Sayfa yolu
Mışıl mışıl uyuyan bir katilin ardından: Haklıydı, tek suçlu o değildi...
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 10.12.2025 , 18:36 Güncelleme Tarihi: 10.12.2025 , 23:58
“6 bin 286 kişiden bir tek benim ceza almam doğru mu? Tek suçlu ben miyim? Benim düştüğüm hatayı devlet işledi. Zemin etütlerinin olup olmadığını incelemem gerekirdi. Devlet aramıyordu ki. Devlet imara açıyor, bozuk alanın değerlenmesini sağlıyor, satışına rehberlik ediyordu. Demir ve çimento kararını 20 yıl önce verseydi binalar yıkılmazdı. Ben sadece bunların pazarlamasını yaptım. Ben bu koordinasyonun başındaki kişiydim. Buralar satılırken Veli Göçer Arsa Ofisi olarak satılırdı. Binasını satamayan bana gelirdi. Ben üzerine Veli Göçer Arsa Ofisi Levhasını takınca altın olur satılırdı.”
Bu sözlerin sahibi Veli Göçer, bugün öldü.
17 Ağustos 1999'da meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki depremde, Yalova Çınarcık'ta ölen 198 kişinin katillerinden sadece biriydi o.
Suç ortakları vardı, haklıydı.
Hiçbiri değil, sadece o yargılandı ve ceza aldı.
Adına ‘yargılama’ ya da ‘ceza’ denilebilirse.
Dile kolay, tam 198 kişinin ölümüne neden olmuştu.
"Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek" suçundan ceza aldı.
Dikkatsizlik dedikleri deprem faciasında 198 hayatı çaldı; ortakları, destekçileri ve onay verenleriyle birlikte.
Depremden bir ay sonra yakalandı, yargılanırken dışarıdaydı.
Cezaevine girmesi 2004 yılını buldu.
Bunca hayata karşılık aldığı ceza hepi topu 18 yıl 9 aydı.
Zaman aşımı da Rahşan Affı talihi de başına kondu, hem zaten tek suçlu o muydu? Madem herkes dışarıda ve özgürce yaşıyordu, o neden içeride kalacaktı?
Sadece 7.5 yıl cezaevinde yattı, 17 Ağustos depreminin yıldönümüne 4 gün kala, 13 Ağustos 2011’de özgürlüğüne kavuştu.
Tahliyesi gibi ölümü de dikkat çeken bir tarihe denk geldi Göçer’in…
Tam da 6 Şubat depreminde binlerce kişiyi hayattan koparan müteahhitler için af kararı çıkmak üzereyken öldü.
Tıpkı onun cinayetlerine göz yuman siyasi iktidarlar ve bürokratlar gibi 6 Şubat’ın sorumluları da hesap vermemişti.
Birkaç günah keçisi müteahhit bulup sözde bir yargılama sonucu onları da afla serbest bırakmaya hazırlandıkları bir dönemde öldü gitti.
Depremden yıllar sonra verdiği bir söyleşi “mışıl mışıl uyuyorum" başlığını taşıyordu, “Ben rahat uyuyorum” diyordu Göçer.
Onca cinayetin, katliamın ardından rahat uyuyan binlerce kişiden biri olduğu için hep gözümüzün önündeydi, tüm oklar ona döndükçe herkes onu hedef aldıkça asıl sorumlular devam ettiler gemilerini yüzdürmeye.
6 Şubat’ın mimarları işte onlardı…
Şimdi ölümüyle bile bu düzene hizmet ediyor Göçer, “tüm kötülüklerin sahibi öldü” diye seviniliyor.
Oysa Göçer “6 bin 286 kişiden bir tek benim ceza almam doğru mu? Tek suçlu ben miyim?” diye sorarken haklıydı, tek suçlu o değil, o ve onun gibi katillerin sürekli önünü açan bu sermaye düzeniydi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.