Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kılıçdaroğlu: 'Mekke Anlaşması CHP'nin projesi'

Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi savaşa sürükleyecek olan Mekke Anlaşması'nı "CHP'nin projesi" olarak tanımlarken, anlaşmaya hükümete destek vermek için değil devletin çıkarları doğrultusunda yaklaştıklarını öne sürdü.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 06.11.2026 , 23:45

Mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP'nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu, NTV'de katıldığı programda, erken seçimlere ilişkin bir soru üzerine, "Yarın erken seçimle ilgili bir teklif gelirse elbette destek veririz. Erken seçim olsun. Çünkü, Türkiye'nin vatandaşların bir gün dahi bu iktidara tahammül edecekleri zamanları kalmadı. Bir an önce erken seçim olsun, biz mevcut iktidarı gönderelim. Halkı seven, halkı için çalışan, ahlaki standartları yüksek olan yeni bir yönetim gelsin. En büyük arzumuz bu zaten. Zaten bir muhalefet partisinin seçimden kaçma gibi bir lüksü de olamaz zaten. Biz bir an önce seçim olmalı, bunlar gitmeli, yeni bir anlayışla, halkın sorunlarına kilitlenen yeni bir iktidar gelmeli, en büyük arzumuz bu" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un olağan zamanından bir süre önce seçim yapılması önerisinin anımsatılması üzerine, "Bu bir erken seçim mi yoksa seçim fırsatçılığı mı? Seçim fırsatçılığını hiçbir parti kabul etmez. Doğru da değil, ahlaki de değil. Eğer erken seçim istiyorsanız karar alın, parlamentoya getirin, erken seçime gidelim. Ama kendinize belli bir alan açmak için seçim fırsatçılığı yapıyorsanız doğru değil. Onu doğru bulmayız" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, seçimlerin öne alınması için iktidar ile teması olup olmadığı sorusu üzerine, "Ne temasım oldu, ne böyle bir görüşmemiz oldu. Ne erken seçimle ilgili bir karşılıklı görüşme, tartışma, böyle bir şey olmadı. Bir muhalefet partisi, iktidar erken seçime gidiyoruz dediğinde kaçınmanız doğru değil. Erken seçimi fırsatçılığa dönüştürürseniz bunu kabul etmiyoruz" ifadesini kullandı.

'Cumhurbaşkanlığı için yeniden aday olmayı düşünmüyorum'

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı için yeniden aday olmayı düşünmediğini belirtirken, partisinin cumhurbaşkanı adayına ilişkin bir soru üzerine, "Bugünden bir cumhurbaşkanlığı tartışması yapmayı hiç doğru bulmam. Ülke gerçekten yangın yeri. Geçinemeyen aileler var, işsizlik var, uyuşturucu var, parlamento görevini yapamıyor. Kurumlarda bir çürüme yaşanıyor. Bu sorunlara kilitlenmemiz lazım. Bu sorunları çözmek için bir şeyler yapmamız lazım." dedi.

'Bu anayasayla yol yürümek mümkün değil'

Kılıçdaroğlu, olası ittifaklara ilişkin bir soru üzerine, "Süreçlerde ana belirleyici olan CHP olmuştur. Altılı masayı biz kurduk. Erdoğan da böyle bir masa kurmak zorunda kaldı. Yüzde 51 koşul olduğu için elbette siyasi partiler bir araya gelecektir, oturup konuşacaklardır. Cumhurbaşkanı adayını belirleyeceklerdir ama o, o dönemin işi. Bu dönemin işi, ciddi yolsuzluklar var, ahlaki değerlerde çürüme var. Bu çürüme bürokraside var, siyasette var. Bugün üzerinde durmamız gereken sorunlar bunlar. Yeni bir dünya düzeni oluşuyor, bu düzen içinde Türkiye nerede yer alacak, bunun oturup konuşulması, tartışılması lazım. Parlamento beklediğimiz ölçüde işlevini yerine getiren bir kurum olmaktan çıkmış vaziyette. Bu anayasayla yol yürümek mümkün değil. Böyle bir rejimle, böyle bir yapıyla Türkiye'yi ileri taşımak mümkün değil. Yeniden demokratik standartları yüksek, ahlaki değerleri yüksek yeni bir yapıya kavuşmamız gerekiyor" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, "Var olan sistemde Türkiye'nin yönetilemeyeceğini görüyoruz. Hayatın her alanında bu yapının Türkiye'yi bir yere taşımadığını görüyoruz. Neresinden tutsanız büyük açmazlarla karşı karşıyasınız. Siyasal partilerin bir araya gelip, Türkiye bu çıkmazdan nasıl kurtulur diye tartışmaları lazım. Oturmalıyız, konuşmalıyız, çözüm üretmeliyiz. Türkiye'yi yeniden demokratik standartları yüksek bir ülke haline getirebiliriz, bunun mücadelesini vermek lazım" dedi.

Kılıçdaroğlu, çözümün sistem değişikliğiyle gelebileceğine işaret ederek, önerilerinin güçlendirilmiş parlamenter sistem olduğunu, yarı başkanlık sistemini de tartışabileceklerini kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Parlamenter sistem güçlü olmalı. Milletvekili güçlü olmalı. Milletvekili, iktidar ya da muhalefet, bu yanlışlığı dillendirebilmeli. Milletvekili, genel başkanın kölesi konumunda olmamalı. Milletvekili, eğer milletin vekiliyse parlamentoda çıkıp özgürce kendi beldesinin, ilinin sorunlarını dile getirmeli. Anayasa değişikliği tek başına sorunu çözmüyor. Siyasi Partiler Kanunu'nun da değişmesi lazım. Bir AK Parti milletvekili Erdoğan'ı eleştirebiliyor mu? Eleştiremiyor" ifadesini kullandı.

'İmamoğlu'nun tutuklanması siyasi değil'

Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin bir soru üzerine, "Tutuklanma gerekçeleri siyasi düşüncesinden ötürü değil. Bir siyasi söyleminden ötürü değil. Başka nedenlerle tutuklandı ve başka nedenlerle yargılanıyor. Diğer belediye başkanları da siyasi nedenlerle tutuklanmadı. Ama şu bir gerçek. Yargı siyasi iktidarın elinde bir sopa gibi kullanılmaz. Hiçbir belediye başkanının tutuklanıp, hapse atılmasını doğru bulmam. Kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun. Delil bulmazsanız ne olacak? Yargılama sistemini de doğru bulmuyorum hangi partiden olursa olsun. Demokrasilerde bunların olmaması lazım" ifadesini kullandı.

'Mekke Anlaşması CHP'nin projesi'

Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşması'na ilişkin bir soru üzerine, "Tezkerenin geliş amacı önemli. Bizim askerimiz o bölgede var, eğitim amacıyla. Eğitim amacıyla gidebilir. Bölgede yaşanacak bir savaşın parçası olarak askerimizin orda olmasını istemeyiz. Türk askerinin kanı parayla satılamaz. Askerimiz elbette oraya gidecek. Oluşan yeni dünya düzeninde kurucu bölgesel güç olmak zorundasınız. Yeni dünya düzeninde bölgesel güç olmazsanız, çok şey kaybedersiniz. Libya ile yapılan anlaşma mükemmel bir anlaşma. Destek verdik, en ufak bir tereddüdüm yok bunda. Bu coğrafya, Türkiye'ye olağanüstü fırsatlar sunan bir coğrafya. Doğu Akdeniz'de haklarımız var. Akdeniz Havzası'nda Türkiye oyun kurucu olmak zorundadır. Siz, bu gücünüzü göstermezseniz, oyun kurucu olamazsınız. Asker oraya gidecek, Yemen'de çarpışacak, hayır. Öyle bir şey söz konusu değil, Asker gidecekse Parlamentoya yasa gelir. Asker oraya savunma için gidiyorsa ona hayır oyu veririz. Ama Türkiye büyüyecekse, gelişecekse, sözü dinlenecekse elbette ki buna hayır demeyiz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, "Mekke Anlaşması dolayısıyla kaygım yok muydu? Vardı. Ama kaygımı İran giderdi. İran, bu sürecin içinde olmadığı takdirde, sorunumuz var dedim. İran'ın buna karşı çıkmaması, üç ülkenin dışışleri bakanının Tahran'ı ziyaret etmesi, bizim açımızdan çok değerli, Bir süre sonra Mısır'ın, İran'ın oraya dahil edilmesi, süreci büyütür ve Türkiye'nin gücünü daha görünür hale getirir. Bu proje aslında CHP'nin projesi. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurulmalı diye bir iddiamız vardı. Pakistan bizim kadim dostumuzdur. İran'ın buna sıcak bakması fikrimizi değiştirdi" diye konuştu.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.