Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Musk'tan arsız açıklama: Epstein'in adasında 'çılgın parti' peşinde koştuğunu unuttu, 'suçlular yargılansın' dedi

Jeffrey Epstein davasında adı geçen Elon Musk, Epstein’ın özel adasına gitmek için planlar yaptığına dair e-posta yazışmalarına rağmen, sosyal medyadan "adalet" çağrısı yaparak pişkinlikte sınır tanımadı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 31.01.2026 , 21:21

ABD Adalet Bakanlığı, çocuk istismarı ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanırken 2019 yılında cezaevinde ölen Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında milyonlarca sayfalık yeni belgeyi kamuoyuyla paylaştı. 

Cuma günü yayımlanan arşiv üç milyon sayfa belge, 180 bin fotoğraf ve 2 bin videodan oluşuyor. Finans dünyasından teknoloji devlerine, kraliyet ailesinden siyasetçilere kadar uzanan geniş bir ilişki ağını belgeleyen kayıtlar, Epstein’ın yalnızca münferit bir suçlu olmadığını bir kez daha teyit etti.

Adalet Bakanlığı, bu belgelerin yayınlanmasının kapsamlı inceleme sürecinin sonuna işaret ettiğini ve dosyanın bakanlık açısından kapandığını belirtti.

Musk’ın 'ada' merakı yazışmalara yansıdı

Yayımlanan belgelerin en çarpıcı bölümlerini, daha önce Epstein ile ilişkisini reddeden veya çok sınırlı olduğunu iddia eden Elon Musk’ın yazışmaları oluşturuyor. 

Musk, 2012 ve 2014 yılları arasına ait e-postalarda, Epstein’ın Karayipler’deki özel adasını ziyaret etmek için yoğun bir çaba içinde görülüyor. Kasım 2012’deki bir yazışmada Epstein, adaya helikopterle ulaşım için Musk’a kaç kişilik yer ayırması gerektiğini sorarken, Musk kendisi ve o dönemki partneri Talulah Riley için iki koltuk talep ediyor. Aynı yazışma trafiğinde Musk’ın Epstein’a hitaben, “Adandaki en çılgın parti hangi gün/gece?” diye sorması dikkat çekiyor.

Yazışmalar Musk’ın adaya olan ilgisinin sonraki yıllarda da sürdüğünü kanıtlıyor. Aralık 2013’te Musk, Britanya Virjin Adaları civarında olacağını belirterek Epstein’a “Ziyaret için uygun bir zaman var mı?” sorusunu yöneltiyor. Ocak 2014 planlamalarında ise bizzat Musk’ın “Adana ne zaman geçelim?” diyerek takvim ayarlamaya çalıştığı görülüyor. Belgeler bu ziyaretlerin fiilen gerçekleşip gerçekleşmediğini kesin olarak ortaya koymasa da Musk’ın daha önce yaptığı “Epstein ile sadece bir kez kısa süreli görüştüm ve adasına hiç gitmedim” yönündeki açıklamalarını boşa çıkarıyor.

Hem sanık kürsüsünde hem savcı rolünde

Belgelerde adı doğrudan geçmesine ve geçmişteki yalanları ifşa olmasına rağmen Elon Musk, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla kendisini dosyanın dışındaymış gibi konumlandırmaya çalıştı.

Dosyaların bir kısmının yayınlanmasının yeterli olmadığını savunan Musk, doğrudan yargılama ve tutuklama çağrısı yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Mesele Epstein dosyalarının bir kısmının yayınlanması değil, Epstein ile birlikte iğrenç suçlar işleyenlerin yargılanmasıdır. En az bir tutuklama olduğunda, bir nebze de olsa adalet yerini bulmuş olacaktır. Aksi takdirde, bunların hepsi göstermeliktir. Bir dikkat dağıtmadan başka bir şey değil.”

Şebeke sanılandan da büyük

Yeni yayımlanan belgeler sadece Musk ile sınırlı değil. 

Bill Gates ve İngiltere Kralı 3. Charles’ın kardeşi Prens Andrew gibi isimlerin de Epstein ile olan temaslarına dair e-posta yazışmaları, fotoğraflar ve takvim kayıtları dosyada geniş yer tutuyor. 

Arşiv ayrıca, Epstein’ın Musk ile SpaceX tesislerinde görüşme ayarlamaya çalıştığını ve SolarCity’nin Epstein’ın mülklerinde kullanılmasına yönelik iş birliği zeminleri aradığını da ortaya koyuyor. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.