Sayfa yolu
Kitap | Gelmek ve Gitmek
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Nişan Mesut Oyardı
Yayın Tarihi: 19.06.2022 , 08:10 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İnsanlık tarihi oldukça uzun bir geçmişe dayanıyor. Yüz binlerce yıldır yürüyoruz, izlerimizi bırakıyoruz ve yine dönüp o izleri takip ediyoruz. Hiçbir şey ilk ortaya çıktığı gibi kalmıyor. Teknoloji ilerledikçe değişim de hızlanıyor.
İnsanlık tarihine tarihsel bir yöntemle baktığınızda ilerlemeyi açıkça görüyorsunuz. Ancak uzunca bir süredir toplumlar / topluluklar, yaşadıkları düzenin içindeki “insanın” eskiden beri hep “aynı” olduğunu düşünüyor, yaşadıkları sömürünün, eşitsizliklerin “böyle gelmiş böyle giden” olgular olduğunu varsayıyorlar. Doğa ile kurduğumuz bağ için de aynı algının geçerli olduğunu söylemek mümkün.
İnsan, uzun yürüyüşünde doğaya pek çok zarar vermiş durumda. Bugünlerde zararın oranı bir hayli artmış vaziyette. Peki, her zaman böyle miydi? İnsan, tarih boyunca doğayı hor kullanan bir hayvan mı oldu?
İşte bu soruları “Gelmek ve Gitmek” adıyla sorgulayan resimli bir kitap var karşımızda.
Ne kadar ciddi bir konuda söz söylediğini daha hikâyenin başında peşin peşin gösteriyor şu sözlerle:
“Derler ki, kafa yalnızca şapka takmak için değildir. Ayakların da yalnızca ayakkabı giymek için olmadığını söyleyebiliriz.”
Dünyada hareket halinde olan yalnızca biz değiliz elbette. Bizatihi dünyanın kendisi de hareket halinde ama kitap bizi başka canlıların yolculuklarına tanık olmaya çağırıyor. Sumruların, kelebeklerin, antilopların, albatros kuşlarının, deniz fillerinin, balinaların, ton balıklarının… Depolarını bir kere bile doldurmadan, doğaya zararlı hiçbir harekette bulunmadan ve başka hiçbir canlıyı rahatsız etmeden her yıl on binlerce kilometre yol kat eden “dünyanın geri kalanına” özel bir odaklanma sunuyor kitap. Okurken biraz olsun yüzümüzü kızartma niyetiyle.
İnsanlık, taştan basit aletlerle başladığı teknoloji yolculuğunda sürekli daha fazlasını isterken doğadan ve kendinden götürdüklerini geride bıraktı. Arkasına bakmadan devam ettiği bu yolculuğun geri dönüşsüz olduğuna ikna olmuş / edilmiş durumda. Doğa ile uyumlu bir yolculuk mümkün değilmiş gibi. Sorgulamanın bu kısmında belki de başa dönmek, insanlık tarihinin her türlü sömürüden yoksun o uzun dönemecine bakmak yeterli olacaktır: Bugünlerde daha sık sorduğumuz “İnsan bencil midir?” sorusunun cevabını bir de bu açıdan verebilmek için.
“Ayakların sadece ayakkabı giymek, kafanın da sadece şapka takmak için olmadığını hatırlamak belki de fena olmazdı.”
Künye: Gelmek ve Gitmek, Isabel Minhos Martins, Resimleyen: Bernardo Carvalho, Türkçesi: Sevcan Şahin, KÜ Çocuk, 2021.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.