Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Lübnan’da ‘yurtsever subaylar’ muhtırası: ‘Saldırıya direnen vatanseverlerle orduyu karşı karşıya getiremezsiniz’

ABD ve İsrail’in Lübnan hükümetine Hizbullah’ı silahsızlandırması için kurduğu baskı, hükümetle ordu arasında gerilime yol açmıştı. Bir grup subay, bir muhtıra hazırlayarak bu baskıya karşı çıktı.

Lübnan Genelkurmay Başkanı Rudolf Heykel, hükümetin Hizbullah'ı silahsızlandırma isteğine ayak dirediği için görevden alınmak isteniyordu. (Fotoğraf: Lübnan Ordusu)

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 12.03.2026 , 12:13 Güncelleme Tarihi: 12.03.2026 , 12:14

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları direniş karşısında beklenmedik derecede darbe aldığı ve ilerleme kaydedemediği günlerde, ülkedeki esas çatışma, hükümetle ordu arasında yaşanıyor.

ABD, İsrail, Fransa ve Suudi Arabistan’ın desteğini arkasına alan Başbakan Nevvaf Selam, İsrail’le çatışmalar başladıktan sonra orduya Hizbullah’ı silahsızlandırma ve üyelerini tutuklama talimatı vermiş, kimi tekil örnek dışında ordu güçleri bu talimatı yerine getirmeyi reddetmişti.

Middle East Eye sitesinde dün öğle saatlerinde yayımlanan habere göre Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Genelkurmay Başkanı Rudolf Heykel’i görevden almayı düşünüyordu.

Benzer sinyaller, bir süredir birçok kaynaktan geliyordu.

Dün gece, ordu içindeki bir grup subayın hazırladığı muhtıra kamuoyuna sızdı. “Yurtsever Subaylar” imzası kullanılan muhtıra, hükümeti, orduyla direniş güçlerini karşı karşıya getirme çabalarına karşı uyarı niteliğinde.

“Onur, Fedakarlık, Sadakat” başlığını taşıyan metin şu ifadelerle başlıyor:

Vatanı, egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü savunmak için ettiğimiz yeminden yola çıkarak; anayasaya, yürürlükteki yasalara ve askeri kurumun işleyişini yöneten köklü askeri teamüllere bağlı kalarak, orduyu vatan topraklarındaki dış saldırganlığa karşı duran vatansever güçlerle çatışma pozisyonuna sokacak yönelimler ve kararlar karşısında derin endişemizi ifade etmeyi ulusal ve ahlaki bir görev olarak görüyoruz.

Ulusal ordunun ülkenin kalkanı ve egemenliğinin koruyucusu olmak için kurulduğu ve hiçbir zaman aynı vatanın evlatları arasındaki iç çatışmada taraf olmak için var olmadığı hatırlatılan metinde, “Orduyu vatanın evlatlarıyla karşı karşıya getirmek veya onu ülkeye yönelik dış saldırıya direnenleri takip etmekle görevlendirmek, askeri kurumun uyumu ve ulusal istikrar üzerinde ciddi tehlikeler barındıran tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir” denildi.

Lübnan’ın güneyinde yıllar süren işgalini 2000 yılında sonlandırıp çekilmek zorunda kalan İsrail, o dönemden beri esas olarak Lübnan’da etnik ve mezhepsel ayrılıkları körükleyerek bir iç savaş durumu yaratmak ve kendi çizgisinde bir ulusal ordu üzerinden direniş güçlerini silahsızlandırmak stratejisiyle hareket ediyor.

Ancak şimdiye dek Lübnan ordusu, en büyük temsilcisi Hizbullah olan direniş güçlerini silahsızlandırmak üzere büyük bir harekata girişmedi.

İsrail, 2006’dan itibaren dönem dönem bilfiil kendi silahlı kuvvetleriyle Lübnan’a girerek direnişi ezmeye çalıştı ancak hiçbirinde başarılı olamadı.

Ekim 2024’te Lübnan’a karadan harekat başlatan ve aylar boyunca başkent Beyrut başta olmak üzere ülkeyi bombalayan İsrail ordusu, ateşkes sonucu ülkeden çekilirken bir kez daha Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını dayatmıştı. Ateşkese rağmen Lübnan’a saldırılarını hiç durdurmayan İsrail, İran’a saldırıya yanıt olarak Hizbullah’ın İsrail’e füze atmasının ardından bir kez daha Lübnan’a saldırıya girişmiş durumda.

2024’teki İsrail işgalinin ardından, özellikle Suriye’de İsrail-ABD çizgisine yakın cihatçıların iktidara gelmesi ve İran’ın güçten düştüğü izlenimiyle birlikte, Hizbullah’ın kolunun kanadının kırıldığı varsayılıyordu. Bir haftadır İsrail ordusuna karşı direniş, bu kanıyı tamamen yanlışladı. İsrail asker ve tank kaybı yaşadı, Lübnan’a helikopterlerle sızma girişimleri hüsranla sonuçlandı ve kentlerdeki sivil yerleşimleri bombalamaya ağırlık verdi. Hizbullah’sa İsrail’in kuzey bölgesini günlerdir füze ve dron saldırılarıyla baskı altında tutuyor.

Başbakan Selam’ın orduyu Hizbullah’a karşı harekete geçirme baskısı, bu koşullar altında yoğunlaşmıştı. Ancak dünkü muhtırayla beraber, bu adımın atılmasının hiç kolay olmayacağı bir kez daha ortaya çıktı.

El Ahbar gazetesinin muhtıraya dair Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı arkaplan haberine göre Başbakan Selam, ordunun başına geçmesi için üç aday belirlemişti. Ancak ordunun içinden çok sayıda subay, bu müdahale çabasına karşı duydukları rahatsızlığı Cumhurbaşkanı Joseph Avn’a iletti. Açıklamalarında Hizbullah’ın silahsızlandırılmasından yana tavır alan Cumhurbaşkanı, buna rağmen ordudan gelen tepkilerin doğasını anladığını belirtti ve hükümetin çabasını durdurmak yönünde inisiyatif aldı.

Habere göre gece yayımlanan muhtıra, subaylar arasında son süreçte ortaya çıkan iki farklı grubun hareketliliği karşısında, üst düzey subayların geniş bir toplantı yapması ve burada ortak bir metin üzerinde uzlaşılmasıyla hazırlandı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.