Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Küba’nın ulusal kahramanı José Martí İstanbul’da anıldı

José Martí’nin bağımsızlık ve anti-emperyalizm mirası, 173. doğum yılında İstanbul’da yapılan anmada Küba halkının direnişiyle birlikte selamlandı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 08.02.2026 , 17:27

Küba'nın bağımsızlık önderi José Martí'nin 173. yaş gününde İstanbul Küba Başkonsolosluğu tarafından bir anma düzenledi. Anmaya José Martí Küba Dostluk Derneği (JMKDD), Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu ve Malezya İstanbul Konsolosluğu da katıldı.  

José Martí’nin bir büstüne de ev sahipliği yapan İstanbul Esenyurt Belediyesi Havana Parkı’nda gerçekleşen buluşma Türkiye Cumhuriyeti ve Küba Cumhuriyeti ulusal marşlarının okunmasıyla başladı. Anmada İstanbul Küba Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas bir konuşma yaptı. Jose Marti Küba Dostluk Derneği adına da bir konuşma yapıldı ve Jose Martí’den şiirler okundu. Etkinlikte parkta yer alan Atatürk ve Jose Marti büstlerine başkonsolosluk tarafından çelenkler bırakılırken, Jose Marti Küba Dostluk Derneği adına da çiçek bırakıldı.

'Küba bir direniş destanı yazmaktadır'

JMKDD adına söz alan Derya Ünlü, Küba’nın ulusal kahramanı Jose Martí’nin hayatını, Küba’nın sömürge yönetiminden özgürlüğü ve başka ülkelerin egemenliği altına girmemesi için başlattığı mücadeleye adadığını söyledi. 

Ünlü, şunları kaydetti: 

Bugün Küba, ABD’nin on yıllardır uyguladığı ablukanın daha da şiddetlendiği bir dönemden geçmektedir. Eğitimden sağlığa, barınma hakkından gençlerin güvenli bir geleceğe sahip olma hakkına, kültürden spora erişime kadar pek çok başlıkta kazanımlar elde etmiş, halkına insanca bir yaşam sunmuş bu küçük ülke, büyük bir emperyalist saldırıyla karşı karşıyadır. Umuda, eşitlikçi, adil ve bağımsız bir ülke olma idealine tahammülü olmayan ABD, Küba’ya karşı acımasız bir ekonomik savaş yürütmektedir. Geçtiğimiz yıllarda Küba’yı terörü destekleyen ülkeler listesine alarak bu saldırıları daha da şiddetlendirmiştir. Tüm bunlara geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Trump’ın aldığı Küba’ya yakıt tedarikini engelleyen kararlar eklenmiştir. Bununla birlikte Küba’ya yönelik askeri saldırı tehdidi sık sık dile getirilmektedir. Tüm bunlarla hedeflenen Küba halkını açlık ve yoksulluğa mahkum etmektir. Küba halkının yaşam standartlarını geriletmek, eğitim ve sağlık gibi temel haklarını dahi baskılamak, Küba’nın egemenlik haklarını ortadan kaldırmaktır. ABD emperyalizmi bu şekilde sosyalist ülkenin kısa sürede teslim bayrağını çekeceğini iddia ediyor. Ancak asıl gerçek şudur: Küba, dünyanın en büyük gücünün en ağır baskılarına rağmen ayaktadır ve bir direniş destanı yazmaktadır. Bu direniş Küba halkının devrimi koruma iradesi ile devam etmektedir. Bu direniş ağırlaşan ekonomik koşullara rağmen Kübalıların yurttaşlık haklarını sıkı sıkıya koruyarak sürmektedir.

JMKDD adına yapılan konuşma ABD’nin Küba’ya yönelik son dönemde artan tehdit ve saldırılarına karşı Küba ile dayanışmayı yükseltme çağrısıyla son buldu.

'Yalnızca bir ulusal kahramanı anmıyoruz, mirasına bağlılığımızı yineliyoruz'

José Martí’nin şiirlerinin okunmasının ardından son konuşmayı yapan İstanbul Küba Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas şunları söyledi: 

“Bugün, Küba'nın ulusal kahramanı ve evrensel düşünür José Martí'nin doğumunun 173. yıldönümünü anmak için bir araya geldik. Martí'nin eserleri zamanın ötesine geçerek, günümüz dünyasının zorluklarını anlamak ve bunlarla başa çıkmak için ışık tutmaya devam ediyor.

Martí yalnızca Küba’nın bağımsızlığı için gereken mücadelenin örgütleyicisi değildi; aynı zamanda uluslararası güç ilişkilerinin derin bir analizcisiydi. Çok erken dönemlerden itibaren, geleneksel sömürgeciliğin ardından halkların egemenliğini tehdit eden yeni egemenlik biçimlerinin ortaya çıktığını kavradı; özellikle de Bizim Amerika’mızda.

Doğrudan Amerika Birleşik Devletleri’ndeki deneyiminden yola çıkarak Martí, bu tehlikelere olağanüstü bir berraklıkla dikkat çekmiştir. Onun anti-emperyalist düşüncesi kısır bir karşıtlıktan değil; derin ve etik bir sorumluluk bilincinden, halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkını savunma kararlılığından doğmuştur. Bu nedenle, tarihsel bir ivedilik duygusuyla şu uyarıda bulunur:

'Bağımsızlıktan bu yana Amerika’da, hiçbir mesele, kuzeyin karışık ve vahşi ruhunun bizi küçümsediğini gösteren uyarı kadar akıl ve dikkat gerektirmemiştir.'

Bu öğreti, ABD yönetiminin Küba ekonomisini kasıtlı olarak bitirmeye yönelik politikası karşısında daha da özel bir anlam kazanmaktadır. Söz konusu politikanın suç niteliğindeki yegane amacı, kıtlık yaratarak ülkeyi istikrarsızlaştırmak ve Küba Devrimi'ni devirmeye çalışmaktır.

Türkiye’nin, ulusal egemenliği sonuna kadar savunan, kendi kaderini tayin etme hakkı ve dış müdahalelere karşı gösterdiği direnişiyle şekillenmiş derin bir tarihe sahip olduğunu biliyoruz. Bu  ortak değerler, Küba ile Türkiye arasındaki süregelen güçlü dostluğu ve pek çok Türk dostumuzdan gördüğümüz samimi dayanışmayı gayet iyi açıklamaktadır.

Küba ile dayanışma içindeki tüm dostlarımıza kardeşlerimize, bağlılık ve desteklerinden dolayı tüm kalbimizle teşekkür ederiz. Türkiye'de yaşayan Kübalı yurttaşlarımıza ise şunu söylemek isterim: Martí sizlerin içinde yaşıyor; vatan sevginizde, savunduğunuz kimliğinizde ve de vatan toprağından uzakta Küba'yı temsil ettiğiniz onurlu tavrınızda.

Bugün burada sadece geçmişte yaşamış bir ulusal kahramanı anmıyoruz. Onun mirasına, egemenliğe, adalete ve halkların birliğine olan bağlılığımızı bir kez daha kararlılıkla yineliyoruz.

José Martí’nin düşünceleri, daha adil, daha insancıl ve hakiki özgürlükle dolu bir dünya inşa etme yolunda bizlere rehberlik etmeye, ilham vermeye ve eşlik etmeye devam etsin.

Yaşasın José Martí!

Yaşasın Türkiye- Küba dostluğu!

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.