Sayfa yolu
'Müsilaj 10-30 metre arasında askıda, tonlarca midye Marmara Denizi'ni temizleyemez'
Yayın Tarihi: 24.08.2021 , 14:53 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 16 Temmuz'da yaptığı açıklamada Marmara Denizi'nde ilk 20 metrede müsilaja rastlanmadığını söylemiş, "Sonraki 10 metrede müsilaja rastlanıyor. Orta kademede müsilaj sıkışmış durumda. Bilim insanlarımız Marmara Denizi'nde yeni bir müsilaj oluşumunu beklemediklerini ifade ediyorlar" demişti.
Ardından Yenikapı'dan tekne ile denize açılan Bakan Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Marmara Denizi Eylem Planı İstanbul Yapay Resif Projesi 2. Etap Resif Atımı" kapsamında Sarayburnu açıklarında Marmara Denizi'ne 15 ton midye bırakmıştı.
Bakan Kurum, burada yaptığı açıklamada, 8 Haziran'da 11 bin hektar alanda etkili olan müsilajın, yapılan çalışmalar neticesinde Marmara Denizi'nde yok denecek seviyeye indirildiğini söylemişti.
Bu yıl yeni müsilaj oluşumu beklemediklerini ifade eden Kurum, "Yapılan ön çalışmalarla bunu öngörüyoruz. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere çevre, doğa koruma hassasiyeti gösteren herkese çok teşekkür ediyorum. Marmara'mız bugün, 1 ay öncesinden daha temiz hale geldi" iddiasında bulunmuştu.
Öte yandan müsilaj tehlikesinin şimdilik sona ermesi fikrine Bakan'ın söylediği kadar iyimser yaklaşmak pek mümkün değil.
'Müsilaj 10-30 metreler arasında askıdaki varlığını sürdürüyor'
Balıkesir'de midye çiftliği bulunan Ümit Küçükçolak'a müsilajla ilgili gözlemlerini ve midye bırakılmasının müsilaja etkilerini sorduk. Küçükçolak, basında çıkan haberlerin tersine müsilajın Neandros adasından Zincirbozan bankına kadar 10-30 metreler arasında askıdaki varlığını sürdürmeye devam ettiğini söyledi.
"Müsilaj etkisi altındaki midye üretim tesislerinde yapılan ölçümlerle elde edilen değerler oldukça kötü" diyen Küçükçolak, "Kapıdağ yarımadasının Kuzey ve Batı sahillerindeki çift kabukluların ve krustesanların neredeyse tamamı öldü. Kirlilik vb hususlarda çok hassas olan bu iki türün ölümleri denizdeki dengelerin olumsuz yönde değiştiğinin önemli bir göstergesidir" diye konuştu. Küçükçolak şunları söyledi:
"Balıkçılar da bu yıl Ocak ayında paydos yaptı. Bunun yegâne nedeni de müsilaj. Bir balıkçının müsilaj olan denize ağ atması teorik olarak mümkün, ancak tonlarca müsilajla dolan ağını kaldırması imkansızdır. Bu sebeple Marmara denizinde 7 aydır avcılık yapılamıyor.
Basında Marmara Denizi'nden çıktığı iddia edilen sardalyaları yerken görüntü verenlere bir iyi bir de kötü bir haberim var. İyi haber, o yedikleri Ege’nin sardalyesi, müsilaj Ege’ye fazla sıçramadı. Kötü haber, Marmara Denizi'nde müsilaj nedeniyle 7 aydır avlanmaya çıkabilmiş bir balıkçı yok. Kaldı ki 1 Eylül’e kadar da av yasağı var."
'Tonlarca midyenin Marmara Denizi'ni temizleyeceğini iddia etmek gerçeklerle bağdaşmaz'
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın "biyolojik arıtma tesisi" görevi göreceğini söylerek denize tonlarca midye bırakmasının denizin temizlenmesine katkısını sorduğumuz Küçükçolak şöyle konuştu:
"Midye, deniz suyunu süzerek içerisindeki planktonlarla (mikroskobik canlılar) beslenen bir canlı. Pek tabiidir yüksek bir üretim tonajına ulaşmamız halinde stoklarımızın denizlerimizde fiziksel bir temizlik yaratacağını söylemek yanlış olmaz. Bu temizlik de kendisini yoğun popülasyonun tüketeceği planktonlardan arınan deniz sularının berraklaşmasıyla gösterecektir. Ancak evsel-endüstriyel kaynaklı kimyasal ve biyolojik kirlilik olması halinde ilk önce kaybedeceğimiz canlılar çift kabuklular olur. Çünkü bu türler kirlilik vb olumsuz koşullara karşı oldukça hassastır.
Marmara denizinde faaliyette olan 5 midye çiftliği bulunuyor. Bu üreticilerin yıllık resmi toplam üretim kapasitesi 8 bin 900 ton/yıl. Bakanlığın denize bıraktığı tonlarca midye ile Marmara Denizi'ndeki müsilajı temizlemek mümkün olsaydı, mevcut çiftliklerin ürettiği 8 bin 900 ton midye ile müsilaj oluşumunu engellemekle kalmayıp Marmara Denizini de çok kısa bir süre içerisinde 300 yıl önceki haline döndürebilirdik. Dolayısı ile tonlarca midyenin Marmara Denizi'ni temizleyeceğini iddia etmek gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
'Kendi habitatından sökülerek deniz tabanına bırakılan midye yaşamaz'
Kaldı ki bu operasyonda midyelerin de denize bırakıldığı açıklanmıştır. Bahse konu midyeler bir üretim tesisindeki halatlardan sökülmüş, olay yerine nakledilerek deniz tabanına bırakılmıştır. Kendi habitatından sökülerek deniz tabanına bırakılan midyenin yaşama ihtimalinin bulunmadığını gerek Tarım Bakanlığı gerekse Çevre Bakanlığı da bilmektedir. Şöyle ki Tarım Bakanlığı'nın 2013 yılında denize midye bırakılması konusundaki talebi, Çevre Bakanlığı'nca 'midyelerin canlı kalmaları mümkün olmayacağı gerekçesiyle' uygun görülmemiştir."
İhale yandaş firmaya verilmişti
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün "Marmara Denizinde Görülen Müsilaj Kirliliğinin Temizliği" başlığıyla düzenlediği 2 milyon 433 bin TL'lik ihalenin bir kısmının AKP’den Elazığ milletvekili aday adayı olan Raşit Hacıoğulları'nın şirketine verilmesi henüz tartışma konusu olmuştu.
Bugün de Marmara’daki müsilaj sorunun çözümüne ilişkin iki ayrı raporu TBMM’ye sunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ, 10 milyarlık projelerle Marmara’yı temizlemeyi planladığını duyurmuştu.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.


