Breadcrumb
Mine Nur Ala için mücadele eden KDK’lı kadınlar anlattı: ‘Bu düzeni değiştirene kadar mücadele edeceğiz’
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 08.07.2025 , 16:23 Güncelleme Tarihi: 08.07.2025 , 16:35
İki çocuk annesi Mine Nur Ala, boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı aldırmak için başvurular yaptığı Emrah Ala tarafından bir taksinin içinde öldürüldü. 10 Aralık 2023'te Ankara'nın Çankaya ilçesinde yaşanan olayın ardından yakalanan katil tutuklandı.
Seyran Kadın Dayanışma Komitesi’nin süreci takip edeceklerini açıklamasının ardından Ala’nın ailesiyle yapılan görüşmeler üzerine Kadın Dayanışma Komiteleri ile Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatları davayı üstlendi. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada Emrah Ala hakkında "eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan indirim uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Ala’nın davasını üstlenen avukat Çisel Demirkan ve Kadın Dayanışma Komiteleri temsilcisi Eda Mermi yürüttükleri mücadeleyi anlattı.
‘Yaptığı bütün başvurular sonuçsuz kalmış ve korunmamıştı’
Uzun ve üzücü bir mücadele verdiklerini belirten avukat Çisel Demirkan, dava sürecinde yaşadıklarını sanığın duruşmalar boyunca mahkemeyi yanıltmaya yönelik hallerinden örneklerle ifade etti:
“Mine Nur 2023 Aralık ayında boşanmak istediği erkek tarafından canavarca katledildi. İlk haberi yani Mine Nur’un ölüm haberini Seyran Semt Evi aldı. Aileyi destek için ziyarete gittik. Süreçte destek olmak istediğimizi, elimizden gelen her türlü dayanışmayı göstereceğimizi ilettik. Böylelikle Seyran KDK ile Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği birlikte dosyayı üstlendik. Aileyle birlikte mücadeleye başladık. Uzun ve üzücü bir yoldu. Mine geride iki tane küçük evladını, annesini, kardeşlerini ve yaşanmamış bir hayatı bırakarak aramızdan kopartıldı.
Uzun zamandır ev içinde sokakta mahallede her yerde şiddet gören, evlilik içi tecavüze maruz kalmış bir kadındı. Boşanmak istediği için defalarca darp edilmiş hatta bıçakla saldırıya bile maruz kalmıştı. Ne yazık ki uzaklaştırma ve koruma kararı için yaptığı bütün başvurular sonuçsuz kalmış ve korunmamıştı. Yine olay günü tehditle sanık Mine’yi yanına çağırdı. Tanık anlatımı, olay yeri inceleme raporları ve olayın oluş biçimi detaylı değerlendirildiğinde cinayeti planlayarak işlediği ve hatta canavarca bir hisle bu eylemi gerçekleştirdiği açıktır.“
‘Yaşam hakkı hiçbir gerekçeyle elinden alınamaz’
Çisel Demirkan, mahkemenin cezada indirim uygulamaması için ayrıca mücadele etmek zorunda kaldıklarına dikkat çekti:
“Duruşmalar boyunca Mine’ye sayısız iftira atmıştır. Hiçbir söylemi, hiçbir iddiası kanıtlanmamış; tarafımızca da çürütülmüştür. Ne yazık ki bir kadın cinayetinde sanık indirim almasın diye iddiaları çürütmek de bize kalmaktadır. Oysaki hiç kimsenin yaşam hakkı hiçbir gerekçeyle elinden alınamaz.
En son akli dengesinin yerinde olmadığını iddia etti. Gelen adli tıp raporuyla hukuki yeterliliğinin yerinde olduğunu, yaptıklarının sorumluluğunu alabilecek durumda olduğuna kanaat getirildi. Bunun üzerine duruşmada ‘O zaman psikolojim iyi değildi ama şimdi iyiyim. O yüzden rapor öyle çıktı’ diye kendini savundu. Sekiz celse süren yargılama boyunca sadece Mine’yi suçladı. ‘Aldattı’ dedi ‘Erkekliğime laf etti’ dedi ‘Başka bir kadınla ilişkisi var’ dedi ama bir kere bile gerçek anlamda vicdan azabı çektiğine dair, bir insanı öldürmenin ağırlığını hissettiğine dair en ufak bir davranış göstermedi.”
Demirkan sözlerine şöyle devam etti:
“Daha önce işlediği suçlar, Mine’ye karşı daha önce işlediği suçlar, olay yeri incelemesi, tanık beyanları, elde edilen deliller, mahkemedeki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda hiçbir pişmanlık göstermediğine ve hatta soğukkanlı olduğuna dair oluşan kanaatler sonucunda sanık hakkında eşe karşı kasten öldürmeden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına karar verildi. Duruşmayı kazandık, mahkum ettirdik ama günün sonunda ceza ne olursa olsun Mine’yi geri getiremez, öldürülen hiçbir kadını geri getiremez.”
‘Günde ortalama 3 kadın cinayeti işleniyor, koruyabilirlerdi ama yapmadılar’
KDK temsilcisi Eda Mermi ise geçtiğimiz hafta davası sonuçlanan Döne Çelebi'nin de elektronik kelepçeye rağmen katledildiğini anımsatarak kadınların devlet tarafından korunabilecekken öldürüldüklerini ifade etti:
“Olayı ilk öğrendiğimizde Seyran Semt Evi Kadın Dayanışma Komitesi olarak hem taziyede bulunmak hem de öfkemizi paylaşmak adına aileyi ziyaret ettik. Ülkemizde ne yazık ki günde ortalama 3 kadın cinayeti işleniyor. Şiddetin, tacizin sayısal verisi dahi yok. Ve her geçen gün bu sayılar artıyor. Geçen hafta davası sonuçlanan Döne, bu hafta davası tamamlanan Mine Nur da bu sayılar içine adı yazdırılanlardan ne yazık ki.
Döne eşinden şiddet gördüğü için defalarca uzaklaştırma kararı aldırmıştı, bu kararı ihlal ettiği için de elektronik kelepçe takılmıştı suçluya. Elektronik kelepçesi takılıyken Döne’yi metro istasyonunda katletmeden önce polislere sinyal gitmişti. Yalnızca bir ekip yollayıp Döne’yi ölümden koruyabilirlerdi ama yapmadılar. Döne’nin ailesine 'şahıs kızınıza yaklaşıyor' diye bilgi vermekle yetindiler. Döne elektronik kelepçesi, uzaklaştırma kararı olmasına rağmen devlet tarafından korunabilecekken öldürüldü.”
‘Bu ülkede bir kadın öldürülmüşse vardır bir açıklaması diye bakılıyor’
Kadın cinayetlerinde öldürülen kadınların suçlanması için gerekçeler arandığına işaret eden Eda Mermi, Mine Nur Ala davasında da bu durumun görüldüğünü belirtti:
“Mine Nur 2 çocuk annesiydi, defalarca şiddete maruz kaldı. Çok kez uzaklaştırma için başvurdu ama yanıt alamadı. En son boşanmaya karar verdiği sırada tehditle katili ile görüşmek zorunda kaldı ve canavarca katledildi. Gencecik bir kadın daha ülkemizde korunamadığı için öldürüldü.
Mahkemede defalarca Mine Nur için suçlamalarda bulunuldu ve KDK avukatımız bu suçların yalan olduğunu ispatlamakla uğraştı. Çünkü neden? Bu ülkede bir kadın öldürülmüşse vardır bir açıklaması diye bakılıyor. Ne yapmış olabilir, ne demiş olabilir, ne giymiş olabilir ki öldürsünler diye düşünülüyor. Duruşmalar boyunca bu konuşuluyor. Kimse bir insanın, bir kadının yaşam hakkını hiçbir sebeple kimse elinden alamaz demiyor.”
‘Bizi korumayan bu düzeni değiştirene kadar mücadele edeceğiz’
KDK temsilcisi Eda Mermi “Kadın dayanışma komiteleri olarak ülkemizin her yerinde hiçbir kadın sömürülmesin, şiddete, tacize, tecavüze uğramasın, öldürülmesin diye bir aradayız. Buradayız. Bizi korumayan bu düzeni değiştirene, biz kadınların en temel hakkı olan yaşam hakkına sahip olana kadar da mücadelemize her yerde devam edeceğiz” diye konuştu.
| Mine Nur Ala’yı öldüren Emrah Ala'ya ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi: ‘Defalarca öldürme tehdidi aldığını söyledi’ |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.