Sayfa yolu
MESEM: Ahilik kültürü diye başladı, çocuk kanı üzerinden yolsuzluklar patladı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Fotoğraf: Özkan Öztaş
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 23.10.2026 , 14:06
Çırak, kalfa ve usta yetiştiren Mesleki Eğitim Merkezlerimiz, ecdadımızın ahilik kültürünün bir mirasıdır.
(...)
Mesleki Eğitim Merkezleri’ndeki çırak öğrencilerin asgari ücretin yüzde 30’u kadar yani bin iki yüz yetmiş altı lira ücret ödenmesini sağlayan kanun değişikliği tamamlandı. (10 Ocak 2022, OSB Mesleki Eğitim Merkezleri Açılış Programı, Beştepe Sarayı)
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu sözlerinden bu yana 5 yıla yakın zaman geçti.
Hedef, yıl sonuna kadar 1 milyon çıraktı.
Dönemin Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Kasım 2022'de hedefe 11 ayda ulaşıldığını ilan etti, bakanlık bunu "Mesleki Eğitimin Güçlü Sesi" adlı bir tanıtım filmiyle kutladı. Özer'in o günkü sözlerine göre, Türkiye'nin hiçbir yerinde artık çırak, kalfa, usta bulmakla ilgili bir sorun kalmamıştı.
Devlet teşvikiyle çocuk işçiliği ve küçük patronlara kıyak eleştirilerine konu olan MESEM’lere, iktidar sahip çıktı.
Çocuk ölümleri, yolsuzluklar ortalığa saçılırken, iktidar hiç oralı olmadı. Yusuf Tekin geçen Aralık Meclis kürsüsünden MESEM'leri "hem iktisadi hem ahlaki omurga" diye savundu, eleştirenleri üretim damarını kesmeye çalışmakla suçladı. Daha bu Mayıs ayında da "Kaza ihtimali var diye vazgeçemeyiz" dediği MESEM'lerde haftalık ve on beş günlük denetimler yapıldığını, sorumluluğun öğretmenlerde olduğunu söylemişti.
MESEM yolsuzlukları
Bugünlerde MESEM’ler yolsuzluklarıyla gündemde. Salı günü Mersin merkezli dört ilde başlatılan operasyonda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si bu sabah tutuklandı.
Erdoğan'ın "ecdat mirası ahiliğe" bağladığı MESEM'ler aslında çok uzun süredir, yaşanan iş cinayetlerinin yanında, yolsuzluklarla anılıyordu.
Tesadüfi ya da “şahsi” sayılabilir türde de değil bunlar. Düzenek basit: MESEM'e kaydedilen her öğrenci için devlet, ücretini ve sigorta primini işletmenin hesabına yatırıyor. İşletmeler ücretini devletten aldıkları kişileri, kendilerinin bile haberi olmadan, MESEM kapsamında çalışıyor gösteriyor, hatta kurulan düzenek içinde, fiziki olarak var olmayan işletmelerin MESEM kapsamında çırak çalıştırıyor gösterilmesi de, biraz şansını zorlayan bir zübük için işten sayılmıyor.
Sonuçta öğrenci kâğıt üzerinde olunca, cebe atılan paralar gerçek oluyor.
Adana Ceyhan'da 2023'te bir okul idarecisi işletmeleri tek tek dolaşıp "Sizde iki çırak var ama sistem dört yazdı, fazlasını bir öğretmenin hesabına gönderin" diyordu; 2,7 milyon lira toplandıktan sonra tutuklandı. Diyarbakır Hazro'da bu yaz hazırlanan iddianameye göre kaymakamlık ekipleri kâğıt üzerindeki işletmeleri yerinde görmeye gidince mesken, inşaat ve harabe dükkânlar buldu; bir dükkân iki vergi levhasıyla iki işletme gösterilmişti.
7 bin nüfuslu mahallede 22 bin kayıtlı çırak!
Kocaeli'de 7 bin nüfuslu Kuruçeşme Mahallesi'ndeki bir okula 2022–2023'te 22 bin çırak kaydedildiği 2024'te CHP Kocaeli Milletvekili Harun Özgür Yıldızlı tarafından ifşa edilmiş, aynı yıl Ağustos'ta MESEM'in ustalık telafi programı içinde devleti soymuş olan şirket ve derneklerin listesi yerel basında yayınlanmıştı.
Paralar tarikat bağlantılı vakıf ve derneklere akıtılıyordu.
Listede okul müdürünün kendi kurduğu bir kadın derneği de vardı: 1 milyon 700 bin liralık hasılatla.
Erdoğan’ın 1 milyona zorladığı sayılar ilk iki yıldaki vukuatlardan sonra hızla geriledi: 2023 baharında 1 milyon 400 bin olan kayıtlı öğrenci, bir buçuk yıl sonra 715 bine inmişti. Bakanlık bunun nedenini hiç açıklamadı.
MESEM cehennemi çocukların da ailelerin de mecbur bırakıldıkları, zorla parçası edildikleri bir sistem ve aynı zamanda ülkedeki yoksulluğu anlatıyor. Yolsuzluklarla, iş cinayetleriyle sürekli gündem olan MEB'in patronların için bulduğu dahiyane çözüm MESEM haberlerini soL'dan okuyun. Abone olun, destek verin.
Yargılanan müdürün haklı sorusu: 'Niye bakanlık bürokratlarına kimse ilişmiyor?'
Son soruşturmanın içeriği, MESEM yolsuzlukları kapsamında olduğu dışında henüz bilinmiyor. Savcılığın açıkladığı kadarıyla bazı MESEM okullarında 36 milyon liranın üzerinde kamu zararı var ve bu kez ilk defa rüşvet ana suçlama olarak yöneltiliyor. Buna göre 8 milyon 749 bin lira nakit, iki bilgisayar ve iki renkli yazıcı rüşvet olarak verilmiş.
Tutuklananlar arasında Mersin ve Silifke'deki MESEM okullarının eski müdürleri ve müdür yardımcıları da bulunuyor. Aynı hafta Kocaeli'de de aynı dosyanın üçüncü dalgası geldi, 62 kişi daha gözaltına alındı. Bir önceki dalgada tutuklanan 9 kişi arasında yerel basına göre ilçe milli eğitim yöneticileri de vardı.
Kocaeli'deki Kuruçeşme skandalında tutuklu yargılanan Okul Müdürü Rümeysa Şen, geçen yıl mahkemede "İl ve ilçe milli eğitimden sanık sandalyesinde kimse yok" diye yakınmıştı. Aynı savunmada bir de şunu anlattı: Kasım 2022'de il milli eğitim şube müdürü kendisine Cumhurbaşkanı'nın yılbaşına kadar bir buçuk milyon usta sözü olduğunu, boşta tek okul kalmayacağını söylemişti; kontenjanı dolmayan tek okul da onunkiydi. Yani 1 milyon hedefi, okul müdürlerine kota olarak inmişti.
Gideceği yere kadar... Değil, düzeneği bozmadan
Gerçekten de "devleti zarara uğratma" suçuyla yapılan yargılamalarda sanık sandalyesine şimdiye kadar milli eğitim bürokratlarından kimse oturtulmamıştı. Oysa ilçe milli eğitim müdürlükleri hem listeleri onaylayıp parayı yatıran, hem de işletmeleri denetlemekle görevli makamlar.
Sayıştay bile raporunda, fiilen staj yapmayan öğrenciler için işletmelere para ödendiğini ve ödemeden il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin sorumlu olduğunu yazmıştı. Şimdiye kadar yürütülen soruşturmalarda ve açılan davalarda okul müdürlerinden öteye gidilmemişti. Kocaeli'deki davada tam 206 sanık var ve il ya da ilçe milli eğitimden tek bir yönetici yargılanmıyor.
Son soruşturma, bu kez okul kapısında durmamış gibi görünüyor. MESEM'lerdeki çok boyutlu kepazeliğin siyasal sorumluluğu konusuysa gündemde değil. O noktada yine "gideceği yere kadar" gidilemiyor.
Haber mahkemede, haberci mahpusta
Ve bu arada, MESEM yolsuzluklarını 2024'te kamuoyunun gündemine sokan gazeteci Murat Ağırel'di. Büyük bir tekstil firmasında çalışan bir okuru e-Devlet'e bakmış, kendini bir meslek lisesinde 12. sınıf öğrencisi olarak bulmuştu; okulu arayınca kayıt yalanlanmamış, onaylanmıştı. Ağırel bunu televizyonda anlatınca İzmir'den, İstanbul'dan, Kocaeli'den ve Mersin'den aynı durumdaki işçilerin belgeleri yağdı.
Bildiğiniz gibi, o Ağırel, kendisine muhtemelen bir operasyon planı çerçevesinde sızdırılan bir dosyayı haber yapmamış olduğu için Pazartesi günü tutuklandı.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.