Sayfa yolu
Mücadeleci bir akademisyen Necdet Bulut: Sosyalizm kavgasına verdi kendisini...
soL - Arşiv
Yayın Tarihi: 08.12.2025 , 00:59 Güncelleme Tarihi: 08.12.2025 , 10:47
Bundan 47 yıl önce, 26 Kasım 1978 gecesi faşist tetikçilerce çapraz ateşe tutarak yaralanan ve 8 Aralık 1978’de yaşam mücadelesini kaybeden Necdet Bulut, aydın bilim insanlarından biriydi. ODTÜ öğretim üyesi olan Necdet Bulut’u katletme girişiminin ve “doktor hatası” sonucu ölümünün arkasında kimlerin yer aldığı sorusu ise halen cevapsız.
İlk bilgisayar doktoru
Necdet Bulut, Türkiye’nin bilgisayar alanında doktora yapan ilk bilim insanıydı. İstanbul Üniversitesi Jeofizik Bölümü’nü 1960 yılında tamamlamış, bir süre endüstride çalıştıktan sonra ODTÜ Elektronik Hesap Bilimleri Bölümü’ne programcı olarak girmişti. 1970 yılında ABD’de doktora çalışmasına başlayan Bulut, doktora derecesini aldıktan sonra ODTÜ’ye dönerek, yardımcı profesör olmuştu.
Necdet Bulut’un ODTÜ’lü dönemi, bu aydın bilim insanının akademik hayatını siyasi mücadeleyle birleştirdiği zamanları yansıtıyor. TÜTED (Tüm Teknik Elemanlar Derneği) ve TÜMÖD’ün (Tüm Öğretim Üyeleri Derneği) kurucuları arasında olan Bulut, Türkiye Bilişim Derneği’nin de başkanlığını yaptı.
14 Şubat 1977’de Hasan Tan’ın ODTÜ rektörlüğüne getirilmesiyle başlayan dönem, solcu öğrencilerin ve işçilerin öldürüldüğü, öğretim üyelerinin yoğun tehditler ve baskılar altında eğitim yapmaya çalıştığı bir ODTÜ yaratmıştı. ODTÜ Bilgisayar Merkezi’nin başına ülkücü bir ambar memurunun atanmasıyla merkez çalışanlarının işlerine son verildiği ve yerlerine yaklaşık 700 militan ülkücünün işçi statüsüyle işe alındığı bu dönemde, ilerici mücadelenin ön saflarında yer alan Necdet Bulut, o zamanlar Üniversite Konseyi’nde yardımcı profesörlerin temsilci üyeliğini yapmıştı. 1977 genel seçimlerinde, Türkiye İşçi Partisi’nin İzmir milletvekili adayı olmuştu.
Siyasi mücadelelerinin yanı sıra akademik alandaki çalışmalarını sürdürmeye çalışan Necdet Bulut, 1978 yılında ODTÜ’den izinli olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Hesap Bölümleri Başkanlığı’na getirildi ve bu üniversitenin bilgisayar merkezinin kurulması için çalışmalarına başladı. Aynı zamanda TİP’in Trabzon il örgütünün de kuruculuğunu yaptı.

Düzen, tetikçilerini sakladı
26 Kasım gecesi Trabzon’daki lojmanının girişinde, eşi ve oğlunun da içinde bulunduğu arabası çapraz ateşe alındı. Eşi ve oğlu hafif yaralanırken, kendisi ağır yaralanmıştı. Özel uçakla Ankara’ya getirilen Necdet Bulut, 8 Aralık’ta Hacettepe Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.
Necdet Bulut’un ağır yaralanmasıyla ölümü arasında geçen zamanda, kapatılmaya çalışılan bir suikast ile ortadan kaldırılmaya çalışılan bir aydının halen açığa çıkmamış hikayesi var.
İlk mahkeme kararına göre, Necdet Bulut’a ateş eden ve mahkeme dosyasına göre MHP’nin gençlik örgütü Ülkü Ocakları yöneticileri ve üyeleri olan üç tetikçi 15’er yıl, onları azmettiren üç Ülkü Ocakları üyesi ise müebbet hapse mahkum oldular. Ancak Askeri Yargıtay, Bulut’un ölümünde “tıbbi hata” saptadığından bu kararlar bozuldu ve yargılama, yeterli kanıt bulunamadığından dolayı, 1985’te beraatla sonuçlandı. Sonuç olarak, Necdet Bulut’u ülkücü tetikçilerin ve onların azmettiricisi olan örgütlü faşizmin öldürdüğüne değil doktor hatasının öldürdüğüne karar verilince, Bulut’u öldürmeye çalışanlar yaralama suçundan birkaç yıl yatıp, ellerini kollarını sallayarak çıkmış oldular.
Necdet Bulut’un vurulmasından bir hafta sonra ise Pol-Der Trabzon Şubesi Başkanı, TİP İl Başkanı Işıtan Gündüz’ü arayarak, Necdet Bulut saldırısına dair açıklama yapacağını söylemiş ve bir buluşma ayarlanmıştı. Ancak Pol-Der Başkanı bu buluşmadan önce vurularak yaralandı, daha sonra da görev yeri değiştirildi. Pol-Der’li polisi vuranların kim olduğu da halen şüpheli. Bu sırada, Necdet Bulut’un vurulmasından sonra olay yerine giden polislerin bulduğu boş kovanlar, nasıl olduysa kaybedildi.
Bu arada Necdet Bulut’un Ankara’ya getirilmesinden sonra hastanede geçen iki haftasına dair büyük kuşkularını daha önce anlatmış olan eşi Neşe Erdilek şunları söylemişti: “8 Aralık 1978 tarihinde vefatına kadar eşim, bilinci yerinde olarak ancak gün gün midesi, ciğerleri, böbrekleri iflas ederek, makinelere bağlı acı çekerek tükendi”.
Neşe Erdilek, Necdet Bulut’a özel uçakla Ankara’ya getirilirken “bir şey olmaz” denilerek sütlü kahve içirildiğini, ancak karın operasyonlarında ağızdan bile hiçbir sıvı alınmaması gerektiğini Bulut’u ameliyat edecek iki cerrahın bilmemesinin mümkün olmadığını söylüyor. Erdilek, Necdet Bulut’a yapılacak cerrahi müdahalenin bilerek geciktirildiği konusunda ciddi kuşkulara sahip. O sırada Mehmet Haberal’ın Hacettepe Hastanesi’ndeki sekreterinin Mehmet Ali Ağca’nın kız kardeşi olduğunu öğrenmesi bu kuşkularını pekiştirmiş.

Necdet Bulut’un katledilişinin ardından KTÜ senatosu, üniversitenin bilgisayar merkezini “Dr. Necdet Bulut Bilgisayar Merkezi” olarak adlandırmıştı. ODTÜ’de ise üçlü amfi olarak bilinen binaya “Dr. Necdet Bulut Amfisi” adı verilerek, binanın giriş kapısına bu ismi belirten bir mermer levha konulmuştu. Ancak 1980’le tescillenen örgütlü faşizm, bu isimlerden de rahatsız olunca, KTÜ’de merkezden Necdet Bulut adı silindi ve ODTÜ’deki levha Rektör Mehmet Gönlübol tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden söktürüldü. ODTÜ Öğretim Üyeleri Derneği’nin ısrarcı girişimleri ile 2005 yılında Necdet Bulut ismi yeniden U3 amfisindeki yerini buldu.
Faşist saldırıyla katledilen başka bir aydının, Uğur Mumcu’nun, Necdet Bulut’un ardından 10 Aralık 1978’de Cumhuriyet gazetesine yazdığı yazıdan birkaç cümleyle bitirelim: “Bir kanlı tabut daha... Dr. Necdet Bulut! Yürekli, namuslu, yiğit bir aydın, sosyalizme inanmış bir bilim adamı... O da gitti. Faşist kurşunlarla yaptığı yaşam kavgasında yenik düşüp kırk yaşında bir kanlı tabuta girerek ayrıldı aramızdan. Bilgisayar uzmanıydı. İsteseydi, çokuluslu şirketlerde her ay yüzbinler kazanacak bordrolara imzasını atabilirdi. Bunları, bu gibi kazanç kapılarını eliyle kilitleyerek, demokrasi ve sosyalizm kavgasına verdi kendisini. (...) Rahat uyu Necdet! Bir gün gelecek, faşist katillerin ağa babaları, akan ve akıtılan kanlarda boğulacaklardır. Er ya da geç, ama bir gün mutlaka...”
Necdet Bulut’un hayatı, mücadelesi ve katledilişine dair bilgiler Orhan Tüleylioğlu’nun “Neden Öldürüldüler?” başlığı altında, aydın cinayetlerine dair derlediği kitaptan alınmış; kapsamlı bir çalışma Yazılama Yayınevi tarafından yayımlanan "Karanlığın Katlettiği Bir Bilim İnsanı: Necdet Bulut" kitabında yer almıştır.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.