Sayfa yolu
Kitap | Galiba Hışırdıyorum
NİŞAN MESUT OYARDI
Yayın Tarihi: 29.05.2022 , 08:18 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Ülkelerin arasına çizilmiş sınırlar, yaşanmış pek çok acı olayı yansıtırlar. O sınırların ötesi bambaşka insanlar, kültür ve çok farklı bir dil demektir. Bazen keyifle geçilir o sınırlardan; tatil, seyahat, toplantı ya da kafanıza öyle estiğinden... Gideceğiniz yerin kültürünü az çok araştırır, dilini öğrenebilir ve nereleri ziyaret edeceğinizi planlarsınız. Ama bazen o sınırlar zorlu bir patikayı aşmak anlamına gelir. Nereye gittiğinizi bilmeden çıktığınız amansız bir yolculuğun küçük bir noktasıdır. Çoğu zaman geri dönüşsüzdür. Gözler yabancı, kültür yabancı ve dil yabancıdır.
Bugünlerde çokça tartışılan ve yer yer düşmanlığa, hatta ırkçılığa varan tepkiler üretilen göçmenlik olgusuna farklı pencereden bakan bir kitap var karşımızda. Sema Aslan tarafından yazılan ve dilin yabancılığı üzerine odaklanan “Galiba Hışırdıyorum”, aynı zamanda bir renk cümbüşü sunuyor okuruna.
Mavinin her tonunun yaşadığı “Kalabalık” ülkesinde bir anda başlayan korkunç vınlamalar ve vızıldamalar önce kuşların, ardından da insanların başka ülkelere göç etmelerine sebep olur.
Pıtça konuşan Kalabalık insanlarının hışırdayanların ülkesine göç ettiklerinde hissettikleri yabancılığı ve yalnızlığı, renkler ve sesler üzerinden anlatmayı deniyor Sema Aslan. Cansu Dinç’in illüstrasyonları ve kullandığı renk paletleri konuya doyumsuz bir izlek oluşturuyor.
Yalnızlaşma
Pıtça konuşanların pıtlamaya, hışırca konuşanların da hışırdamaya devam ettiği yerde yalnızlaşma kaçınılmaz. Yazar daha kitabın başındaki atfıyla niyetini belli ediyor:
“Anadilini, arkadaşının dilini, kuşdilini ve tersinden dili (nednisret ilid) konuşmaya doyamayanlara.”
Göç ettiğiniz yer ne kadar kalabalık, ne kadar büyük olursa olsun hissettiğiniz şey yabancılıksa bir o kadar küçülür alan, bir o kadar yalnız kalırsınız. Kalanlar, gidenler ve göçenler... İster maviliklerden ister tupturuncu dünyalardan gelin, hangi sınırı aşarsanız aşın aradaki duvarları kaldırmak elimizde.
Arkadaşının dilini öğrenmek, biraz hışırdarken biraz da pıtlamak, duvardaki tuğlaları yıkmak için ilk ve en kolay adım belki de.
Üstelik pıtlayanların ve hışırdayanların arasında mutlaka zaplayanlar, tıplayanlar ve daha başkaları da var. Mavilerin arasında turuncular, yeşiller, morlar, sarılar olduğu gibi...
Farklı dillerdeki müziklerin bile yasaklanabildiği bugünlerde “Galiba Hışırdıyorum”, arkadaş dilini öğrenmek, hep birlikte şarkılar söylemek için cesaret verecek. Mavilerle turuncuların, pıtlayanlarla hışırdayanların düşman olduklarını salık verenlerin korktukları dünya, birlikte şarkı söyleyebildiğimizde kurulacak ne de olsa...
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
