Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Küba'dan ABD'nin Venezuela'ya dönük saldırganlığına kınama: ABD halkına 'Bu çılgınlığa son verme' çağrısı

Küba yönetimi, ABD'yi Venezuela yönetimini şiddet yoluyla devirmeye çalışmakla suçladı ve ABD ordusunun Karayipler'deki varlığının bölgesel istikrar için büyük bir tehdit olduğunu vurguladı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 26.11.2025 , 11:40

ABD'nin Venezuela'ya dönük saldırganlığına Küba'dan tepki geldi.

Havana yönetimi, ABD'yi Venezuela yönetimini şiddet yoluyla devirmeye çalışmakla suçlayarak, ABD askeri güçlerinin Karayipler'de varlığını artırmasının bölgesel istikrar için "abartılı ve saldırgan" bir tehdit oluşturduğu konusunda uyarıda bulundu.

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, salı günü yaptığı açıklamada, "ABD halkına bu çılgınlığa son vermeleri çağrısında bulunuyoruz" dedi.

"ABD hükümetinin hesaplanamayacak sayıda ölüme yol açabileceği ve yarımkürede hayal bile edilemeyecek bir şiddet ve istikrarsızlık senaryosu yaratabileceği" konusunda uyaran Rodriguez, bu tür eylemlerin uluslararası hukukun yanı sıra Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'ni de ihlal edeceğini ekledi.

Trump'ın Karayip operasyonları

Küba'nın bu kınaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı ek tedbirleri değerlendirdiğini açıklaması üzerine geldi.

Trump yönetimi, Maduro'yu ABD'ye uyuşturucu kaçakçılığı kampanyası yürütmekle suçlarken, bu iddiasını destekleyecek herhangi bir kanıt sunmuyor.

ABD, son iki ayda Karayip Denizi ve Pasifik Okyanusu'nda 21 tekneyi bombalayarak en az 83 kişiyi öldürdü. Bu teknelerin uyuşturucu kaçakçılığına karıştığı iddia edildi. Ancak yetkililer uyuşturucu madde bulunduğuna dair herhangi bir kanıt sunmadı. Hukukçular ise, uyuşturucu bulunsa bile saldırıların uluslararası hukuku ihlal edeceğini vurguluyor.

ABD'nin bölgedeki askeri varlığı, on yıllardır görülmemiş bir seviyeye ulaştı. ABD ordusunun şu anda Karayipler genelinde konuşlanmış yaklaşık 15 bin askeri personeli var. 

Trump Maduro'yu devirmeyi mi hedefliyor?

Trump, bu hamleleriyle Venezuela hükümetini devirmeye çalışmadığını öne sürse de, son gelişmeler olası bir ABD müdahalesi konusundaki şüpheleri artırıyor. 

Geçtiğimiz cumartesi günü Reuters haber ajansı, dört ABD'li yetkiliye dayanarak, Washington'un Venezuela ile ilgili yeni bir operasyon aşamasına girmeye hazırlandığını bildirmişti. Bu yetkililerden ikisi, seçenekler arasında Maduro'yu devirme girişiminin de bulunduğunu öne sürmüştü.

Trump, geçtiğimiz ay CIA'e Venezuela'da gizli operasyonlar yürütme yetkisi vermişti. Bu süreçte ABD, Maduro'nun yakalanması için 50 milyon dolarlık bir ödül koymayı da sürdürdü. Bu teşvik, Trump'ın ilk döneminden bu yana önemli ölçüde arttı.

2013'ten beri iktidarda olan Maduro, Washington'un onu iktidardan uzaklaştırmayı amaçladığını vurgularken, hem Venezuela ordusunun hem de halkının bu tür çabalara direneceğini belirtiyor.

ABD'nin Cartel de los Soles'i (Güneşler Karteli) resmi olarak yabancı terör örgütleri listesine eklemesiyle bu hafta gerilim daha da tırmandı. Cartel de los Soles, Venezuelalıların ülkenin üst düzey yetkilileri ve liderleri tarafından gerçekleştirilen üst düzey yolsuzlukları tanımlamak için kullandıkları bir terim, ancak başlı başına örgütlü bir kartel değil.

Trump, bir yandan da geçtiğimiz pazartesi günü danışmanlarına, henüz açıklanmayan bir tarihte Maduro ile doğrudan görüşmeyi planladığını söyledi.

ABD'den Karayipler turu

Artan gerilimin ortasında, üst düzey ABD askeri yetkilileri bu hafta Karayipler turuna çıkarak bölgedeki liderlerle bir araya geldi.

ABD'nin en üst düzey askeri yetkilisi Dan Caine, salı günü Başbakan Kamla Persad-Bissesar ile görüşmek üzere Trinidad ve Tobago'ya gitti. Caine'in ofisi tarafından yayınlanan bir özete göre, taraflar ikili ilişkileri teyit etti ve "yasadışı uyuşturucuların istikrarsızlaştırıcı etkileri ve ulusötesi suç örgütü faaliyetleri de dahil olmak üzere Karayip bölgesini etkileyen zorluklar hakkında görüş alışverişinde bulundu".

Pentagon, Genelkurmay Başkanı Caine'in ayrıca Persad-Bissesar'a Washington'ın "ortak tehditleri ele alma ve Karayipler genelinde iş birliğini derinleştirme" taahhüdünde bulunduğunu söyledi.

Caine, Karayipler turuna pazartesi günü Porto Riko'da ABD birlikleriyle görüşerek başlamıştı.

Savunma Bakanı Pete Hegseth'in bugün de Santo Domingo'da diplomatik çabalarını sürdürmesi ve burada Dominik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Luis Abinader ve Savunma Bakanı Carlos Antonio Fernandez Onofre ile görüşmesi planlanıyor. Pentagon, ziyaretin "savunma ilişkilerini güçlendirmeyi ve Amerika'nın vatanı savunma taahhüdünü yeniden teyit etmeyi" amaçladığını belirtti.

Karayipli liderlerin çoğu, ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen teknelere yönelik saldırılarına temkinli bir şekilde yanıt vererek itidal ve diyalog çağrısında bulundu. Ancak Persad-Bissessar, saldırıları açıkça destekledi.

Trinidad ve Tobago lideri, Eylül ayı başlarında, uyuşturucu kaçakçılarına karşı hiçbir sempati duymadığını belirterek "ABD ordusunun hepsini vahşice öldürmesi gerektiğini" söyledi. Başbakanın bu yorumları, bölge liderleri ve bazı yerel muhalif politikacıların eleştirilerine yol açtı.

Trinidad'ın eski dışişleri bakanı Amery Browne, yerel gazete Newsday'e yaptığı açıklamada, başbakanın tutumunun "pervasız" olduğunu ve Trinidad ve Tobago'yu bölgesel ticaret bloğu CARICOM'dan uzaklaştırdığını vurguladı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.