Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Maraşlı köylüler 6 Şubat'ta Kübalı doktorların yardım elini unutmadı: 'Şimdi sıra bizde'

6 Şubat depremlerinde Maraş'ın Elbistan ilçesine gelerek halka sağlık hizmeti veren Kübalı doktorların dayanışması bugün abluka altındaki Küba'ya uzanıyor. Köylüler şimdi Küba için başlatılan güneş paneli kampanyasına destek veriyor: "Biz 6 Şubat'tan dayanışma ile çıktık. Kübalılar da öyle çıkar ancak, eminim. Şimdi sıra bizde o zaman."

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 06.05.2026 , 14:54 Güncelleme Tarihi: 06.05.2026 , 15:08

6 Şubat tarihinde yaşanan depremler Türkiye tarihinin bugüne kadar gördüğü en büyük yıkımlarından birine sahne olmuştu. Enkaz altında kalan yurttaşlar, çöken sağlık ve altyapı sisteminin dışında bir de Şubat ayının kahredici soğuğu yurttaşlarımızın yaşam ile ölüm arasındaki o ince çizgide yaşama tutunma mücadelesini belirliyordu.

Depremin merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olarak işaretlenmişti. Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman ve Hatay başta olmak üzere on bir il depremden birinci derecede etkilenmiş ve on binlerce yurttaşımız yaşamını kaybetmişti.

İşte o zor günlerde Küba'dan Türkiye'ye, Maraş'ın Elbistan ilçesine uzanan bir dayanışma ve dostluk eli, Küba'nın bugün içinde bulunduğu sıkıntılı günlere dair de mesajlar içeriyordu. soL olarak, Küba'nın Henry Reeve Sağlık Tugayı'nın destek verdiği Maraş'ın Elbistan ilçesine bağlı Büyükyapalak köylülerine ulaştık. O günleri, 6 Şubat'ı ve bugün Küba'nın içinden geçtiği zorlu süreci konuştuk.

Kübalı doktorlar Türkiye'ye yolcu edilmeden önce düzenlenen törenden kareler.

On bin kilometrelik mesafeyi aşan insanlık

Kuş uçuşu on bin kilometre.

Ancak konu dayanışma ve insanlık olunca bir o kadar da yakın.

6 Şubat 2023 sabahı tüm Türkiye bir acıya uyandığında Kübalı Henry Reeve Sağlık Tugayı hazırlıklara başlamıştı bile. Küba'dan Türkiye'ye geldiklerinde takvimler 12 Şubatı gösteriyordu. Tarihin ironisi. Bu tarih aynı zamanda Maraş'ın emperyalist işgalden kurtuluşunun yıldönümüydü. 

Bir hafta içinde kıtaları aşıp gelen sağlık tugayları Maraş'ta göreve başlayacaktı.

Küba'dan gelen  Henry Reeve Sağlık Tugayı'nın Maraş'a vardıktan sonra ilk buluşması ve Türkiye'den doktorlar tarafından planlamaların yapıldığı an. Heyeti karşılayanlar arasında Küba'nın Ankara Büyükelçisi Francisco Diaz Palacios de yer alıyordu. 

Ama önce Henry Reeve tugaylarını önce biraz yakından tanıyalım...

2005 yılında kurulan Henry Reeve Sağlık Tugayı adını Küba'nın bağımsızlık mücadelesinde savaşan Amerikalı Henry Reeve'den alıyor. Küba tarafından doğal afetler ve ciddi salgın hastalıklara uluslararası alanda müdahale etmek amacıyla kurulan özel bir tıp uzmanları birliği. Tugay 2017 yılı itibarıyla yirmiden fazla ülkede milyonlarca insana yardım etmiş, 2020 yılında COVID-19 sürecinde İtalya'dan Güney Afrika'ya kadar dünyanın dört bir yanına doktor göndermiştir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından ödüllendirilmiş ve Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilen Henry Reeve Sağlık Tugayı'nın kuruluşunda Fidel Castro da yer alıyor.

Fidel Castro, Henry Reeve Uluslararası Sağlık Tugayı'nı kurarken, bu ekibin temel amacının dünyadaki doğal afetler ve ciddi salgınlara karşı uluslararası dayanışma sağlamak olduğunu vurgulamış. Fidel, bu tugayı emperyalizme karşı bir insanlık ve dayanışma örneği olarak görmüş, doktorların yoksulların hizmetinde dünyayı iyileştireceğini savunmuştur.

Fidel'e göre uluslararası dayanışma, insanlık ve ahlaki yükümlülük ve emperyalizme karşı sağlık bu tugayın temel kriterlerini oluşturuyor. Tugay ise Fidel Castro'nun fikirlerinden ilham alarak, sağlık hakkının bir ayrıcalık değil, insan hakkı olduğu prensibiyle faaliyet gösteriyor.

İşte Küba'dan Maraş Elbistan'ın Büyükyapalak köyüne gelerek orada ve çevre köylerdeki insanlara sağlık hizmeti veren uluslararası sağlık tugayı bu amaçla kurulmuş, insanlığın mirasına bir sürü öykü ve mücadele kazandırmış bir ekip.

Hatta yeri geldiğinde ABD'deki büyük kasırgalarda zarar gören Amerikalılar için dahi yardım elini uzatan ancak ABD'nin alışılagelmiş hoyratlığı ile "İnsanlarımız ölsün, yeter ki Küba bize iyilik yapmasın" mantığı ile reddettiği ekiptir Henry Reeve.

Gelin şimdi bu ekibi, Maraş'taki depremzede köylülerden dinleyelim.

Kısa zamanda köylülerin sevgisini kazanan Henry Reeve Sağlık Tugayı köy köy, ev ev gezerek sağlık hizmeti vermişti.

'Ne kibir ne başka bir şey'

Hayrettin Genç, Büyükyapalak köyü muhtarı. 

Malum, kent merkezlerinde yaşanan büyük yıkıma nazaran çevrede ve köylerde yıkım görece daha az olmuştu. Bunda hem köylerin dağlık arazilerde olması hem de tek katlı köy evlerinin yaygın olması etkili olmuştu. Ancak buna rağmen yıkımın oranı büyüktü. Köylerde yıkılan evlerden kurtulan yurttaşlarımız sağlam evlere sığınmıştı. Ancak kent genelinde çöken gıda zinciri ve tedariği ayakta kalan yurttaşları da zorluyordu.

Hizmet verdikleri Sağlık Ocağı'nda aynı zamanda geceyi geçiren Kübalı doktorlar ısınmak için kalorifere kömür atarken. Sıcak bir memleketten Maraş'ın dondurucu soğuğuna gelen Kübalı doktorların hemen hemen her fotoğrafta başlarından çıkarmadıkları bereleri dikkat çekiyor. Soğuğa rağmen dayanışmayı büyüten hekimlerin dayanışması ise hala hafızalardaki yerini koruyor.

Muhtar o günleri anlatırken duraksıyor.

"Zor zamanlardı. Geldiler sağ olsunlar. Köyleri dolaşarak burada köylülere yardım ettiler. Köydeki sağlık ocağında kaldılar. Orada yatıp uyudular. Şu an hafızam tam sayamadı ama ben diyeyim beş sen de yedi kişilerdi sanırım bize gelenler. Herhalde on gün kadar da kaldılar, bir haftayı geçmiştir" diyor.

Hayrettin Genç o günler için "Kübalılar için çok yardımları dokundu sağ olsunlar" diyerek ekliyor. 

"Hiç gocunmadılar, her hastaya yetişmeye çalıştılar. Yalnız çok mütevazilerdi. Ne desek kabul ediyorlar her şeye evet diyorlardı. Ne kibir ne başka bir şey. Önlerine koyduğumuz yemeklere de hayır demediler kaldıkları yerlere de. Biz ne yaptıysak onu yaptılar ne yediysek onu yediler. Öyle yüzleri de ekşimedi, beğendiler, sevdiler. Sonuçta kültürleri farklı çok uzaktan gelen insanlar. Kaldıkları süre boyunca hep destek oldular sağ olsunlar."

Muhtar Hayrettin Genç köy köy gezen farklı köylere giderek hastalara yaşlılara bakan Kübalı doktorlardan bahsederken "İzmir'den gelen bir tercüman vardı, sağ olsun, onun da çok katkısı oldu" diyerek emeği geçen herkesi anlatıyor.

Kübalı doktorların köydeki sağlık taramalarında konuk olduğu evlerden birinde
Kübalı doktorun elinden tutarak ona eşlik eden çocuklardan biri

Hem yardıma ihtiyaç duymak hem yardıma koşmak

Bu duyguyu en iyi bilenlerden biri olmuş Büyükyapalak köylüleri. Zira kendileri de yardım alırken görece durumu daha iyi olanları başkalarının yardımına koşmuş.

Maraş'ın Elbistan ilçesine bağlı Büyükyapalak köyünden Mehmet Genç de onlardan biri. Kendisi itfaiye görevlisi. Hem depremzede hem de depremde kalanlara müdahale etmekle görevli.

Şu sözlerle anlatıyor o günler:

İlk zamanlar zordu. Morglara ek araçlar getiriliyordu kent merkezlerinde. Kötü günler, kötü zamanlardı. Kübalı doktorları çok sevdik. Eksik olmasınlar bizim için koşup gelmişlerdi. Ciddi yaralanmaları zaten büyük hastanelere götürüyorlardı. Kübalılar ise o soğuk günlerde üşüyen hastalanan çocuklara baktılar, yaşlılarla ilgilendiler. Yani depremde hayatta kalanları ayakta tuttular" 

Anlatırken kâh gülümsüyor kâh duygulanıyor. 

Çok mütevazilerdi mesela ilk kez tattıkları yemekler, bizim buranın yemekleri işte. Şaşırıp baktılar, severek yediler. Hatta içlerinden biri tekrar gelsem yine tatmak isterim bunlardan demişti. O zamanlarda işte elde avuçta ne varsa onları yaptık yedik hep birlikte."

"Ne din ne dil ne kültür farkı vardı" diye anlatmaya devam ediyor Mehmet Genç. 

Çok sıcaktılar, hani birazcık yabancılık hissettirmediler bize. Çocukları, hastaları, yaşlıları tedavi ettiler. Prosedür neyse onu uyguladılar. Ne gerekiyorsa onu yaptılar. Hiçbir şeyden de gocunmadılar. Bir hafta on gün kadar kaldılar."

Türkiye'ye dayanışma için gelen doktorlardan Dr. Yordys Lázaro Medero Batista'nın evine dönüşünde ailesi tarafından karşıladığı an. Yanında götürdüğü bayrak ile hatıra fotoğrafı çektiren Kübalı doktor Türkiye'den anılarını da beraberinde taşıyor. 

'Bilmeyen yok ABD'nin ne olduğunu'

Söz o günlerde Türkiye'ye destek için gelen Küba'nın ve Kübalı doktorların bugün ABD ablukası yüzünden yaşadığı enerji sorununa geliyor. 

"Bilmeyen var mı ABD'nin ne olduğunu, herkes görüyor yaptığı kötülükleri" diyor Mehmet Genç.

Biz 6 Şubat'tan dayanışma ile çıktık. Bu millet yan yana durdu, birlik oldu. Yoksa çıkamazdık belki de. Kübalılar da öyle çıkar ancak, eminim."

Türkiye'de Küba Dostluk Derneği'nin dayanışma çağrısı ile Küba'ya Güneş Topluyoruz kampanyası kapsamında Küba'da üç hastaneye kurulacak güneş panellerinden bahsedince, "Sıra bizde o zaman, biz de elimizden geleni yapmak isteriz" diyor.

Kısa sohbetimizde on bin kilometreden uzak olan bir mesafe kısalıveriyor. Küba'nın sağlık tugayı yine gösteriyor, insanlık kasırgalardan, depremlerden, ablukadan ve karanlıktan güçlüdür.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.