Sayfa yolu
Malatya'da mevsimlik işçilere saldırı: 'Patron saldırdı jandarma seyretti'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
soL - Malatya
Yayın Tarihi: 02.07.2022 , 12:40 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Geçtiğimiz günlerde Maltaya'nın Kale ilçesine bağlı Kıyıcak Köyü'nde mevsimlik işçiler A.T ve M.T, kayısı bahçesinde çalışırken saldırıya uğradı.
Bahçede arazi sahibinin oğlu tarafından silahlı saldırıya uğrayan işçiler tehdit edilirken, jandarmaya verdikleri ifadelerini değiştirmeleri için baskı gördüklerini belirtti.
Darp, tehdit, hakaret...
Yaşadıklarını soL'a anlatan M.T. şunları söyledi:
"Kardeşimle birlikte bahçede çalışıyorduk. Kayısıları kardeşim ikişer üçer taşırken arazi sahibinin oğlu Mehmet Başdemir, kardeşime yaklaşarak 'Gücüne kuvvetine çok güvenme her şey bir mermiye bakar' dedi. Önce neden böyle dediğini anlamadık. Boş verelim deyip geçtik. Sonra bir mola sorasında kardeşim biraz uzaktaydı. Yanına gidip 'Öyle iki üç kasa değil 5 tane taşıyacaksın' dedi ve kardeşime yumruk attı. Kardeşim bir şey demedi. Cevap vermedi ve birlikte çalıştığımız işçilere bize ve ailemize küfür etmediği sürece boş verelim, ekmeğimizle oynamasın dedi ve geçti gitti.
Ama patronun oğlu uslanmadı. Sarhoş geliyordu araziye ve silahını çekti kardeşime ateş etti. Tam o esnada diğer işçiler engel olmaya çalıştı. Dengesini kaybeden Mehmet Başdemir manevra yeteneğini yitirdi. Zaten içkiliydi. Kurşunlardan biri yere isabet etti ve oradan seken bir taş fırlayarak kardeşimin çenesine değdi. Yaralandı."
'Hastane yaralı işçilerle dolu, her yerde aynı sıkıntı var'
Hemen ambulans ve jandarmaya haber veren M.T., yaralanan kardeşi A.T. için yardım çağrısında bulunduğunu söyledi. Olay yerine ambulans gelirken yaralı A.T. ve kardeşi Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi'ne götürüldü.
M.T. hastanede yaşadıklarını süreci de şöyle ifade etti:
"Hastaneye gidince aklım çıktı. Doktor 'Yine mi mevsimlik işçi?' dedi. Ne oldu deyince de, 'Sürekli arazi sahipleri işçileri dövüyor. Her gün bir kaç işçi geliyor buraya yaralı şekilde. Ne ilk ne son. Böyle de devam eder' dedi. Baktım etrafa gerçekten de mevsimlik işçlerde kayısı bahçelerinde çalışan bir sürü insan vardı.
Sonra hastaneye arazi sahiplerinin oğullarından diğeri ve kendini muhtar olarak tanıdın biri geldi. Biz jandarmaya şikayete gidecekken 'Siz buralara bilmezsiniz kaybolmayın size eşlik edelim' dediler ama bizi alıp tekrar köye götürdüler."
'Şikayetçi olmayalım diye para teklif ettiler, tehdit ettiler'
Kendini "muhtar" olarak tanıtan kişiyle arazi sahibinin oğlunun kendilerini ikna edemeyince tehdit ettiklerini belirten M.T., "Kendini muhtar olarak tanıdan adamla ateş eden Mehmet Başdemir'in kardeşi bizi alıp arazi sahibinin garajına götürdü. Önce güzel güzel konuştular. 'İfade vermeyin şikayetçi olmayın. Gerekirse size para verelim' dediler. Biz kesinlikle reddetince sinirlendiler. Tehdit ettiler. 'Bizi tanımıyorsunuz kim olduğumuzu biliyor musunuz' dediler. Sonra ben de jandarmaya telefon açtım. Köye çağırdım" diye konuştu.
'Jandarma köye gelirse mevsimlik işçi bulamayız, adımız çıkar'
M.T., jandarmanın köye gelişine izin vermeyen "muhtaın", "Eğer jandarmalar köyde görünürse diğer arazilerde çalışan işçiler de duyar. Adımız çıkarsa eğer kimse gelmez köye yevmiyeci olarak. Kabul etmem" dediğini aktardı. M.T. "eğer izin vermezlerse gazetecilere ve siyasi partilere de haber vereceğini" ifade etmesinin ardındansa "Siz terörist misiniz ne ayaksınız? Zaten Diyarbakırlısınız, isimleriniz de Kürtçe" diye tehdit edildiklerini dile getirdi.
'Darp raporunu almamıza izin vermediler'
Jandarmaların hastanede darp raporunu almalarına izin vermediğini ifade eden M.T. yaşadıkları sıkıntının karakolda da devam ettiğini belirtti. Karakolda bir uzman çavuşun arazi sahipleriyle özel olarak görüşerek muhtara "Biz kendi aramızda hallederiz" dediğini söyleyen M.T. karakolda yaşadıkları sıkıntıyı şu şekilde anlattı:
"Karakola gidince kurtulduk sandık ama öyle olmadı. Aile yakınları bizi karakolda tehdit etti. İfade verirken sürekli karıştılar. Hatta biz karışamazlar deyince de 'Bize işimizi mi öğreteceksiniz' diyerek bağırıp çağırdılar. Karakola gidene kadar da sürekli araçta bağırıp çağırdılar. Çok açık bir şekilde arazi sahiplerinden yana taraf tuttular."
'Ateş edeni engelleyen işçiye söyleyin ifadesini değiştirsin'
Ateş eden arazi sahibi Mehmet Başdemir'i engelleyen işçinin vereceği ifadeyi değiştirmesi için talimat veren karakol komutanının ise arazi sahiplerine ifadeleri hakkında talimat verdiğini ifade eden M.T., "Komutana arazi sahiplerinden biri silahı kuru sıkı ile değişelim, en azından gerçek olmayan silahla yakalansın deyince komutan silah falan yok ifadede geçirmeyeceğiz" dediğini belirtiyor.
'Sürecin takipçisi olacağız, patronların yaptıkları yanlarına kâr kalmayacak'
Yaşadıkları sıkıntıların kendilerine has olmadığını ifade eden M.T., kardeşi A.T. ile birlikte yaşadıkları sıkıntıların takipçisi olacaklarını ifade etti. Hastane tutanaklarının, karakoldaki kamera kayıtlarının, çevredeki işçilerin hatta o işçilerin ailelerinin yaşananlara tanık olduğunu ifade eden M.T., hukuk kanallarını kullanacaklarını söyledi ve ekledi.
"Kendini muhtar olarak tanıtan kişi bizi defalarca aradı vazgeçirmek için. Telefon kayıtları ortada. Bu adam kimdir? Gerçekten muhtar mıdır? Eğer öyleyse böyle bir yetkisi var mıdır? Eğer muhtar değilse kendini mülki amir olarak nasıl tanıtır köyde? Bu gücü nereden alıyor? Karakolda ifademizi alırken bağıran çağıran, arazi sahiplerini misafir gibi karşılayan, ara ara gizli gizli görüşen, arazi sahiplerine verecekleri ifadeleri hazırlayan uzman çavuşun arazi sahipleriyle ilişkisi nedir? Bu bahçelerden bir maddi çıkarı var mıdır? Tüm sorularımızı hukuk yoluyla arayacağız. Kimse de işçilerin emekçilerin sahipsiz olduğunu sanmasın."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
