere çeşitli başlıklarda ABD'nin desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
Hali hazırda vergi arttırımı gibi gündemler nedeniyle ABD ve Avrupa arasındaki gerilim devam ederken, Trump'ın zirve öncesinde gündeme getirdiği konu, yine savunmaya yönelik yatırım bütçesi oldu. Trump'ın isteği, müttefiklerinin gayrisafi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5'ini kendi ve ittifakın güvenliği için harcamayı taahhüt etmeleri.
ABD'den zirveye ilişkin verilen mesajlar, Trump için Lahey'deki en önemli gündemin savunma harcamaları olacağına işaret ediyor.
Müttefiklerin astronomik artışlar yapması gerekecek
NATO üyelerinin 2024 yılında kadar savunma harcamalarını GSYİH'nın yüzde 2'sine ulaştırmasına yönelik karar 2014 yılında alınmıştı. Kararın alındığı yıl 32 üye devletten yalnızca ABD, İngiltere ve Yunanistan savunma alanında yüzde 2'den fazla harcama yapıyordu.
Açıklanan son verilere göre ise GSYİH'lanın yüzde 4,1'ini savunmaya ayıran Polonya birinci, yüzde 3,4'ünü ayıran Estonya ikinci, yüzde 3,3'ünü ayıran ABD ise üçüncü sırada bulunuyor. Ancak yüzde 1,2 ile en az harcamayı yapan İspanya, Slovenya ve Lüksemburg gibi toplam 8 devlet hâlâ yüzde 2 barajına ulaşamamış durumda. Türkiye'nin ise savunma harcaması yüzde 2,09 seviyesinde.
Ayrıca NATO ülkelerinin ortalaması da yüzde 2,1 olarak tahmin ediliyor.
Mevcut veriler ortadayken, müttefik devletlerden bazılarının ayırdıkları güncel bütçeyi neredeyse 4 kat artırması gerekiyor. Hedefe en yakın devlet olan Polonya'nın bile bu senaryoda bütçesini yüzde 22 oranında artırması gerekecek.
'Yüzde 5' gerilimi: İspanya'dan 'muafiyet' açıklaması, Rutte'den yalanlama
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin, özellikle Rusya gerilimi nedeniyle zirvenin ABD ile Avrupa arasındaki ilişkileri daha olumlu bir seviyeye taşıyarak bitirmeyi amaçladığı belirtiliyor. Hatta Rutte'nin, Trump ve müttefikleri arasında herhangi bir gerginlik yaşanmaması için önlemler aldığı aktarılıyor. Bunun en büyük örneklerinden biri de Rutte'nin zirve öncesi yürüttüğü diplomasi trafiği oldu.
Müttefikler arasında en az payı ayıran İspanya, yüzde 5 sınırına en sert tepkiyi gösteren ülke oldu. Yürüyen tartışmaların ardından İspanya Başbakanı Pedro Sanchez iki gün önce bir açıklama yaptı ve NATO ile anlaşmaya vardıklarını duyurdu. "Bizim için çok pozitif. Savunma harcamalarının GSYİH'nin yüzde 5'ine çıkarılması zorunluluk olmayacak, esneklik getirilecek" diyen Sanchez, "İspanya ve tüm NATO için iyi bir anlaşma oldu. Bu anlaşma NATO'da çok ulusluluğun işlediğini gösteriyor" diye konuştu.
Ancak Rutte dün, NATO Zirvesi öncesinde basın toplantısı düzenledi ve Sanchez'i yalanladı. "Dünya daha tehlikeli hale geldikçe müttefik liderler kolektif savunmamızı güçlendirmek, NATO'yu daha güçlü, daha adil ve daha ölümcül bir ittifak haline getirmek için cesur kararlar alacaklar. Müttefikler bu hafta, savunma yatırımı için kıstasları gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 5'ine yükselten büyük bir yeni savunma yatırım planını onaylayacaklar" diye konuştu.
İspanya'nın yüzde 5'lik hedefe itiraz ederek muafiyet aldığını duyurduğunun anımsatılması ve Trump'ın bu konuda hemfikir olup olmadığının sorulması üzerine Rutte, "Tüm müttefikler bildiriyi kabul etti ve tüm müttefikler kapasite hedeflerini kabul etti" dedi.
İran gündemi: 'ABD'nin odağı Avrupa'dan uzaklaşmış olacak'
Avrupa'nın kendi güvenliğinin sorumluluğunu üstlenmesini isteyen Trump yönetiminin askeri varlığını kıtadan çekme olasılığının liderleri endişelendirdiği ve bu durumunda Trump'ın elini güçlendirdiği belirtiliyor.
Ayrıca Financial Times'ın üç isimsiz kaynağa dayandırdığı haberde, Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius'un ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'ten Avrupa'daki ABD askerlerinin çekilmesi için bir defalarca "yol haritası" sunmasını istediği iddia edildi.
AB Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü analisti Giuseppe Spatafora, FT'ye yaptığı açıklamada, "NATO'daki Avrupalı müttefikler, kaçınmak istedikleri sonucu harekete geçirebileceklerinden korkuyor olabilirler" dedi. Haberde ismi açıklanmayan bir Fransız diplomatın da benzer şekilde "Amerikalılar'ı gitmeye teşvik edecek hiçbir şey yapmamalıyız, çünkü bu bizim çıkarımıza değil" dediği aktarıldı. Münih'teki Bundeswehr Üniversitesi'nde uluslararası politika profesörü olan Carlo Masala da "Şu anda tüm Avrupalılar ABD'ye tavşanın yılana baktığı gibi bakıyor... Yılanın kendilerini sokmamasını umuyorlar" yorumunda bulundu.
Zira ABD'nin odağı, giderek Asya ve özellikle İsrail'in İran'a karşı saldırılarıyla başlayan süreçte Ortadoğu'ya kayıyor. ABD'nin İran'a saldırı düzenlemesinin ardından zirvede Avrupa Birliği'ni (AB) temsil edecek AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, yaptıkları açıklamalarda İran'ın nükleer silah edinmesinin kabullenilemeyeceğini vurguladı.
İran-İsrail savaşı ve ABD'nin saldırısının, zirve için öngörülemez devasa bir "faktör" olduğu belirtiyor. AA'ya konuşan German Marshall Fund'ın Washington merkezindeki uzmanı Kristine Berzina da "ABD'nin odağı, kesinlikle Avrupa ve Rusya tehdidinden uzaklaşmış olacak. Bu, birçok açıdan Avrupa için bir kayıp. Bu zirvenin amacı, Rusya'ya karşı birlik ve güç göstermekti" yorumunda bulundu.
Berzina sözlerine şöyle devam etti:
"Daha kötü bir senaryo, Trump'ın Avrupa'nın sorunlarıyla ilgilenmekten tümüyle vazgeçmesi. Bu, korkunç olur ancak öyle olacak gibi görünmüyor, yine de büyük bir kriz yaşanıyor. Trump'ın bir dünya çatışmasına kinetik olarak katılma arzusunun test edildiği bir an. NATO zirvesi sırasında yaşanan bu durum, Trump'ın odak noktasının bu çatışmada olması ve çatışmanın Avrupa kıtasında olmaması, NATO önceliklerinden uzaklaşmasına neden oluyor."
Japonya, Güney Kore, Avustralya liderlerinden katılmama kararı
Öte yandan Japonya Başbakanı İşiba Şigeru ve Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung'un, ABD'nin İran'a yönelik saldırısının ardından bölgede artan gerilim nedeniyle NATO Zirvesi'ne bizzat katılmayacağı bildirildi.
Japan Times gazetesinin haberine göre, Japonya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine düzenlediği hava saldırısıyla Ortadoğu'da tırmanan gerilimin ardından İşiba'nın zirveye katılmayacağı ve yerine Dışişleri Bakanı İvaya Takeşi'nin bulunacağı belirtildi.
Diğer yandan Yonhap'ın haberine göre, Güney Kore başkanlık ofisinden yapılan açıklamada, Güney Kore Devlet Başkanı Lee'nin "ülke içindeki önceliklerinin yanı sıra Ortadoğu'da artan belirsizlik" nedeniyle NATO Zirvesi'ne katılmayacağı aktarıldı. Lee'nin söz konusu kararı "durumu kapsamlı şekilde gözden geçirdikten sonra aldığı" ifade edilen açıklamada, devlet başkanının yerine zirveye Ulusal Güvenlik Danışmanı Wi Sung-lac'ın katılacağı kaydedildi.
ABC News'in haberine göre, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'in de NATO Zirvesi'ne katılmayacağı açıklanmıştı.
Sonuç bildirisi beklentisi
Öte yandan Lahey Zirvesi'nin sonuç bildirisinin daha önceki zirvelerde kabul edilen bildirilere göre çok kısa olacağı belirtiliyor. Bu da üye ülkelerin hassasiyetlerini metne yansıtmasını zorlaştırıcı bir etki yaratma potansiyeli taşıyor.
BBC Türkçe'nin aktardığına göre "terörle mücadele" konusunu kolektif savunmanın bir parçası ve NATO'nun ana gündem maddelerinden biri olması gerektiğini savunan Türkiye, bu zirve öncesinde de bu konuda ısrarcı oldu. Terörle mücadele vurgusunun bu zirvenin de bildirisinde yer alması bekleniyor.
İttifak üyeleri arasında savunma alanındaki bariyerlerin kaldırılması Türkiye'nin önem verdiği konular arasında. Diplomatik çevrelerden elde edilen bilgilere göre bu konunun da belgeye yansıma olasılığı yüksek.
Ukrayna geri planda kaldı
Ukrayna'nın, Rusya'nın saldırı başlatmasından bu yana ilk kez geri planda kalacak olması Lahey Zirvesi'nin en dikkat çeken unsurlarından biri olacak.
NATO liderleri, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'le resmi oturumda bir araya gelmeyecekler. Zelenskiy, Hollanda Kralı Willem-Aleksander ve Kraliçe Maxima'nın, NATO liderleri ve eşleri adına vereceği akşam yemeğine katılacak.
NATO-Ukrayna Konseyi de liderler düzeyinde değil dışişleri bakanları düzeyinde ve çalışma yemeği formatında yapılacak.
Ukrayna'nın olası üyeliği konusunda sonuç bildirisinde vurgu olmayacak. Bu ülkeye desteğin de ulusal düzeyde süreceği metne yansıtılacak.
| TKP’den NATO’ya karşı mücadeleyi yükseltme çağrısı: ‘Zamanı geldi, gün bugündür’ |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.