Breadcrumb
Konteyner kente 'protokol' brandası: Erdoğan görmesin diye depremzedeleri saklıyorlar
Yayın Tarihi: 19.12.2025 , 15:26
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, aylar önce konteyner kentler için "Kasım itibarıyla hepsi kalkacak" demişti.
Takvim yaprakları Kasım'ı çoktan devirdi ama sahadaki gerçeklik, bakanlık koridorlarındaki planlara uymadı.
TOKİ konutlarının çoğu hâlâ şantiye halinde, anahtarı teslim edilen evlerin ise içi boş, altyapısı eksik. Öğretmenler tedirgin, depremzede kış ortasında ne yapacağını bilmiyor.
Ancak iktidar, çözemediği sorunu "yok etmenin" yolunu bulamasa da "görünmez kılmanın" yolunu bulmuş gibi görünüyor.
Manzara bozulmasın diye duvar örüyorlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kasım sonunda yapması planlanan Hatay ziyareti öncesi, şehirde hummalı ama bir o kadar da utanç verici bir çalışma başladı.
Gazeteci Mustafa Dilek’in görüntülediği o anlar, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Protokol yolunun, yani Erdoğan’ın konvoyunun geçeceği güzergahın hemen kenarında bulunan Türkiye-Kore Dostluk Konteyner Kenti'nin önüne bariyerler yığılıyor, dev brandalar çekmek için çalışmalar yapılıyor.
Amaç belli: Konvoy geçerken "görüntü kirliliği" oluşmasın, iktidarın "yaraları sardık" masalı, pencereden görünen konteyner gerçeğiyle bozulmasın.
Deprem bölgesinde halkı yok sayan, sorun çözmek yerine yoksulluğun üstünü brandayla örten bu anlayışa karşı gerçeğin sesini yükseltiyoruz. Hatay'da, Adıyaman'da, Maraş'ta yurttaşın sesi duyulsun, bu "göz boyama" düzeni son bulsun diye gerçek bir gazeteciliğe ihtiyaç var. Sen de depremzedelerin sesi olmak, gerçeğin üzerindeki örtüyü kaldırmak için soL'a abone ol.
'Kafalarını kuma gömüyorlar'
Konteyner kentin sakinleri ise kendilerine reva görülen bu muameleye öfkeli.
soL’a konuşan depremzede Necip*, yapılanı "kafayı kuma gömmek" olarak özetliyor. Saatlerce süren elektrik kesintileriyle, belirsizlikle boğuştuklarını hatırlatan Necip, tepkisini şöyle dile getiriyor:
"Buraya branda çekince sorun çözülmüyor. Biz burada yaşam mücadelesi verirken, evi bitmeyen insanlara 'çıkın' baskısı yapılırken, bir de üstüne bizi saklamaya çalışmak en hafif tabiriyle ayıptır. Eğer Erdoğan bizden, bu görüntüden utanıyorsa; o utancı gidermeye buranın sorumlularından başlasın. belki de o brandayı bize değil, valiliğe ya da bakanlığa çekmeleri gerekiyordur."
*Depremzedenin adı, olası bir sorun yaşamaması adına değiştirilmiştir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.