Sayfa yolu
Murat Çalık'ın sağlığı AYM ve ATK arasında sıkıştı: 'Odaya konulan tartı ile nasıl kanser takibi yapılabilir?'
Yayın Tarihi: 19.01.2026 , 16:36 Güncelleme Tarihi: 19.01.2026 , 16:37
23 Mart 2025’ten bu yana tutuklu olan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumunda tablo da tutum da giderek ağırlaşıyor.
Daha önce iki kez kanser tedavisi gören Çalık’ın 4 Haziran’da Marmara Cezaevi’nden İzmir Buca Kırıklar Cezaevi’ne nakledilmesi hastane maratonunun tetikleyici noktalarından biriydi.
Cezaevine girmesinin ardından hastalığın nüksetmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalan Çalık, 3,5 ayda 18 kilo vermişti.
Bu daha önce kanser atlatan biri için alarm veren bir tabloydu.
Alarm ciddiye alınmadı, süreç daha da büyük eziyetlerle katlanarak arttı.
Gelinen noktada yoğun bakım, anjiyo, defalarca yapılan testlerin yanı sıra boyunda çıkan bir kitle ve biyopsi verilmesinin ardından yaşatılan bambaşka bir krizin içinde kendini bulan bir hasta tutuklu var.
Türkiye’de özellikle siyasi davalarda hasta tutuklulara yönelik tavır; bir “hınç çıkarma” şeklinde seyrediyor. MS hastalığının ciddiyetine rağmen ve hatta AYM’nin tahliye olmalı kararı görmezden gelinerek tutukluluğu süren Tayfun Kahraman da bu yaklaşıma maruz kalanlardan.
7 Temmuz tarihli raporda Çalık’ın kemik iliği biyopsisinde blast oranının lösemi nüksü açısından sınırda olması nedeniyle cezaevi şartlarının lösemi nüksüne katkıda bulunabileceği belirtilmesi durumu değiştirmedi. Hatta konuyla ilgili AYM’nin çelişkili raporu hem “cezaevinde kalabilir” hem de “tedavi ve gözlem şart” diyordu. Bu ikisinin aynı anda nasıl olabileceğinin formülasyonuysa yapılmadı.
Durum aynı şekilde devam etti.
Geçtiğimiz günlerde boynunda çıkan kitlenin ardından İzmir’de biyopsi operasyonu Katip Çelebi Hastanesi’nde yapıldı. Hastane, bölgenin hakem hastanesi statüsünde.
Buna rağmen bugün Çalık kontrol ve dikişlerin alınması için Katip Çelebi’ye değil İzmir Şehir Hastanesi’ne götürüldü. Cezaevine Katip Çelebi 20-25 dakika uzaklıkta, Şehir Hastanesi ise 40-45 dakika uzaklıkta. Yani tercih edilme sebebi süre değil. Öte yandan bununla ilgili avukatının bir fikri de var.
Avukat Melih Koçhan durumu anlatırken, Katip Çelebi’nin riske işaret ettiği raporları vurgulayarak, iki hastanede iki farklı yaklaşım olduğunun altını çizdi.
Koçhan ile konuştuğumuz sırada Çalık, kendi doktoruna muayene olmasının engellenmesi ve sorulmadan kendi hastanesi yerine İzmir Şehir Hastanesi’ne götürülmesi sebebiyle tedaviyi reddetmesi sonucu cezaevine geri dönmüştü. Gün içerisinde cezaevinden bir kez daha Katip Çelebi Hastanesi’ne götürüldü. Dikişlerinin alınmaması enfeksiyona yol açma riski taşıyordu. Öte yandan operasyon sonrası yaşadığı başka rahatsızlıklar için de doktor kontrolü gerekli.
Henüz yargılanmaya dahi başlamadığı bu süreçte Çalık’ın tutukluluğunun sağlığı için giderek olumsuz bir tablo oluşturduğu, görmezden gelinemeyecek bir gerçek. Tıpkı diğer hasta tutuklular gibi.
Müvekkilinin başına gelenleri “eziyet” olarak tek bir kelimede özetledi Koçhan ve devam etti:
“Doktoru Katip Çelebi'deyken, operasyonu orada olmuşken neden ısrarla şehir hastanesine götürülüyoruz? Bugüne kadar gece rahatsızlandığımızda en yakın hastane olan Seyfi Demirsoy'a gidiliyordu, şimdi en uzak hastane seçiliyor.”
Veri ayıklama mı yapılıyor?
Adli Tıp Kurumu'nun (ATK) verdiği “cezaevinde kalabilir” raporunun arka planındaki çarpıklıklara değinen Koçhan, İzmir Şehir Hastanesi'nin tutumunu sert sözlerle eleştirdi. Yapılan kan ölçümlerinde normal değerler ve normal değerlerin dışında olan değerlerle ilgili bir sıkıntıya işaret etti.
Koçhan, şunları söyledi:
“Kan değerleri bir gün 3, bir gün 1 çıkıyordu. Örnek vermek gerekirse diyelim ki 20 tahlil var ve 17'si sınırın altında. Katip Çelebi Hastanesi riskleri açıkça raporlamışken, İzmir Şehir Hastanesi bu raporları yok saydı. Örneğin başkana mama desteği verdiler. Kafamızda şu soru işareti var: Kan değerlerini mama desteğiyle yapay olarak yükseltip, 'sağlıklısın' raporu mu aldılar? Eğer bu kişi çok sağlıklıysa neden mama desteğiyle ayakta tutmaya çalıştınız?”
Odaya konulan tartı ile nasıl kanser takibi yapılabilir?
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) kararında büyük bir çelişki var. AYM hem cezaevinde kalmasına bir sakınca olmadığını, hem de sağlığında problemler olduğu için düzenli takip ve tedavi imkanlarının sağlanması gerektiğini ifade ediyor. Bu iki yaklaşım aynı anda yürütülebilecek bir şey mi peki?
Koçhan, cezaevinde kanser takibi yapılmasının mümkün olmadığını belirtti. Cezaevi yönetiminin iyi niyetle tedbir almaya çalışsa da hastalığın doğasının buna izin vermediğini ifade eden Avukat Koçhan, “Odaya tartı ve satürasyon cihazı koyarak kanser takip edilemez. Bu hastalığın en büyük düşmanı stres, düzensiz beslenme ve bağışıklığın çökmesidir. Cezaevi şartlarında bu protein ve ilaç desteğini, doktor kontrolünü nasıl sağlayacaksınız? Mümkünatı yok” dedi.
Melih Koçhan, ailesinin hislerine ve sürecin insani boyutuna da vurgu yaptı:
“Buna dışarıdan birisi 'ölüm riski' diyebilir ama aileden biri olunca 'dönüşü olmayan yol' deniliyor. Şimdi boynunda yeni bir kitle çıktı. Bu, vücudun bir şeyler ürettiğini gösteriyor. Kimse manyak değil. Tüm bu süreçler zor, ciddi operasyonlar içeriyor. Kemik ölçümü, biyopsi acılı işlemler bunlar. 10 dakika da olsa, 20 dakika da olsa her operasyonun bir riski vardır. Maalesef bugün Türkiye'de hukukun gelmiş olduğu nokta sadece kamuoyu desteği alarak bir sonuca gitmeye çalışıyoruz.”
Koçhan burada bir şeyi vurguluyor: “Bu kişi hükümlü dahi değil henüz, ceza almadı.”
Çalık'ın Mart ayında başlayacak olan yargılaması öncesinde bir yıldır tutuklu olduğunu hatırlatan Koçhan, tutukluluk gerekçelerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savundu.
Söz konusu iddiaların 5-6 yıl öncesine dayandığını ve delillerin çoktan toplandığını belirten Koçhan, “Bu kişi kaçacak olsa 2020'de kaçardı. Ortada kuvvetli suç şüphesi değil, sadece iddialar var. Dosya artık tamamen siyasi bir boyuta evrildi. Bizim talebimiz vicdanlı bir değerlendirme ile en azından ev hapsi kararı verilmesidir” çağrısında bulundu.
Çalık, hastane krizinin ardından yeniden cezaevine gönderildi. Enfeksiyon riski altındaki dikişlerinin durumu endişe yaratırken bir karar daha çıktı, kendi doktoru ve hastanesine kontrol olması için Katip Çelebi’ye götürüldü.
Beklenen patoloji sonuçlarının ne olacağının yanı sıra sergilenen tutum aileyi derin bir endişeye sevk etmeye devam ediyor.
Ortada sistematik bir hak ihlali olduğu bariz bir gerçek. Sadece Çalık değil, onun gibi pek çok hasta tutuklu hem fiziki hem de psikolojik bir işkenceyle karşı karşıya.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.