Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Koç’un işçi düşmanı siciline bir çentik daha: TÜPRAŞ rafinerisinde insanlık dışı çalışma koşulları

TÜPRAŞ’ın İzmit Petrol Rafineri Tesisi’nde taşeron Refiz Refrakter, İzolasyon ve Montaj’da insan sağlığını ve yaşamını tehlikeye düşürecek koşullarda çalışan işçiler her an işten atılma tehdidiyle karşı karşıya…

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.10.2025 , 14:00

İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman’da bulunan dört tesisi ile TÜPRAŞ, Türkiye’nin en büyük rafineri işletmesi. TÜPRAŞ, 2006 yılı başında Koç-Shell ortaklığına teslim edildi.

TÜPRAŞ’ın İzmit Petrol Rafineri Tesisi’nde taşeron Refiz Refrakter, İzolasyon ve Montaj’da insan sağlığını ve yaşamını tehlikeye düşürecek koşullarda çalışan işçiler her an işten atılma tehdidiyle karşı karşıya…

İşten çıkarılan işçilere ise bırakın bir açıklama yapılmasını; işçiler işten atıldıklarını, şantiye alanına girerken geçtikleri turnikelerde kullandıkları kartların çalışmaması sonucu öğreniyor.

TÜPRAŞ’ın internet sitesine girdiğinizde ise ilk karşınıza çıkan “TÜPRAŞ’ta Yaşam” bölümü oluyor.

Patronların Ensesindeyiz Ağı, TÜPRAŞ’taki yaşamı işçilerle konuştu.

İşçiler TÜPRAŞ’taki bir günlerini anlattı. İşe gelişleri, çalışma şartları, yemekhane ve yemek koşulları gibi ayrıntıları dile getirdi:

Sabah servislere doldurulup mesai saatinden çok önce şantiye alanına getiriliyoruz. Ardından çalışma başlıyor, ama şöyle düşünün dur durak bilmeden bir çalışma bu. Sadece yemek için ara veriyoruz ya da fırsat olursa karton bardakta çay içmek için ama dinlenme alanı denilen alanda dinlenmek ise cesaret istiyor. Sağlıklı giren hasta çıkar o alandan. O kadar pis ve bakımsız…Üzerine oturabileceğimiz bir sandalye ve masa bile yok. Öğle arası geldi yemek yiyeceksiniz zaten kısıtlı bir vaktimiz var yemek yemek için ama yemekhane alanı o kadar yetersiz ki en az 20-25 dakika sıra bekliyoruz. İki bine yakın işçi kocaman bir çadırın içinde yemek yemek için yer kapmaya çalışıyorsunuz. Ardından gece geç saatlere kadar çalışıyoruz. Devamlı fazla mesai yapmamıza rağmen fazla mesai ücretleri ödenmiyor. Mesai bittikten sonra ise çilemiz bitmiyor. Sabahları erkenden gelen servis şimdi gelebildiği kadar geç geliyor ve biz o gelene kadar çalışmak zorunda kalıyoruz. Yatakhanelerimizde ise normalde 2 kişi kalınacak yerde 4-5 kişi kalıyoruz. Kısacası burada yaşam böyle…”

Başka bir işçi maaşlarının da her ay düzensiz yattığını hatırlatarak söze giriyor:

“Bazen 10 bazen 20 gün…Maaşlar geç yatmakla da kalmıyor aynı zamanda bir kısmı da elden veriliyor. Düşünebiliyor musunuz Türkiye’nin en çok kâr getiren şirketi ama bizim maaşımıza göz dikmiş durumda.”

Kısa süre önce işten çıkarmalar yaşandı. Kimsenin açıklama yapmadığını vurgulayan işçiler, makinelerin kartları okumamasıyla işten çıkarıldıklarını anladıklarını anlattı. Valiliği işten çıkarmalara bahane etmeleri üzerine valiliğe giden işçiler muhataplardan böyle bir şey olmadığına ilişkin bilgi aldı.

Süreç işçilerin gözünden işte böyle yaşandı:

İşten çıkanlardan biri de benim. O gün de normal rutinimizde çalışmak için şantiye alanına gelmiştik ancak makine kartımızı okumadı. İnanır mısınız bir Allah’ın kulu çıkıp da bize açıklama yapmadı. Biz telefonla ulaştık, bize ‘Valilikten hakkınızda yazı geldi, ondan çıkardık’ dediler. Halbuki kaç aydır orada çalışıyoruz, şimdi mi yazacakları tuttu. Valiliğe gittik arkadaşlarla ama onlar da biz böyle yazı yazmadık dedi. Geri döndük şantiyeye ama bir muhatap bile bulamadık. Bize en son ‘Bir gün içerisinde kampı terk edin’ dediler. Yani düşünebiliyor musunuz evinizden ailenizden uzakta ekmek parası için çalışmaya geliyorsunuz ve ortada hiçbir sebep yokken kapı önüne koyuyorlar sizi. Bunu kabul etmiyoruz.”

Çalışmaya devam edenler de rahatsız, aynı şeyin başlarına gelebileceğinin farkındalar:

“İşten çıkarılan arkadaşlarımızın sonuna kadar yanındayız. Çünkü mesele onlarla ilgili değil, yarın ben de diğer arkadaşlarımda nedensiz işten çıkarılabiliriz. Bu işin peşine bizden başkası düşemez.”

TÜPRAŞ işçileri; işten atılanların alacakları, çalışma koşullarının zorluğu gibi başlıkların peşine düşmekte kararlı. Yan yana geleceklerini, mücadelelerini büyüteceklerini vurgularken “İnsana yakışır koşullarda ve her gün ‘Acaba atılacak mıyım’ korkusu olmadan çalışmak hakkımız” diyorlar.

Şu çağrı hepsinin dilinde:

“Tüm emekçilere buradan çağrı yapıyorum. Biz sessiz kaldıkça, biz göz yumdukça daha da üstümüze gelecekler. İyi patron kötü patron yok. Mücadele etmesi gereken emekçiler var.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.