Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mehmet Uçum: Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki en büyük adımların atılacağı dönemi yaşıyoruz

Devam etmekte olan İmralı sürecine işaret eden Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, "Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin kuruluşundan sonraki en büyük adımların atılacağı ve devrimci sıçramaların olacağı bir dönemi yaşıyoruz" iddiasında bulundu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 30.11.2025 , 11:56 Güncelleme Tarihi: 30.11.2025 , 16:30

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, "Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci ve bütünleşme perspektifi" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Anadolu Ajansı'nda yayımlanan yazıda, İmralı sürecine işaret edilerek, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki en büyük adımların atılacağı ve devrimci sıçramaların olacağı bir dönem yaşandığı iddia edildi.

Mustafa Kemal Atatürk'le cumhuriyetin kazanıldığını, Recep Tayyip Erdoğan'la ise "cumhuriyeti yükseltme imkanına kavuşulduğunu" öne süren Uçum, atılacak adımlarla "demokratik siyaset alanının genişleyeceğini" iddia etti.

'Türkiye Yüzyılı'nda bayramımız gerçekleşecek'

Uçum, Türkiye'nin bir kez daha tarihsel dönüşümlerin eşiğine geldiğini ifade etti ve "Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin kuruluşundan sonraki en büyük adımların atılacağı ve devrimci sıçramaların olacağı bir dönemi yaşıyoruz" dedi.

Türkiye tarihinde birçok altüst oluş yaşandığını ve "güçlü ilerlemeler" sağlandığını söyleyen Uçum, buna örnek olarak 15 Temmuz darbe girişimini, başkanlık sistemini örnek gösterdi:

FETÖ'nün 15-16 Temmuz 2016'da demokrasiyi tasfiye etmek ve ülkeyi ele geçirmek amaçlı siyasal gerici ve faşist darbe girişiminin “milli demokratik halk devrimi” yoluyla ezilmesi, çok büyük bir toplumsal dönüşümü gerçekleştirdi.

16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen ve 24 Haziran 2018 seçimlerinden hemen sonra 9 Temmuz 2018’de devreye giren, temel ve vazgeçilemez bir norm olan yüzde 50 artı 1’e dayanan başkanlık sistemi de büyük bir devrimci ilerleme oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle halkımız önce meydanlarda, sonra seçimler yoluyla “demokratik devrim” yaptı.

Uçum, yirminci yüzyılda Mustafa Kemal Atatürk'le cumhuriyetin kazanıldığını, yirmi birinci yüzyılda ise Recep Tayyip Erdoğan'la "cumhuriyeti yükseltme imkanına kavuşulduğunu" öne sürdü.

Buradan hareketle yeni "sürece" işaret eden Uçum, "Geçiş süreci, bu dönemde birçok yapıcı, kucaklayıcı ve kapsayıcı imkanı ortaya çıkardı" iddiasında bulundu.

Uçum, "Atatürk’ten Erdoğan’a uzanan cumhuriyetin kuruluş ve yükseliş sürecinde yeni bir eşikteyiz. Bu eşiğin aşılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle, Türkiye halkının bütün kesimlerinin bütünleşmesinin eksiksiz tamamlandığı 'Türkiye Yüzyılı'nda bayramımız gerçekleşecektir" ifadelerini kullandı.

'Sabotajlara karşı durmak son derece önemli'

Neredeyse her yazısında olduğu gibi süreci desteklemeyenleri "sabotajla" suçlayan Uçum, "Bu fikri sabotajlara karşı durmak, bunları etkisizleştirmek ve ön alıcı fikri tedbirler geliştirmek son derece önemlidir" dedi.

Bu bağlamda kullanılacak dile dikkat edilmesi gerektiğini savunan Uçum, TBMM'nin kullanacağı dile dikkat çekti:

İmralı dinlemesinin yapıldığı, geçiş sürecine ilişkin hukuk politikası raporunun hazırlanmasına geçildiği, bu rapora dayanarak geçiş sürecinin yasal düzenlemelerinin yapılması hususunda Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) bir irade ortaya koyacağı bu aşamada kurulacak dil son derece önemlidir.

'Demokratik siyaset alanı genişleyecek'

Sürecin "başarıya" ulaşması için teknik boyutların hızlandırılması ve pratik teyitlerin yapılması gerektiğini aktaran Uçum, devletle ve milletle bütünleşmenin eksiksiz şekilde sağlanmasının söz konusu sürecin amacı olduğunu söyledi.

Uçum yazısını şöyle noktaldı:

Tabii ki hem geçiş sürecinde atılacak adımlarla hem de bütünleşme sürecindeki reformcu yaklaşımlarla demokratik siyaset alanı genişleyecek, demokrasimiz ilerletilip güçlendirilecektir çünkü silahlar tamamen bırakıldıktan ve sistematik terör yok edildikten sonra her tür sorunu ve konuyu demokratik bir zeminde ele almak mümkün, makul ve meşru hale gelir.

Herkesin tüm bunların farkında olarak süreç yönetmesi, dil kurması, ilişki yürütmesi, Türkiye’nin tamamına ve Türk milletinin asli unsuru olan her kesime kazandıracaktır. Ortak geleceğimizi daha güvenli ve güçlü bir şekilde inşa etmemizi sağlayacaktır. Bu "tarihsel fırsat penceresini" kimse heba etmemelidir.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.