Sayfa yolu
Melih Gökçek: Ankara'nın içine tüküren adam
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 26.08.2022 , 09:26 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Gazi Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu'ndan mezun. İş deneyimi de var; bir süre “Gaziantep Haber” gazetesinde çalışmış.
Ama niyeyse gazetecilikte sebat etmek yerine Çalışma Bakanlığı'nda özel kalem müdür yardımcılığına atmış kapağı. Sonra siyasete atılmış, ANAP adayı olarak 1984'de girdiği seçimde Ankara Keçiören Belediye Başkanı seçilmiş.
Bir ara Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu'nun genel müdürü. 1991'de Refah Partisi'nde. 1991, 1999, 2004, 2009 ve 2014 yıllarında yapılan seçimlerde Ankara Belediye Başkanlığı seçimini önde bitirmeyi başarmış.
Bunun tek nedeni başkentin yoksul semtlerinde dağıttığı “sosyal yardım”lar. Tabii pek çok ihale de dağıttı. Dağıttıkça güçlendi. Ta ki Tayyip Erdoğan biletini kesene kadar.
Gericiliğe yatkınlığı Çocuk Esirgeme Kurumu günlerinden başlıyor. Ama o zamanlar bir Refah partiliye değil bir MHP’liye benziyordu daha çok. İşini büyüttükçe gerici girişimlerini de büyüttü.
Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hatırlanan ilk icraatı heykeltraş Mehmet Aksoy'un “Periler Ülkesinde” adlı heykelini bulunduğu parktan kaldırmak oldu. Derin sanat birikimiyle bakmış ve heykelin müstehcen olduğuna karar vermişti. Eleştirdiler yargısını, öfkelendi, “Ahlaksızlığın adını sanat koymuşlar. Ben böyle sanatın içine tükürürüm” dedi.
Sadece sanatın değil Ankara’nın da içine tükürdü. Ankara’ya onun yaptırdığı kapılardan geçip girenler şehrin her yanında onun tükürüklerini görüyor.
Öğle vakti havai fişek gösterisi
Gündüz havai fişek gösterisinin mucidi. 2004 yılı Aralık ayında, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel'den “AB'den müzakere tarihi” alarak döndü. Gökçek, fetihten dönen başbakanı Kızılay Meydanı'nda öğle vakti havai fişek patlatarak karşıladı. Işıkları görülemese de gümbürtüsü çok gösterişliydi.
“Fışkiye” duyarlılığı hala dillerde. 2013’te, Ankara’daki Gezi Direnişi sırasında attığı “Belediyenin önündeki fıskiyeyi kim kırdı?” mesajı tam bir Melih Gökçek sembolü oldu. AKP’nin “Fışkiye Melih”i o.
Ahmet Hakan ve CHP’li Aylin Nazlıaka ile girdiği polemiklerde çok yaratıcıydı. Bu polemikler sonunda Ahmet Hakan ile dost oldu.
“Ankara’nın suyu kirli” diyen Nazlıaka’dan öcünü ise suyunu keserek aldı.
Su konusunda çok hassas. 2014’te kuraklık sonucu barajlar boşalınca, Kızılırmak suyunu barajlara taşıdı. Sağlık örgütleri nehir suyunun içilemez olduğunu söylüyordu. Gökçek’in buna cevabı suyu kameralar önünde içmek oldu. Haklı olmalı ki hala hayatta.
Cumhuriyet'in başkentindeki Osmanlıspor
Sporcuydu aynı zamanda. Yapmaktan değil almaktan hoşlanıyor yalnız.
Ankaraspor’u mülkiyetine geçirdi, oğlunu yönetici atadı. Ankaragücü’nü de bir başka oğlu yönetiyordu. Futbol Federasyonu, “yöneticileri aynı olan takımların aynı ligde olamayacakları” kuralını hatırlattı, Ankaraspor'u tüm liglerden ihraç etti.
Ankaragücü de mali güçlükler nedeniyle küme düştü. Ankaraspor’a bir estetik operasyon yaptılar, “Osmanlıspor”a dönüştürdüler. Erguvani formalarıyla yeşil sahalara saray letafeti gelmişti. Az zaman sonra Osmanlıspor da Osmanlı’nın kaderini paylaştı.
Osmanlıspor Belediye bütçesinin nerelere harcandığının sportif bir göstergesiydi sadece.
Ankara Belediyesi uzun yıllar Türkiye'nin en borçlu belediyesi unvanını kimseye kaptırmadı o sayede. Bütün paralar Gökçek’in çılgın projelerine gidiyordu. İki metro projesi parasızlıktan yapılamadı.
O sırada Atatürk Orman Çiftliği arazisi üzerine 2 milyar lira harcayarak dinozorlu “Ankapark”ı inşa etmekle uğraşıyordu. Eleştirdiler haliyle. “Orası benim siyasi tercihim, kişisel zevkim” diye yanıtladı eleştirileri.
Başkenti kişisel tercihleri ve zevklerine göre yönetiyordu.
Pek çok projesi yargı kararına takıldı ama yargı falan dinlemeye niyeti yoktu. Alt-üst geçit merakı vardı, mümkün olan her yere birer tane yaptı. Otoyolların üzerine amacı hala anlaşılamayan devasa kapılar yaptı. Hızını alamayınca ülkenin köklü üniversitelerinden ODTÜ Ormanı içinden yol geçirdi
Cemaat'in has adamı
Bütün AKP’liler gibi Fethullah Cemaati ile içli dışlıydı. Tutarlı olduğu tek konu Fethullahçılıktaki ısrarıydı. Fethullahçıların yanında olmayı sonuna kadar sürdürdü.
Bu tutarlılığın nedeni partinin kurucusu Bülent Arınç’la kapışınca ortaya çıktı. Gökçek bu yapıya Ankara’yı parsel parsel satmıştı. İnanç değil çıkar ilişkisiydi yani. Bu satış iddiası onun Ankara macerasında sonun başlangıcı oldu.
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bu konudaki tavrını da netleştirmek zorunda kaldı.
Pişmandı, ama makul gerekçeleri vardı. Katıldığı bir televizyon programında, Gülen'in darbe girişimi dahil birçok işi “cinlerle” yaptığını savundu, “Üç harfliler yapıyor bu işi. Bana da altın gibi değerli metal ve cevşen vermişti” dedi.
Hatta cinlerin yaptığı işlere bizzat tanık olmuştu. Ankara’yı parsel parsel sattıranlar da onlar olmalıydı.
Altı milyarlık rezerv nasıl bulundu
Gafların adamı. Tanesi 26 bin TL’lik ithal ağaçları eleştirdi, kendi döneminde alındığı anlaşıldı.
Erzurum’da buz tutan yol görüntülerini Ankara diye paylaştı.
“Mansur Yavaş dönemi” diye paylaştığı Halk Ekmek kuyruğu görüntüleri de kendi dönemine aitti.
Ankara’da kurumuş ağaç görüntüsünü paylaştı, belediye yönetimini eleştirdi. O ağaçlar onun döneminde beton bariyerler arasında asfalt ve beton zemine dikilmişti.
Şaka değil, “Adıyaman'da 6 milyar dolarlık jelibon rezervi bulundu” dedi, sevinç çığlıkları attı.
Beşiktaşlı futbolcu Vincent Aboubakar'ın fotoşop ile asker kıyafeti giydirilmiş fotoğrafını “Somali'den gelip Türk vatandaşı olan Abu Bakeroğlu şehit oldu” diye paylaştı. Kıyafetin bir generale ait olması bile onu kuşkulandırmamıştı.
Tayyip Erdoğan’ın işaretiyle belediye başkanlığından istifa ettikten sonra da belediyenin lüks cipini kullanmaya devam etti. Belediyeyi o kadar sahiplenmişti. Sahiplenme duyulunca aracı geri vermek zorunda kaldı. Belediye bütçesinden evine aldığın mobilyaları iade etmesi bekleniyor hala.
AKP’nin Ankara’nın başına musallat ettiği bir cindi o. İşsiz kalınca bütün ülkeye musallat oldu. Olur olmaz fışkiye sesi duyuyorsanız tükürüklü Fışkiye Melih’tir o!
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.