Sayfa yolu
Kolombiya’da aşırı sağ kazandı: Latin Amerika’da yeni sağ dalga
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 22.06.2026 , 11:14 Güncelleme Tarihi: 22.06.2026 , 16:56
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
Kolombiya’da devlet başkanlığı seçiminin ikinci turunda aşırı sağcı aday Abelardo De La Espriella, solcu aday Iván Cepeda karşısında yarışı önde tamamladı.
İlk sonuçlara göre De La Espriella oyların yaklaşık yüzde 49,7’sini alırken, Gustavo Petro hükümetinin politikalarını sürdürme vaadiyle yarışan Cepeda yüzde 48,7’de kaldı. Aradaki farkın çok dar olması nedeniyle Cepeda cephesi sayım sürecine itiraz ederken, sonuç Latin Amerika’da son yıllarda güçlenen sağ dalganın en önemli göstergelerinden biri oldu.
De La Espriella’nın kampanyasının merkezinde “suçla sert mücadele”, gerilla ve suç örgütleriyle barış görüşmelerinin sona erdirilmesi, devletin küçültülmesi, petrol ve gaz yatırımlarının artırılması ve ABD ile daha yakın hizalanma yer aldı.
Kolombiya’nın ilk solcu devlet başkanı Gustavo Petro’nun “toplam barış” politikası ise sağ tarafından ekonomik durgunluk, artan şiddet ve uyuşturucu ticareti üzerinden hedef alındı.
Petro sonrası sağın 'güvenlikçi' dönüşü
Kolombiya’daki sonuç, yalnızca Petro hükümetine dönük tepkinin ürünü değil. Şili, Arjantin, Kosta Rika, Ekvador ve Bolivya’da da son devlet başkanlığı seçimlerinde sağcı adaylar öne çıktı; Peru’da ise muhafazakâr Keiko Fujimori’nin yarışı kazanması bekleniyor. Bölge genelinde zayıf ekonomi, suç oranları, uyuşturucu ticareti ve göç başlıkları sağın ana propaganda zemini haline geldi.
Bu dalganın ortak dili, “düzen”, “güvenlik” ve “devleti suçlulara karşı geri alma” iddiası. Ancak bu söylem, Latin Amerika’da uzun bir tarihi olan militarizasyon, paramiliter yapılar ve ABD destekli uyuşturucu savaşı politikalarının yeniden meşrulaştırılması anlamına geliyor.
Bukele modeli Kolombiya’ya taşınabilir mi?
El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele’nin çete şiddetine karşı ilan ettiği olağanüstü hal rejimi, Latin Amerika sağının başlıca referanslarından biri haline geldi.
Kitlesel tutuklamalar, dev hapishaneler ve yargı süreçlerinin askıya alınmasıyla kurulan bu model, suç oranlarındaki düşüş iddiasıyla pazarlanıyor. Ancak esasen bu süreç keyfi tutuklamalar, işkence iddiaları ve demokratik hakların askıya alınmasıyla yürüyor.
De La Espriella da kampanya boyunca “demir yumruk” çizgisini öne çıkardı. Fakat Kolombiya’nın durumu El Salvador’dan daha karmaşık. Ülkede yalnızca şehir çeteleri değil, paramiliter ağlar, uyuşturucu kartelleri, yasadışı madencilik ekonomisi ve kırsal bölgelerde devletin sınırlı varlığı iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle “Bukele modeli”nin Kolombiya’ya uyarlanması, ülkedeki silahlı çatışma tarihini yeniden alevlendirme riski taşıyor.
Trump etkisi ve uyuşturucu savaşı
Kolombiya seçiminde ABD etkisi de açık biçimde hissedildi. Donald Trump, De La Espriella’yı desteklediğini duyurdu ve seçimin Kolombiya-ABD ilişkilerinin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi.
Trump yönetimi, bölgede sağcı liderlerle birlikte uyuşturucu kaçakçılığına karşı “Amerika Kalkanı” adı verilen askeri-siyasi bir hat kurmaya çalışıyor.
Bu tablo, Latin Amerika’da 2000’lerin “pembe dalga”sının ardından sağın yeni biçimini gösteriyor. Yeni sağ, klasik neoliberal reçeteleri doğrudan güvenlik politikalarıyla birleştiriyor: Devlet sosyal alanda küçültülürken, polis, ordu, sınır güvenliği ve hapishane sistemi büyütülüyor.
Solun sıkışması
Kolombiya’da Petro hükümeti, emeklilik, emek reformu, yoksullara sosyal destek, yeni petrol projelerine sınırlama ve silahlı gruplarla müzakere başlıklarında halkçı bir programla iktidara gelmişti. Ancak Kongre’deki tıkanma, ekonomik sıkışma, güvenlik sorunlarının büyümesi ve barış görüşmelerinden beklenen sonucun alınamaması solun alanını daralttı.
Iván Cepeda’nın kampanyası Petro çizgisinin devamını savundu. Fakat sağ, Cepeda’yı “suç örgütlerine yakınlık” suçlamalarıyla hedef aldı. De La Espriella’nın geçmişte sağcı paramiliter yapılarla bağlantılı isimleri savunmuş olması da kampanyanın en tartışmalı başlıklarından biri oldu.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.